"Edebiyat, hayatın aynasıdır... öyle ki bazen o aynayı kırıp bir de kendi yansımamıza şaşarız." - Oscar Wilde"

Öykü

Sihirli Kemanı ve Josa

Bir zamanlar Jeromir adında bir kömür üreticisi varmış. O bir ağaç boyundamış ve oldukça güçlüymüş. Onun Josa adında bir oğlu varmış. Fakat Josa kısa boyluymuş ve çelimsizmiş. Bu durum yaşlı Jeromiri çok üzüyormuş. O sık sık başını kaşıyıp, içini çekerek şöyle dermiş:

Hayali Bahçe...

hayatını geçirdiği insanların ikiyüzlü olduğunu duyduğu an bir bahçeden başka ne isterdi ki? gerçekten ne isterdik ki başka? o insanların olmamasını mı??

yazı resim

Teyze

"Parmaklarım ince benim, borunun içerisine elim rahatça sığıyor diye orada iş verdiler bana". Ne güzel diye geçirmişti içinden, ince parmaklı damatmış bizim de kısmetimiz. Rahmetli beyinin de parmakları inceydi, "inşallah bizim rahmetliye benzemiyordur heryeri" diye mırıldandı teyze, talihsiz kızına bakarak.

Gonca Bir Güldü

Üç Numaralı odada balını yapmaya çalışan arı gibi çalışıyordu genç kadın. Ceyda diyorlardı ona. Henüz yirmi yaşlarındaydı. Servi boylu, ince belli, uzun kumral saçlı, ela gözlü bir afet. Kaşları yay, kirpikleri sanki bir ok. O servi boylu vücuttaki ince belin altında dolgun bir kalça, üstünde ise diri ve

Biletsiz Yolculuk

İçine çektiği nefesi bıraktı. Yalnız verilen bir nefesin, kötü kokmuş artıklarıydı saçılanlar. Tüm bu yıldızlara rağmen, bu kadar ağır mı olmalıydı yaşananlar ?

Başkalaşım

Ilıkça bir rüzgar eserken vücudum ürperdi, kibirim beni terk ederken utancım yavaş yavaş beni ziyarete geliyordu...

Şiddete Merhaba

İlk şiddetle tanışmam ilkokul dördüncü sınıfa rastladı. Akşam olmuş, yamak yenmiş, o tatlı aile sohbetleri başlamıştı. Televizyon gibi bir oyunbozan olmadığından...

Sana Geliyordum

Bir boşluğa düşüş anı gibi… Yanı başımdaki nesneler insanlar mı akıyor, ben mi düşüyorum? Ya içimdeki o duygu karmaşasına ne demeli? Bir suçluluk duygusu yapışmıştı yakama. Bir hırsla sıkıyordu boğazımı…

Başa Dön