Sislerin Ötesinde
Bir kaç yıl önce gelmişti bu şehire. Sessiz, sakin, işten eve gidip gelen bir memurdu.
"Yazmak, aslında, 'acaba bu kadar da kötü mü oldu?' sorusuna verilen sonsuz bir cevaptır." - Dorothy Parker (kurgusal)"
"Yazmak, aslında, 'acaba bu kadar da kötü mü oldu?' sorusuna verilen sonsuz bir cevaptır." - Dorothy Parker (kurgusal)"
Bir kaç yıl önce gelmişti bu şehire. Sessiz, sakin, işten eve gidip gelen bir memurdu.
Yazıyı yazan bir "aşık" olunca, baktığında neyi gördüğünü, gördüğünde neyi sevdiğini bilince "aşk"ı anlatan kaleminden de mürekkep yerine "aşk" damlar. Bu defa Aşk'a dair bir-iki satır da benden...
Özellikle kocaman bebeğin o küçük burundan nasıl düştüğüne takılıp kalıyorum.
B. Nihan Eren
Büyükçe odanın köşesindeki mutfağa benzemeyen eğik tezgah üzerinde kimsenin bilmediği – belki de bir anlamda var olmayan – mezeleri hazırlarken tam olarak tanımlayamadığı bir beklentisizlik içerisindeydi. İçindeki beklentisizliği o denli yoğun olarak hissediyordu ki, bu beklentisizliğin varacağı durum bir beklenti halini almıştı.
Deneme yazısı içeriği Deneme yazısı içeriği Deneme yazısı içeriği Deneme yazısı içeriği Deneme yazısı içeriği Deneme yazısı içeriği Deneme yazısı içeriği Deneme yazısı içeriği
Çocukluğumda; hemen heryerde oyun oynayabilirdik. Tarlada, bahçede, harman yerinde, çeşme başında, derede, ırmakta ( çamaşırhanede), samanlıkta bile...Nerde olursa.
Sonunda merdiveni çıkmayı tamamen bırakmak istedim. Çok uzun, bitmeyen uykuya kendi kendime dalmaya çalışarak merdiven çıkarken en tehlikeli olan kazayı yaşadım; kendimi yaraladım.
Orda olduğuna inanılan bir arkadaşla orda olduğuna inanılan bir tanrı aynı derecede işlevsel dir. Di mi?
Bahar ona can veren Nisan yağmurlarıyla kendini iyiden iyiye hissettiriyordu. Pencerenin hemen önünde camı açmış oturduğu saldalyeden dışarıyı seyreden genç te öyle hissediyordu ki camı tamamen açmıştı.
Seni o kadar çok sevdim ki
int.de binlerce insanın yaşadığı yoğun duygular üzerine bir öykü...
Kemal Tahir