Ramazanın Tadı Kaldı...
Anneler, ablalar kapı önlerinde yemek hazırlığı telaşında. İçinde sebzelerle dolu plastik leğeni, bıçağı alan kendini serin yere atmış, harıl harıl hem konuşup hem sebze ayıklıyor.
"Bugün 1 Nisan. Yani yalanların bile bir günü var. Gerçekler, zavallılar, hepimize yayılmış durumda." – Mark Twain"
"Bugün 1 Nisan. Yani yalanların bile bir günü var. Gerçekler, zavallılar, hepimize yayılmış durumda." – Mark Twain"
Anneler, ablalar kapı önlerinde yemek hazırlığı telaşında. İçinde sebzelerle dolu plastik leğeni, bıçağı alan kendini serin yere atmış, harıl harıl hem konuşup hem sebze ayıklıyor.
aşk acı çekmekmiş meğerse...
O: Cenk, cok usuyorum ben... dedi.
Onun usumesine kiyamam ben. Holdeki kanepeye oturttum, ayakkabilarini, coraplarini cikarttim. Avcuma aldim ayaklarini, ovusturdum, hohladim, optum. Isiticiyi calistirdim. O soyunmaya basladi. Gozlerini araladi, gozlerime dikti bakislarini. Kanepede kaykilmis yatiyordu. Ayaklari avuclarimda. Beni tuttu, kendine cekti. Optu. Dudaklari ilik ilik, kirmiziydi.
Doğan Cüceloğlu
Insan, duslerinin ardi sira gitmelidir; cunku insan inanirsa kavusmayacagi hayal yoktur. Sude, denizi ve aski istedi. Gustavo da hep inandi. Tanricalar dahil tum evren yardim etti onlara ve herkes dusledigine kavustu.
Herkes gibi, kendi meleğinizi kendiniz yaratırsınız. Ve o, hiç de beklemediğiniz bir anda, sizi ziyaret ediverir. Sizi büyülü örtüsüyle kaplar ve öyle bir etkiler ki, gittikten sonra da ondan birşeyler mutlaka kalır. Onu özler, beklersiniz; çünkü o sizden bir parçadır aslında.
Soğuk üşütürken, yağmur damlalarından kaçmak için şemsiyenin altına sığınırken fark ediyorum; orada sonsuza kadar kalmalıydım! Yüzümüzü, bedenimizi birbirimizde saklayabilmeliydik. Sağda solda görülen suratları belli olmayan ve birbirlerine sarılan sevgililer kadar normal olabilmeliydik.
Götürür bizi
Bazen bir şarkıda ki melodi,
Bazen hayal gibi bir görüntü,
Bazen bir bebeğin gülümsemesi,
Bazen koca bir adamın gözyaşları,
Küçük, budist, mutsuz, derisi sarımtırak, narin, kukulu kızlar, kızlar, kızlar…
Yani saçların boyandıktan sonra görülmesinde bir sorun yok, sorun boyanırken görülmelerinde.
Akdenizliler üzerine bir öykü.
İnsan kendinde olmayan bir şeye sahip olacağını düşündükçe onun kıymetini nasıl bileceği ile ilgili hayaller kurmaktan kendini alamıyor
Tarih öncesi devirlerden beri seni sevdiğimi bilirdim her nasılsa. Mağaralara resimler yapan ilk insanlar gibi kazırdım adını defterlere, kitaplara, paragraf boşluklarına, sayfa aralarına, sayfa numaralarının yanlarına, fiziğe, kimyaya, matematiğe, tarihe. O zamanların lise müfredatındaki hemen her ders kitabında sana dair bir şeyler bulmak mümkündü. Harflerle resmini yapmaya çalışmak
İhsan Oktay Anar