Daha Sert Tokat
Işıkların hepsi birden aynı anda yanıyor, yine de seslerin ve görüntülerin sağlayabileceğinden öte, daha çok seyircilerden kaynaklanan bir coşkunluk bütün binayı kaplıyor.
"İnsanlık, 1 Nisan şakası gibi bir şey, ama kimse gülmüyor." – Douglas Adams"
"İnsanlık, 1 Nisan şakası gibi bir şey, ama kimse gülmüyor." – Douglas Adams"
Işıkların hepsi birden aynı anda yanıyor, yine de seslerin ve görüntülerin sağlayabileceğinden öte, daha çok seyircilerden kaynaklanan bir coşkunluk bütün binayı kaplıyor.
İçki almak ister misiniz? Şermin Ahmet'in gözlerinin içine dikti gözlerini
aşk eski günlerini özlüyor ve çaresiz olduğu için ağlıyordu. küçük bir çocuğa içini döküp bir parça rahatlamıştı.
Kemal Tahir
Öyküde rol alan kişiler ve rolleri:
Beyaz mantolu Kız-büyükanne, avcı
Kırmızı paltolu Kız-kırmızı paltolu kız, obur kurt, kırmızı palto, kırmızı kalp
Yeşil montlu kız-hiçbir şey, kırmızı paltolu kızın arkadaşı, mont
Her yıl, aynı gün, aynı fotoğraflara bakardık.Doğum günümde bir tek annemin yanımda olması, çocukken fena halde canımı sıkardı.Şimdi, bu durumun niye canımı sıktığını anlayamıyorum.O günü annemle geçirmekten daha anlamlı ne olabilir?Ben doğarken de, yalnızca annem ve ben vardık..
Birer birer gittiler yaşamımdan . Herbiri ayrı bir yaraydı , her biri ayrı bir yaşanmışlık, güzel ve çirkindiler , umutları , umutsuzlukları vardı , sevadaları vardı , en önemlisi insandılar , insan olmayı ve insanları seviyorlardı . Ben onları öylece sev
Mumun ışığı iç içe geçmiş üç halkadan oluşuyordu.En dışta sarı,içinde daha açık bir sarı ve onun içinde de mavi...Mavi huzme, ruh muydu yoksa huzur mu, yoksa Tanrım o sen misin?
Teknolojinin ilerlemesi ve medyanın toplumlar üzerindeki büyük etkisi sayesinde, insanlar gizil bir karmaşıklığa sürünmekteler. Daha hızlı düşünmek, daha çabuk davranmak zorundayız. Godot'yu bekleyen ruhlarla sarılmış benliklerimiz bile daha hızlı bekl
AŞK YA DA VATAN
“Bir yüce sevdadır içimde, adı Türkiye’m,
Kalbime nakşolmuş asla vazgeçemem,
Kahrolup, dönmemi bekleme annem,
Kutsalıma el uzatanı yok etmeden gelemem.”
1957 dünya kupası final maçına çıkmıştık, Fas'ta… stadyum onbinlerce kişinin bağırış çağırışıyla inliyordu.
Yorgundu...Otobüs boştu neredeyse. Yağmur çiseliyordu. Mayıs’tı..
Gerçekleri görmek istiyorsan eğer, önce rüya görmekten vazgeç...
Doğan Cüceloğlu