"Edebiyat, hayatın aynasıdır... öyle ki bazen o aynayı kırıp bir de kendi yansımamıza şaşarız." - Oscar Wilde"

Öykü

Mayın Tarlası

Mayın tarlasındaydı ve bastığı mayınlardan biri patlamış yaralanmıştı…
Her an bir mayın daha patlayabilir ve ölebilirdi…

Yaprak

"Özür dilerim beklettim." diyerek aktardı yazısını bizlere sayın Uysal. Bir de bir önceki öyküsünün (Aşk İnsanı Üşütür Mü?) oldukça uzun bir süre en çok okunanlarda olduğunun farkında olduğunu belirterek okuyucularına teşekkürlerini sundu. Bu öyküsüne değinmek gerekirse de gerçekten derin bir hüzün görmek mümkün. Ama yine de bizleri üzmeme

Karabatak

Bata çıka yaşıyoruz. Ruhumuz dalıp gidiyor bir oraya, bir buraya. Sonra bir bakıyoruz ki bambaşka bir yerden çıkıvermişiz yeryüzüne...

Son

Dağın zirvesindeki köylerinden eşekleri ile yola koyuldular. Ağır aksak ilerlediler. Nihayet gün batmak üzereydi ki misafir olacakları baba dostlarının evine ulaştılar. Utana sıkıla kapıyı çaldılar. Sadece bu gece kalacaklar ve güneş ile birlikte ayrılaca

Bir Şehir Hikayesi

umutsuzluğun içine doğru yürüdüm, hava kararmaya başlamıştı. içimde korkunç bir hüzün çöreklenmişti nedense. ağlıyormuydum yoksa. hayır olamazdı. bu utanç verici. parkın içinden geçip minübüse binmek için caddeye çıkacaktım. tam o sırada inanılmaz bir şey oldu. evet oradaydı. yarısına kadar içilip atılmış bir su şişesinin yanında duruyordu. gözlerime inanamadım.

Ölü Monologlar

Açık kalan gözlerimi hareket ettiremiyor olmama karşın, sabitlendiği bölgeyi rahatlıkla görebiliyorum ve penceremin dışında tüm hızıyla akmayı sürdüren hayata dair seslerden tutun da evin mutfağı ve tuvaletinde bir delikten diğerine koşuşturan farelerin çıkardıkları tıkırtılara kadar herşeyi duyabiliyorum.

Başa Dön