Başımızın Eti Hamur Ahmet
Kafesinden yeni çıkmışçasına önce bakar şöyle bir gözlerinin içine , ardından eski şaşkınlığına geri dönüverir ...
"Gerçekler, giysilerini soyup ortalıkta dolaşmaktan korkmayan hikayelerdir." – Terry Pratchett"
"Gerçekler, giysilerini soyup ortalıkta dolaşmaktan korkmayan hikayelerdir." – Terry Pratchett"
Kafesinden yeni çıkmışçasına önce bakar şöyle bir gözlerinin içine , ardından eski şaşkınlığına geri dönüverir ...
Farklı bir beden, aynı bakış açısı ve yine bildiğimiz hayat.
Gagasında kundağa sarılmış bir bebek taşıyan; konacak baca arayan bir leyleğin kabarma resmi işli, tahtadan, dört köşe kumbarayı babam bir iş dönüşü evrak çantasından çıkarıp önüme koymuştu.
Yaşar Kemal
Sabah oldu canım uyan. Gözbebeklerini görmek istiyorum. Yeni bir gün, yeni bir ten, yeni heyecanlar demek isterdim yüreğim sıkışmış sana bakmaya doyamamanın
Hayati mesajlar siz nerede, nasıl olursanız olun gelir sizi bulur.
Çamur yaptı yapışık. Çamurdan bir baş,başa bir gövde,gövdeye kol, bacak...
Aynı tarz ilişikiler içinde kayboluyoruz da farklı sanıyoruz kendimizi. Aslında benziyoruz öyle değil mi? Herkes bazen bizim kadar geçimsiz bizim kadar kıskanç bizim kadar farklı değil mi?
Tepside iki tane bardak var: Demek kadın da çay içecek... Doldurup içiyorlar, içiyorlar. Birbirlerine gülümsüyorlar. Tek kelime etmiyorlar... Kadın hâlâ kocasının kucağında oturuyor. Kadın hâlâ limon kokuyor.
Sessiz bir haykırışı duymak,gözükmeyen bir pişmanlığı görmek isteyenlere...
Doğan Cüceloğlu