"En iyi edebiyat, okuyucunun 'Bunu ben de yazabilirdim!' diye düşündüğü, ama asla yazamadığı edebiyattır." - Oscar Wilde"

Denizci

Bir Büyüğe Danışmak Lazım...

Sen’ aklı baştan eden vasıflara sahip olan vefasız dilber; “ Yaşadıklarını inkar ve anılara ihanetinden mütevellit suçlu bulundun.! Bu günden itibaren unutulup, kalan ömürde asla hatırlanmamaya mahkum oldun”...

Ne Çok Şey Öğrendim Senden Sonra Bir Bilsen.

Hayatın kendi halinde aktığını ve bizi pek de umursamadığını, kaderin mutlak var olduğunu; ancak kadere giden yolu seçmenin kendi tercihimiz olduğunu öğrendim… Geceleri bütün gerçekliği ile tanıdım; karanlık ve soğuk olduğunu, kahpe pusulara ve ihanetlere gebe olduğunu öğrendim…

Gittiğinde

\] / Buz gibi bir rüzgar geziniyor çıplak tenimde, önüne katıp savuruyor, ömrümden

Köprüleri Yıkmak İçindi Yaptıklarım…

El eleydik birlikte olduğumuz her dakika da, her saniye de… Birbirimize dokunmak nefes almak gibi gerekliydi, zorunluydu adeta bizim için, hayat buluyorduk birbirimizin gözlerine derinlemesine bakmaktan, doyulmaz bir haz alıyorduk dudak dudağa konuşmaktan… Aşk-sevgi denilen şeyin ta kendisiydi yaşadığımız, hem de görenleri kıskandıran, nazarlara davetiye çıkaran türden bir

KİTAP İZLERİ

Sessizin Payı

Nurdan Gürbilek

Edebiyatın Vicdanı: Nurdan Gürbilek "Sessizin Payı"nda Adaletin Peşinde Siyasal kutuplaşmaların ve susturulmuş tarihin zeminini çatırdatttığı bir coğrafyada yazar nerede durur? Adalet arayışında edebiyatın sunduğu imkân
İncelemeyi Oku
Başa Dön