Melekler şehri
Küçük Kız : Melekler rüzgarı hisseder mi?
Melek : Hisseder ama sizin hissettiğiniz
anlamda değil.
"Bir şehrin ruhu, anlatılan hikâyelerinde saklıdır. — Italo Calvino"
"Bir şehrin ruhu, anlatılan hikâyelerinde saklıdır. — Italo Calvino"
Küçük Kız : Melekler rüzgarı hisseder mi?
Melek : Hisseder ama sizin hissettiğiniz
anlamda değil.
Yarın dönüyorlardı. Sessizliğin hakim olduğu bir hayat nasıl da güzel olabiliyormuş diye düşündü.
Kadın da biliyordu adının (gar)dolap değil de gardrob olduğunu ama her yolculuktan önce oraya başvurup eşyalarını toplayarak ilk mecazi otobüse burada atladığı için ona bu adı takmıştı.
Başı ve sonu belli olmayan bir düş. Görülmeyen çıplak gözle. Tutulmayan elle. Paylaşılamayan kimseyle. Ve acı. Ve gözyaşı dolu. Ve sensiz bir düştü, uçtu, hepsi bu...
bi tek biz vardık sokakta o karanlıkta çılgınca çıplak ayaklarımızda asfaltlarda koşuyorduk
farklı yollara ,sanki kaçarcasına sen beni ben seni düşünüyordum sadece koşan bendim ama içim sen
koşan sendin ama için ben
Ela gözlü kız ürkek uzatıyor başını pencereden. Kestane renginde bir rüzgar sarıyor artık oğlanin yüzünü her gece rüyalarında.
-Gözler kalbin aynasıdır; sözler kapı dışarı. Eller aşkın ağları; kördüğüm sarmış gönülleri. Görülen bir gerçek, bir rüyaymış/ ...Siyah saçlı, ceylan bakışlı genç, kızıl ellerini genç kızın yüreğine dokundurduğu geceden sonra an’lar an’ları ta
Kimse kızmasın içimden geçenlere
Ki ben,yüreklerinize bir yürek dolusu gül bırakarak
Gidiyorum
Bütün nefretlerimi
Yarım kalmışlarımı
İş dönüşü canı eve gitmek istemiyordu. Nedense bu gün olabildiğince yalnız akalmak istiyordu
İşte son olarak da az önce aramıştı Ali. Onu yazlık evinde bir hafta sonu geçirmeye davet ediyordu. Reddedememişti Elif. Sanki aynı çatı altında geçirilecek bir gece,
hayat mı güçlü aşk mı? juliet' in ölmediğini varsayarak hikaye ye kaldığı yerden devam ediyorum...
-Sultan oturmuş genç kızın yanı başına. Okumaya çalışmış onu uykusunda. Aşk gibi, hicran gibi bir şeymiş. Eksikmiş, eksik olduğu kadar da fazla. Bir rüya tadında da tammış aslında. -
sevmek, kendini adamaktır.Karşılıksız ve beklentisiz.
Aynı zamanda sevmek insanı değiştirdiği gibi geliştirebilmeli de.
Duygularını gizlemeye ve kırılmamış görünmeye çalışıyordu ama dokunsalar ağlayacak gibiydi adam. On beş sene boyunca aynı yastığa baş koyduğu karısı ile günün birinde bu konuyu tartışacağını hiç düşünemezdi.