"Doğruyu ararken kaybolanlar, genellikle yanlışın kendisini bulur." - Ambrose Bierce"

Avram 24

Bu metin, eski toplumlarda müzekkerelerin grup ilahlarına sunulan sözlü bildirimler olduğunu anlatıyor. İttifakların kutsanması, sembolleştirilmesi ve kolektif gücün önemi vurgulanıyor. Zamanla bu kolektif yapının nasıl dönüştüğü, övgü ve yakarışların rolü ele alınırken, köleci sistemin bu kolektif güç anlayışını nasıl manipüle ettiği sorgulanıyor. Metinde toplumsal bağların kutsallığı ve kolektif alanın nesnel temelleri üzerine düşünceler sunuluyor.

yazı resim

Yani müzekkere o işin yapılıp onaylanması için grup ilahlarına sunulan sözlü bildiri mesajlardı. Yani yaratma, ittifakın kutsanmasıydı. Ve ittifakın hafızalarda uyandırdığı özelde genel yararı gözeten oluşumcu saygıyla anılmasıydı.

Bir şeyi devam ettiren o şey; kutsanır, sembol ize edilirdi. Bir ittifak ahdi diğer ittifakların sürmesine vesile neden oluyorsa o ittifaklar sembolik olarak kutsanıp mübarek kılınır ve ittifakı güce saygıyla yakarılırdı.

Sembolik durum bağlısı olucu nedenlerle; bu sembolik bağın sürdürülmesini isteyen durumlar övgü ve tazimlere konu olan yüceltici sözle ilahi övgülü ilahi dualardı.

Okültist ya da gizlemeci durumuyla köleci sistem kolektif muktedirliğe ve dolaysıyla kişilerin kolektifliği oluşan kendilerine olan övgü ve saygıyı, tasımsal mülk sahibi El söylemine yakarıya dönüştürmüştü.

Kolektif alan nesnel nedenliydi. Kolektif alan adım adım herkesle paydaşlar olmakla uzlaşılan bir gelişme, bir müktesebat birikimiydi. Kolektif gayret; kolektif alana ürün ve üretim paydaşı olmakla veya kolektif gayret kolektif alanın emek paydaşlığı olmakla “adaletti, hukuktu”. Kolektif katılımlı gayret olmayan adalet, hukuk değildi.

Kolektif emek; toprağı, maden ocağını, hayvan üretmeyi, dokumayı, kundurayı, kazmayı, çapayı vs’yi kolektif mal mülk yapmıştı.

Kolektif alan içinde ve kolektif alan üzerinde karşılık olan transfer işler; kolektif emeği, kolektif gücü, kolektif yapabilirliği, kolektif kapasiteyi ve kolektif aklı ortaya koymuştu.

İşte kolektif alan, kolektif paydaşlık, kolektif üretim, kolektif emekler, kolektif güç, kolektif yapabilirlik, kolektif mülk, kolektif akıl, kolektif müktesebat vs. “kolektif hukukun ve kolektif adaletin temelini oluşturdu”.

Köle inanlı sistem, kolektif hukuklu adalet anlayışının oluştuğu kolektif sistemden çıkıp; kolektif üretim gücünü hileyle kimi kişilere payı mal etmişti.

Köleci hukukun ve köleci adaletin temeli kolektif olandan daha ziyade kişisi mülkü korumak için kendisini kişisel mülke temel yapmıştı. Adalet mülkün temeliydi.

Buradaki mülk devlet gibi anlaşılsa da, devlet zaten mülk demekti. Hem de kişisi devlet lü olmakla kişisi mülktü. İlk mülk sahipliği egemen bir yönetim biçimi olan kişi mülk sahipliğiydi. Adaletin kişisel mülke temel yapılmasında şaşacak bir şey yoktu.

KİTAP İZLERİ

İyilik

Şebnem İşigüzel

Bir Yalancının Son İtirafları: Şebnem İşigüzel’in “İyilik” Romanında Parçalanan Bir Hayat Şebnem İşigüzel, çağdaş Türk edebiyatının en cesur seslerinden biri olarak, okuru her zaman rahatsız
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön