"Gelecek, yarın sabah kalkıp yine yazmaya başlamak zorunda kalmanızın tek kanıtıdır." – Dorothy Parker"

Öykü

Ağaçlara Fısıldayan Adam

Ferhat her zaman ki yaptığına nokta koymak istiyordu. Bunu nasıl yapacağını bilmiyordu. Bir çaresi olmalıydı. Ya odunları kırarken kulağına gelen seslere aldırmayacak veya artık ağaçlara fısıldamayı kesecekti. Ferhat ağaçlara fısıldamayı biliyordu. Yapması gereken ağacın içinden kendi içine görünmez bir ışığın nurun aktığını düşünmekti.

Muhteşem Kopya

Lise yıllarından bir anı..her sınavın bir kahramanı vardır. 1O alacaklar önceden bellidir. Siz kopya çekip 1O aldınız mı hiç? Ben gördüm. O gün dilim tutuldu !!!

yazı resim

Ben Faust Değilim ki Mefisto!

Herkes aslında alternatif bir katil adayı olabilir.Saplayamadığımız gözü kör bıçaklar karşıdaki bedene değil hayatımızdaki varlığına saplanır...

Beklek XV.

Sustu. Gözlerini önce kaçırdı sonra dışarı baktı. Ara ara omuzları sarsılıyordu. Ağlıyor olmasını umursamadım; benim söylediğim sözlerle bir ilgisi olamazdı. Ona göre Muazzez hayal ürünüydü. Birilerinin ağlamaları kolay kolay umurumda olmuyor. Fakat ne zaman ki o gözyaşlarına sebep olduğumu farketsem, işte o an kendimi çıldırasıya çaresiz hissediyorum. Sanki

I Came

Bir yazarın sessizlikten sonra dönüşünü anlatan samimi bir itiraf. Yazar, sadece dinlemeyi tercih ettiği süreçte, çoğu yazının kendini övme aracına dönüştüğünü fark ediyor ve gerçekleri anlatmak için tekrar yazmaya karar veriyor. İzedebiyat platformunda 2026'dan seslenen yazar, zamanın akışı üzerine düşünürken okurla samimi bir bağ kuruyor.

Sırada ki Gelsin

Hadi konuş, bizi fazla yorma.Ne yaptıysan yaptın, bizi ilgilendirmez.Sadece anlat.Bir an önce konuş da kurtul.Duymuyormusun, bu sesler senden çıkıyor.İnliyorsun, ağlıyorsun çocuk gibi.Buna bir son ver.Delikanlı ol ulan.Adam gibi anlat bize.

Uyanık Dilenci

Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde bir dilenci varmış. Dilenci köy köy dilenir gezermiş. Yine bir gün bir köye gelmiş. Köyde bir kalabalık görmüş. Ney ki bu kalabalık diye düşünmüş. Köyün girişinde çocuklar oynuyormuş. Dilenci çocuklara yaklaşmış, Bu köyün adı ne? diye sormuş. Çocuklar Sarıyer köyü diye

Minibüs

Şoförün arka sırsaında, cam kenarında oturan yaşlı bir yolcu şoförün isyan dolu cümlelerinden az da olsa korkuya kapıldı..Gözlüğü, takma dişleri titremişti.."Ah be evladım biraz sakin olsana gençlik işte sabırsızlar, hey gidi gençlik hey"

Ayten Toto

Geleceğin piyangolara, çekilişlere bağlandığı bir ülkede böyle bir fırsat dünyada kaçırılmazdı. Kaçırılmadı da; işe mahalle esnafından berber Osman el attı.

Başa Dön