"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."

Öykü

O Zarif Sarışını Soyarken Ne de Mutlu Olurum

Yan yana dizildiler mı o güzelim sarışın afetler, Akdeniz Güzellik Yarışması yapılıyormuş sanırdım ben, sanki bana el sallıyorlar ya da öpücük atıyorlarmış gibi gelirdi. Kuruntu işte canım benimki de. Hiç karşılık beklemeden seviyorum ya ben onları. Hangisini koluma taksam öbürleri sanki bana küser imiş gibi gelirdi... Sesleri gelirdi

İlk Sosyalist Muhtar Fevzi Ağabey

Onu, işte bu 1970'li yılların ateş çemberinde, eylem birliği toplantılarında, dayanışma ziyaretlerinde tanımıştım.
12 Eylülün işkenceli, cezaevli yıllarını aştıktan sonra kimi toplantılarda rastlaşmış, dertleşmiştik.

Neredeyse Ruhumuzu Teslim Ediyorduk

Biz arkadaşla bir yandan terliyoruz, hem de sohbet ediyoruz. Neyse o arada keseci geldi, başladı bize elense çekmeye. Ya bismillah deyip önce bana bir girişti. Baştan fazla korkutmadı Allah var. Sonraları zaman ilerledikçe işin rengi değişmeye başladı, kuluncumu kırıyor, ellerimi arkaya alıyor, gerdiriyor, bir yandan da''Bağır abi bağır

İdam İsteriz

Bu çığlıkları duyduğum da kulaklarıma inanamamıştım. Ulu Tanrım bu gerçek miydi ? Bu sesler benim için mi çıkıyordu..

Tencereden Al Haberi (Öykünün Tamamı)

Tam on dört senedir sustum, hep içime attım, hiç konuşmadım ama artık canıma tak dedi ve o nedenle de bildiklerimi anlatacağım. Yoksa patlarım vallahi. Hem düdüklü değilsin, hem de patlamaktan söz ediyorsun dediğinizi duyar gibiyim. Haklısınız, patlama özelliği bizim akrabalarımız olan düdüklülere mahsustur. Benim gibi tencereler patlayamazlar, olsa

Kadirli'de Bir Gece

Heduye, kaderin her turlu tokadini yemiş bir insan. Doğumundan beri şansızlıklar, talihsizlikler, kadetsizlikler onu hic yalniz bırakmadı. Hep onun yanında oldu...

Sokarım Seni Şalvarıma Çıkarırım Tozpembe

İmdat, ırzıma geçiyorlar. Namusum elden gidiyor. Yetişin…
Ne alakası var şimdi. Aklıma karpuz kabuğu düşürdü salak.
-Şalvarında ne varsa çıkar, şuraya koy, dedim. Masayı gösterdim. Hiç niyeti yok.
O hala bir fırsat kolluyor. Şaşkınlığımdan yararlanıp kaçacak. Pencereler demirli olmasa uçup giderdi zaten.

Aksilikler

Sabah erkenden ustalardan bir telefon geldi. Ağabey, tutkallar yok dedi. Hemen geliyorum dedim. Arkadaşa gittim. Arkadaş, dükkânda yok. Dükkâna bakan genç bir çalışan var. Soruyorum. Ustan nerede? Cevaplıyor: Ağabey, ustam dışarıda. Öğleden sonra ancak gelir.

Başa Dön