"Yarına ertelenen her iş, aslında bugünün bir esprisiydi; sen gülmeyi unuttun." - Franz Kafka"

Öykü

Gece ve Gözyaşlarım

bu yazıyı gecenin en geç,sabahın en erken saatinde yazdım.gözlerim gökyüzünün karanlığına bakarken,sanki dudaklarım kalbimle konuşuyordu ama ağlıyordu gözlerim,kalbim tarif edilemez acılarla inliyordu.....

Rüşvet

Zengin olmak ile güç sahibi olacağını düşünen ve bu düşünceyi adeta destekleyen bir aile yapısı özellikle baba figürü. Günümüzde gerek ülkemizde gerekse dünyada karşılaştığımız acı bir gerçek

Kasabadaki Cinayet Ben ve Aşkım

(Üniversiteli bir genç kızın anılarından)
Kısık sesle konuşmalarımızın arasına, gülüşmelerimiz karışıyor, sesimiz duyulmasın diye, ağızlarımızı ağızlarımızla kapatıyorduk. Dudaklarımla mühürlüyordum aşkımın dudaklarını. Onun, nergisliğim dediği göğüslerimin üzerinde(...)

Kar Beyazdır Ölüm

Etrafına bakıyordu, akşam için hazırladığı masaya. Ahşap masayı papatyalarla süslemişti. Goncagül papatyaları çok severdi. Bir tane de gelincik bulmuş, onu da ortaya yerleştirmişti. Gelincik kıpkırmızı, nazlı nazlı sallanan, kınalı gelinlere benzeyen çiçe

Şaraplı Kutsal İfade Günü

VE YER GÖK O GİTTİ KOKUYORDU. Keskin koku acımsı yayılganlığıyla sadık köpeklerin dünyasına gitti , burunlarından beyinlerine süzüldü , feryat figan ağladılar.

Yağacak Yağmuru Beklerken

Seyre dalıyorum tam önümdeki bahçenin geçmişe karışmış yüzyıllık nadide ağaçlarını... Kimi sararmış, kırılmış anılarla dolu dallarını rüzgara satmış, kimi dimdik, kimi de yaslanmış aslında olmayan duvara.

Serseri Bir Hayat

içimdeki çocuğu öldürdünüz dünya, toplum, siz
herkes uğraştı büyümem için ve başardı
şimdi bende herkes gibiyim gözleri donuk -yüreği sevgisiz

Meleğin Ziyareti - 1

Birazdan gözlerini açacaksın ve rüyaların en garibi olan Dünya’ya başlayacaksın. Ağaracak gün ve senin o garip dünyanın uzak ayrıntıları aydınlanmaya başlayacak yavaş yavaş...
Günaydın çocuk!

01 03 Celladın Önündeki Adam

Bir arap ülkesine çalışmak için giden Türklerden birkaçı uyuşturucu kaçırdıkları gerekçesiyle idam edildiler. Halbuki götürdükleri şey Türkiye'de eczanelerde serbestçe satılan bir ilaç idi. Türkiye'de cezası olmayan bir suç işledikleri için öldüler.

Tablodaki Yüz

Rembrandt’ın derin altuni karanlıklara gömdüğü yüzlerden biriyle karşı karşıyaydın. Öyle sandın; adamın kalıplı, koyu giysiler içinde bakımlı, parlak, cilalı parlak yüzü müydü yoksa seni böyle yanıltan?

Başa Dön