"Yazmak, varoluşsal bir hapşırmadır; bastırırsan ölürsün, dışarı çıkarırsan peçete ararsın." - Kurt Vonnegut (kurgusal)"

Öykü

Sen Ben ve Sensizlik

El salladı otobüsün ardından. Gözleriyle “uğurlar ola” dedi. Yüreğiyle sadakat yeminleri etti. Otobüs kaybolunca dağların arasından, bir boş yola bir de şehre baktı. Öylece dimdik durdu bir süre. O olmadan atılacak ilk adımdaydı sıra.

Yalnızlık Senfonisi

...Kahramanlık geçitlerinin gelgitlerle kirlendiği bir gece kaçmaya çalıştım çatıların kemirgenliğinde pişmeye çalışan çatışmaların gerginliğinden lakin NAFİLE!...

Demir Çarıklar

Ah bu yorgun bacaklar!… Hani kısacık bir yürüyüşte yorulurdunuz. Şimdi bu güzel yerlerde nasıl da koşarsınız? Bu orman sizleri de çok etkilemiş. Ya şimdi o yerlerde olsak yine böyle koşar mısınız? Yoksa… Yoksa iki adımdan sonra yorulur, otobüse doğru yolunuzu mu değiştirirdiniz?

Gölgeler ve Ölümler - 1

-kar, yağmur, sis, soğuk ve ölüm...-
Soğuk bir gülüşü andırıyor sabah. Bâd-ı Sâba esiyor gözlerimizden içeri. Herşeyin durduğu bir anda yağmurla başlayan sohbet derinlemesine açılıyordu ruhumuza...

Öyle Bir Gündü

İnsanlar, öyküde geçtiği gibi öfke ve kinlerini unutup birbirlerini bağışlamayı, birbirlerine karşı saygı duymayı başarabildiği gün gerçek mutluğu yakalayabileceklerdir.

Teşekkürün Böylesi

günümüzde yara olun bir sorunu teme alıp birşeyler karalamaya çalıştım. ne kadar doğru ne kadar yanlış tartışılır ama bence yinede teması güzel....

Sıpa

Hasan normal bir çocuk gibi büyüdü. Kendisinde olağanüstü bir durum sezilmiyordu. Ancak arasıra dededen kalma kalın eski kitapları güçlükle raftan indirip, karıştırdığını gören babası merakla ne yaptığını izliyor, onun bu işten büyük keyif alması, hoşuna

Başa Dön