Öykü
Akşamdan Yazılan Mektup Sabahleyin Yazanı Tarafından Okunur Mu
Hüsmen, işletmeye yakın bir köyde oturuyordu. Bir akşam eve dönünce yurtdışında çalışmakta olan ablası ve eniştesine bir mektup yazmıştı. Yazdığı mektubu zarfa koydu, üstünü de yazdı ve pulladıktan sonra, şehir merkezinde oturan bir arkadaşına vererek postalanmasını sağlamayı düşünüyordu.. Daha önceleri de böyle yapardı Mektubu kolayca görebileceği bir yere
YZGizemli Zarf
Adam adımlarını kapıya doğru yönlendirdi. Biran önce bu gizemli ortamdan sıyrılıp karısının koynuna girmeyi ve normal hayatına dönmek istiyordu. Çevresine bakındı, duvarda farklı boylarda Hristiyan figürlü tablolar çoğunluktaydı. Onlara bakmayı istemedi. Kapının önüne geldiğinde yere baktı, bir sürü ayakkabı gördü. Hepsi de iriceydi. Aralarından ayakkabısını aradı, bulamadı. Bazı
KİTAP İZLERİ
Cumhuriyet'in İlk Sabahı
Şermin Yaşar
Güzel Bir Dünya
Bu gün de aynı şeyleri görmüyor muyuz? Yolsuzluklar, haksız kazançlar, sahtekârlıklar, üçkâğıtçılıklar, düzenbazlık, tokatçılık, adam kayırma, insan seçme
Peki, bu durum nereye kadar sürüp gidecek? Bu insan, ne zaman değişecek? Ne zaman sadece kendini düşünmeyecek? Ne zaman kölesi olduğu paraya değer vermeyecek? Onun kölesi olmayacak? Bu
Hastanedeydim (Son)
-Asıl siz tedavi olun, dedi hemşire.
Derin bir soluk aldım. Refakatçi ve meraklı hastaları daha fazla kendime seyirci yapmadım. Uzaklaştım oradan. Odaya vardığımda...
Bir Japonya Anısı
Odanın içerisinde sanki ölmek üzere olan ve can çekişen kocaman bir yılan vardı. Sarı renkliydi, ağır ağır hareket ediyordu, gövdesi çok kalındı ve arkasında duran, onu kontrol eden görevliye itaat ediyordu. Bu serpent ürkütücü görünüyordu. Ona ne çağrıştırdığını idrak bile edememişti.
Üçü de Bizi Ayırmak İçin Çok Çabaladılar
Çok çabaladılar aramıza ayrılık tohumları ekmek için, başında çok direndik ama, neticede ayrıldık işte. Artık onların kendi dünyası var, benim kendi dünyam. Mutlu muyuz kendi dünyalarımızda? Hem mutluyuz hem de mutlu değiliz. İki arada bir deredeyiz. Hayat bizi çekip götürüyor, bakalım nereye kadar sürükleyecek bu ayrılıklarımızı...
Karınca...
Aşk ve hayat içinde bulunduğu ülkenin şeklini alır... İnsan ancak başka bir insan varsa vardır... Bir aşktan iki insanın aynı şeyi anlaması mümkün değildir... Zaman, garip huylu bir hayattır...
Yukardaki Bilir
Anasını sattığımın Bayındır'ı, Paris'i geçtin; yaşanmaz gari burda!
Son Lokma ve O
-Ne olur yutuver!
-İstemem tokum.
-Ne olur, ölümü öp!
Babaannem İle Hasbihaller - 1 -
Rahmetli babaannem çok sağlıklı bir insandı zamanında. Sekiz on yaşlarında namaza başlamış ve de ömrünün sonuna kadar; son bir iki senesi hariç beş vakit namazını kılmıştır. Dedem rahmetli, biz doğmadan çok seneler önce vefat etmiş, biz görmedik.
Ah İbrahim/ Kara Gözlü İbrahim/ Göklerden mi Geldin?/ Yıldızlardan Mı?..
Dışarda kalan, yalınayak başı kabak, kıçları açıkta, elinde bir dilim kuru ekmekle koşturan diğer çocuklara ya en büyük çocuk ya da aileden birileri bakar. Bebek geldiğinde bu çocuklardan beş yaşından küçüğü varsa o da annenin yanındadır. Çoğunlukla mutlaka vardır bir çocuk daha. İki çocuk arasında yaş farkı, iki
Kümeler
Son Eklenenler
-
01
-
02
-
03
-
04
-
05
-
06
-
07
-
08
-
09
-
10
-
11
-
12
-
13
-
14
-
15
-
16
-
17
-
18
-
19
KİTAP İZLERİ
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
Peyami Safa











