Babalar Günü Hediyesi Babaya Özel de Anneler Günü Hediyesi Neden Eve Özel?
Babalara özel olsun...
"“İyi kitaplar okumayan bir insanın, okuyamayan bir insana göre hiçbir üstünlüğü yoktur.” — Mark Twain"
"“İyi kitaplar okumayan bir insanın, okuyamayan bir insana göre hiçbir üstünlüğü yoktur.” — Mark Twain"
Babalara özel olsun...
Yufka yüreklidir kadın... Bileğinden çok aklının ve yüreğinin sesine kulak verir... Sevmek ve sevilmek için yaratılmışlardır... Duygu yüklüdür. Bir kadını ağlatmak kadar kötü bir olay yoktur dünyada... Bedensel olarak erkeklere nispetle daha güçsüz olsalar da, duygusal zekaları ve yönleri ile erkeklerden kat kat üstündür kadınlarımız...
T.C. ibaresinden rahatsız oluyorsan eğer, kendinden utan, aklını sorgula. Bir atasözü der ki: “Sevilmeyen kişinin sesi dangıldak; yürüyüşü zömbüldek gelir.” Demem o ki, T.C. ifadesi seni rahatsız ediyosa eğer; bil ki senin cumhuriyet rejimiyle sorunun var.
Çanakkale hep zaferler ile anılmıştır o tarihe 4 Nisan 1953'e kadar. Dumlupınar Denizaltısında ki kahraman denizcilerimiz başlarına böyle bir şeyin gelebileceğini, diri diri mezara girebileceklerini de akıllarından geçirmemişlerdi belki de... Kader onların seksenbirini aynı denizaltı da denizin seksen metre altında kıyamete kadar buluşturdu, şehitlik nasip etti onlara...
Yıllardır sahip olduğunuz alışkanlıklar, beynimizin kimyasını değiştirmiştir. Nörol yollar sayesinde merdiven çıkmak, sigara içmek,
içselleştirilmiştir. Bu otomatikleşen eylemler, zihnin bazı konularda enerji harcamasını engeller. Burada başrolü kimseye kaptırmaması gereken, ÖZ DİSİPLİN giriyor devreye.
Öz disiplin, kimsenin bir şey demeden kendini kontrol edebilme yeteneğidir.
Aşk dediğin; öyle bir his ki Herkese göre değişir Herkes kendince hisseder ama toplumun gerektirdiği gibi davranmayı olağan sanır Bana göre ise Tek bir an. Tek bir an ama. Saniyelik Biliyorsun, bildiğini de biliyorum
"Dünyaya nasıl göründüğümü bilmiyorum; ama ben kendimi, henüz keşfedilmemiş gerçeklerle dolu bir okyanusun kıyısında oynayan, düzgün bir çakıl taşı ya da güzel bir deniz kabuğu bulduğunda sevinen bir çocuk gibi görüyorum" Isaac Newton.
Tamam sayı olarak seksenbirmilyon olabiliriz, buna itirazımız yok asla ve kata, ancaaaak bu seksenbir milyonun en az on onbeşmilyonu hiç bir şeyden anlamayan bebebelik, bazıları yaşlı ve hasta, bazıları yatalak ya da bitkisel hayatta... Bilmem anlatabildim mi?
"Türk toplumundaki gösteriş merakını ve tüketim çılgınlığını eleştiren bu metin, pahalı arabalara sahip olmak için kredi çekenleri sorguluyor. Yazar, lüks araçların aslında değersiz 'tenekeler' olduğunu savunurken, prestij uğruna yapılan bu harcamaları 'Ayranı yok içmeye, atla gider çeşmeye' atasözüyle özetliyor. Metinde, gerçek ihtiyaçlar yerine gösterişe yönelen toplum eleştiriliyor."
Hadi anlarım Ankaralılar denize koşsun kaplumbağalar gibi, İstanbulun denizi mi yoktu? Bodrumun kaçınılmaz geleceği İstanbul'unkiyle benzer mi?
Peki nasıl duracağız, bizi kim durduracak?
Her ülkenin içinde yaşayan insanlarının yetişme tarzına göre güzellikleri, tatları ve nevi şahsına münhasır belli çizgileri vardır.
Bu sebeple o ülkenin tüm şehirleri birbirine benzerlik gösterir.
Örneğin, Ispartanın pembe gülü, Bursanın kırmızı gülü, Amasyanın kırmızı elması, Tokatın sarı elması, İzmirin beyaz çekirdeksiz küçük üzümü,
Muhalif köşe yazarlarına “leş gargaları” diyen, tv programlarına ve yargıya müdahale eden, Anayasa Mahkemesinin gararlarına saygı duymayan, adı yolsuzluğa garışmış bakanlarını ifadeye çağıran savcıları görevden alan, oğlunu ifade vermeye göndermeyip makam arabasında poz veren, gazetecilere ve ODTÜ öğrencilerine terörist muamelesi yapan, beş altı tane gemi sahibi oğlu olan,
Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki gücü yeten gücü yetene
Zalimliği, zulmü, işkenceyi eden edene,
Haksızlığı, yolsuzluğu, sahtekarlığı seçen seçene,
Doğru yoldan ayrılıp yanlış yola giden gidene
Tecrübeyle sabittir ki; kavgada kimin sesi çok çıkarsa, o haklı oluyo. Kim vatandaşı korkutursa, ona buna yasak- baskı uygularsa, kendisi kazanıyo. Korku imparatorluğu, işe yarıyo yani. Ben örneğimi seçtim. AKP hükümetinin yasak ve baskı politikasını uyguluyom. Böyle iktidara, işte böyle vatandaş yakışır. Ne demiş atalarımız:” Ağaca çıkan keçinin,
İyi günler sayın seyirciler!
Şimdi de sizlere Haber Merkezimizin hazırladığı ana haber bültenini sunuyoruz
nnem söylemedi ama bir klişe daha vardır. Köy kızları mahcup olduğu kadar masumdurlar. Utangaç oldukları kadar bakiredirler. Onlar gizli yerlerde açan nadide çiçekler gibidirler. Eşsiz ve el değmemiş, hiç koklanmamış. Bak neredeyse unutacaktım. Üstelik doğurgandırlar. Topaç gibi al yanaklı bebeleri olur. Ne kadar çok istersen Dört, beş altı
Genç nesillere alın terinin ne denli kutsal olduğunu öğretmeliyiz ki kısa yoldan, hak, hukuk demeden, çalıp çırparak ve devleti dolandırarak kısa zamanda köşe dönmeye kalkmasınlar. Yenen her bir haram lokmanın bizleri biraz daha cehennem ateşine yaklaştırdığını, manevî dünyamızı harabeye çevirdiğini, imanî ve insanî duygularımızı alıp götürdüğü gerçeğini onlarla
Özlüyoruz doğru kişileri ve davranışları... Halbuki yapılması gereken bu.