Hazan Sesli 'Deli Düş'
O, hazan sesli bir ‘Deli Düş’...
O, Garbi Yeli’ni özleyen bir ‘Tufan’...
O, Ahır Dağı’nın bir vadisi...
O, büyülü bir sevda...
"Yarınki gazeteyi okumak için bugün ölmenin ne anlamı var ki?" *Mark Twain*"
"Yarınki gazeteyi okumak için bugün ölmenin ne anlamı var ki?" *Mark Twain*"
O, hazan sesli bir ‘Deli Düş’...
O, Garbi Yeli’ni özleyen bir ‘Tufan’...
O, Ahır Dağı’nın bir vadisi...
O, büyülü bir sevda...
Bu metin, eski toplumlarda müzekkerelerin grup ilahlarına sunulan sözlü bildirimler olduğunu anlatıyor. İttifakların kutsanması, sembolleştirilmesi ve kolektif gücün önemi vurgulanıyor. Zamanla bu kolektif yapının nasıl dönüştüğü, övgü ve yakarışların rolü ele alınırken, köleci sistemin bu kolektif güç anlayışını nasıl manipüle ettiği sorgulanıyor. Metinde toplumsal bağların kutsallığı ve kolektif
Bu metin, insanın anlam arayışında dinin rolünü ve bu süreçteki iki temel sapmayı ele alıyor. Din, insana rehberlik eden evrensel bir kılavuz olarak tanımlanırken, taassup (körü körüne bağlılık) ve müşriklik kavramları dini özünden uzaklaştıran tehlikeler olarak vurgulanıyor. Yazı, özellikle taassubun aklı terk etme ve sorgulamadan taklit etme anlamına
Fikret Başkaya
Sahih Buhari, Sünni dünyasının en saygın hadis kaynaklarından biri olsa da, derlemesindeki metodolojik sorunlar tartışılmaktadır. Buhari'nin 600.000 hadisten seçtiği 7.000 hadiste, senet zincirinin güvenilirliğine odaklanması ancak hadis metinlerinin mantık, akıl ve Kur'an'la uyumunu yeterince incelememesi eleştirilmektedir. Bu durum, Kur'an'a aykırı ifadelerin "sahih" kabul edilmesi sorununa yol açmıştır.
Efsaneye göre, başlangıçta güneş kaostan yaratılmış olan bir yumurtadan doğar. Bu yumurtadan çıkan Helios bütün parlaklığı ile gökyüzünde yükselir, bütün bir günü gökyüzünde geçirdikten sonra tekrar yumurtasına geri dönerek batar. Helios doğuş ve batış arasındaki bir günlük süreci efsanelerde geçen ritüeller yardımıyla anlatır. Güneşin batışı da doğuşu gibi
Almanya’nın Fransızlar tarafından işgali karşısında, halkın coşkulu milliyetçi savaşkan havasına katılmadığı gibi savaş ve kahramanlık şiirleri de yazmamış, ayrıca oğlu August’u savaşmaya göndermemiştir.
Bu metin, eski toplumların ekonomik ve sosyal yapısını anlatıyor. "Karşılıklı olma ilkesi" çerçevesinde, her totem grubunun ürettiği ürünlerin diğer gruplarla takas edilmesi, topluluklar arası ilişkileri şekillendiriyor. İlk ittifaklar, totem meslekleri üzerinden yapılan takaslarla kurulmuş, somut ve nesnel temellere dayanan bağlantılardır. Bu sistem, grupların hem kendi içinde üretim yapmasını
Harf inkılabı sonrasında bir tane dahi tercüme Kur’an yoktu. Türkiye’de Kur’an-ı Kerim’in il tercümesini yaparak önemli bir hizmette bulundu. Kamil Miras, Türkiye’nin dikkate değer ilim adamlarından biri olan Miras, bir çok eseri de Türkçe’ye çevirmiştir.
Bu metin, farklı tarihsel dönemlerdeki kardeşlik kavramının dönüşümünü inceliyor. Totem ve ilahi dönemlerdeki kolektif kardeşlik anlayışının köleci dönemde nasıl değiştiğini, mana anlayışlarının nasıl farklılaştığını anlatıyor. Eski yasaların izlerinin günümüze kadar süzülerek geldiğini, köleci dönemde kardeşliğin artık kan bağı ve miras temelli bir anlayışa dönüştüğünü felsefi bir perspektifle ele
zamanmı kavamları, kavramlarmı zamanı tanımlar?
Yıllar yarlardan,yarlar yıllardan vefasızKara baht bir kasırga gibiBu ne baş döndürücü iş?Geceler günleri,günler geceleri,cefalar cefaları kolluyor. Saçlarımızda aklar akları, alnımızda çizgiler çizgileri doğuruyor Böyle akıcı,böyle sanatkarane ve böyle nesirle bütünleşmiş bir paragraf o dönemde ancak Yahya Kemal ile yeni bir akımı başlatma çabası içerisinde olan birisinde görülebilirdi .
Bizler bu ecdanın torunlarıyız..Bu şerefi yaşatmalıyız!
Füruzan