"Herkesin kendi gerçeği varsa, benimki neden bu kadar erken kalkıyor?" – Dorothy Parker"

Öykü

Bayram Ayakkabısı

Kara kışın, canlılara düşmanlığının doruklara çıktığı zamanlardı. Güneş kendini dahi ısıtamıyordu.
Annesinin geç kalıyorsun hadi artık sesiyle uyandı. Duymazdan geldi. Biraz şekerleme yapmak istedi
.Buna annesinin fırsat vermeyeceğini, burnuna gelen kızarmış ekmek kokusundan anladı.

Sisli Bir Hayaldir Yaşanan

Gerçekler soğuktu ve üşüyordu kadının elleri. Saçlarına dolanırken sevda kokusu, terk edilmeyi öğreniyor mavi bulutlardan. Toprağın ve sonbaharın cesur kızı oluyor “Eylül”… Yanıp tutuşurken hüzünler, adaklar adıyor çocuksu sevinçlere… Düşlerine yanaşıyor, hazana dalaşıyor gül yaprakları. Gözlerinde bir damla yaş olurken özlem; ”Ben Eylül’üm” der genç kadın savrulan hırçın

yazı resim

Adamın Adası

Denizden çıkarken ADAMI, APRODİTE’yi kaybediyordum ama kelimelerin dili ile ‘ADAMIN ADASI’ olan öyküyü rüyalarımla birleştirerek yazıyordum.

KİTAP İZLERİ

Sus Barbatus! 1

Faruk Duman

Faruk Duman’ın Kış Mıntıkasında Destansı Bir Canavar: Sus Barbatus! Faruk Duman, Yaşar Kemal geleneğini modernist ve masalsı bir dille yeniden yorumlarken, doğa, insan ve mit
İncelemeyi Oku

Son Söz...

İş saatlerimin dışındaki vaktimin tamamını Nuri ile geçiriyordum. Kendisine bir elektronik solo gitar ile elli wattlık bir amfi almıştı. En büyük hayali bir orkestra kurmaktı. Kambersiz düğün olmayacağına göre, orkestrasında benim de bir yerim vardı elbette. Ben, orkestranın bas gitaristi olacaktım. Başlangıçta, bas gitarın ne menem bir şey

Bilinmedik Bir Zaman

Kadın bağdaş kurup oturuyordu. Yaklaştıkça onun dadesi olmadığını fark etti.Bu onun için büyük bir hüsrandı. Ter içinde kalmıştı. Dadesinin ona ördüğü işliği giymek için geri dönüp giderken kadın seslendi arkasından

Boyalı Düşler

“ Baay...” diye el sallamasaydı , değil ayağa kalkmak kolunu bile kaldıramayacaktı. Kucağından fırça düştü. Ayağıyla boya sandığını iteledi. “Hello...” diye fısıldadı. Gözleri doldu dolacak... ‘Baay’mı demeliydi? Hangisi doğru? El salladı : “ Hello...” Onu dönemeçte yitirene dek eli sallandı , sallandı.

Hayat Tıkların Toplamı

"Yokladı hafıza sandığını. Başladı çıkarmaya tozlanan anıları. Anlattıkça neşelendi. Bir anlattı bir neşelendi. Neşesinin doruğunda artık güvenle ayrılabilirdim ondan. Teşekkür etti bana. Yalnızlığına ortak olmuşum.
Asıl ben teşekkür ederim sana.
Çünkü fark ettim ki: Hiç düşünmemişim bir gün bir sandık dolusu tozlanan anım olacağını,

KİTAP İZLERİ

Cumhuriyet'in İlk Yüzyılı

İlber Ortaylı

Cumhuriyet'in Mirası ve Geleceği Üzerine Bir Sohbet Milletlerin kurucu yüzyıllarıyla hesaplaşması, kopuş ve devamlılık arasındaki o hassas dengeyi sorgulaması, tarih yazımının en çetrefilli alanlarından biridir.
İncelemeyi Oku
Başa Dön