"Uyanmak için erken, ölmek için geç, kahve için tam zamanı." – Franz Kafka (kurgusal)"

Bu Devlet-i Âliyye İsterse Bütün Donanmanın Yelkenlerini Atlastan Yapar

Paşa hazretleri! Sen henüz bu Devlet-i Âliyyeyi bilmemişsin; bevallah böyle bilmiş ol ki, bu devlet ol devlettir ki; isterse bütün donanmanın lengerlerini(gemi direği) gümüşten, iplerini ibrişimden(ipek), yelkenlerini atlastan etmekte zorluk çekmez

yazı resim

İnebahtı Savaşı sırasında manevra kabiliyetindeki büyük hünerlerinden dolayı Kılıç Ali Paşaya Sultan II. Selim kendisine Kılıç adını ve Kapudan-ı Deryalık makamını verir.
Kılıç Ali Paşa, Uluç Ali Paşa ismiyle de tanınan bir Osmanlı denizcisidir. 1500- 1587 yılları arasında yaşamıştır. Batılılarca Occhiali ya da Uluj Ali olarak da bilinir ve 1571 ile 1587 yılları arasında 16 yıl kaptan-ı derya olarak görev yapmıştır. İtalyan asıllı olup, adı "Giovanni Dionigi Galeni"dir.
İnebahtı sonrasında Kaptan-ı Derya rütbesi verilen Kılıç Ali Paşa, Osmanlı İmparatorluğunun esas teşkilatını pek bilmediğinden, yeniden büyük donanma inşa etme faaliyetleri sırasında, Vezir-i âzam Sokullu Mehmed Paşaya; Tekne keşfi ve ihdası mümkündür. İlla, mesela iki yüz gemiye beş-altı yüz lenger(gemi direği), palamar ve ip, her gemiye yelken ve diğerlerinin tedarikine imkan yoktur deyince bütün bu faaliyeti durmadan tâkip ve idâre eden Sokullu, Kaptan Paşaya, Osmanlı İmparatorluğunun azâmet ve şâşasını gösteren şu tarihi cevabı verdi:
Paşa hazretleri! Sen henüz bu Devlet-i Âliyyeyi bilmemişsin; bevallah böyle bilmiş ol ki, bu devlet ol devlettir ki; isterse bütün donanmanın lengerlerini(gemi direği) gümüşten, iplerini ibrişimden(ipek), yelkenlerini atlastan etmekte zorluk çekmez ve herhangi geminin halatını(âletler) ve yelkenini yetiştiremezsen minval(gidiş) üzere benden al! deyince Kılıç Ali Paşa memnun olup; Vezir-i Âzam'ın elini öptü.
VE... Osmanlı devletinin muazzam imkanlarıyla, tam İKİYÜZELLİ gemi, bütün teçhizatı, müthiş silahları ve cephanesiyle harbe hazır olarak, Kılıç Ali Paşanın kumandasında, 12 Haziran 1572 Perşembe günü, Hristiyan dünyasının hayretleri altında Akdenize açıldı ve bir asır daha bu suları bir Osmanlı gölü halinde tuttu.

KİTAP İZLERİ

Sessizin Payı

Nurdan Gürbilek

Edebiyatın Vicdanı: Nurdan Gürbilek "Sessizin Payı"nda Adaletin Peşinde Siyasal kutuplaşmaların ve susturulmuş tarihin zeminini çatırdatttığı bir coğrafyada yazar nerede durur? Adalet arayışında edebiyatın sunduğu imkân
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön