Kemanım
sen, saklarsan korursan önemli olan tüm değerleri...
saklayıp koruyacaktır da layığı oldukların, önem verdiklerin, önemli oldukları kadar da seni...
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
sen, saklarsan korursan önemli olan tüm değerleri...
saklayıp koruyacaktır da layığı oldukların, önem verdiklerin, önemli oldukları kadar da seni...
şansımı deniyorum. Ve hayatıma dahil olun diyorum. Gelin içeri misafir edeyim sizi öykümde
Bu kısa bir hikaye olacak diye başladı yazmaya. Kısa bir hayatın kısa bir hikayesi. Karakter tamamen hayaldışıydı aslında ve hayatını kısa yapacak olan da karakterin kendisinden başkası değildi...
Sen göremezsin saçlarına kurdelalar bağladığın kızının büyüdüğünü. Aynaya her bakışımda duyduğum ıstırabı, gözlerimde hiç düşmeyecekmiş gibi duran hüzün bulutlarının verdiği yükü bilemezsin...
Geceleri karanlıktan, yağmurda şimşekten, uykuda kabustan hala korkarım. İlk günkü gibi muhtacım sana aslında..
Haksızlık eden, haksızlık ettiği kişinin bu haksızlığı kaldıracak kadar güçlü olduğunu mu düşünür yoksa güçsüz birine haksızlık edecek kadar aciz midir?
Take this migraine everywhere I go
Take the fast lane everywhere I go
Take this migraine everywhere I go
Someday, gonna take it slow
Dünya tarihinde sayısız başlayan ve biten aşk hikayeleri vardır, bu çöplüğe katkıda bulundum belki. Bu hikayeleri yaşayanların gösterdiği semptomlar aynıdır, istediğin kadar kendini yücelt. Ama her aşk kendini biricik kılarak ışıldatır yeryüzünü, gökyüzünü. Bir kadın bir erkeği sever, çok sever. Dışarıdan kurulacak her cümle kesinlikle stratejik bir dilin
Neden diye sordu genç adam. Yanit basitti.
\- Sarap alacagim…
Genç adam, yanindaki kendinden biraz daha büyük olan hala oglu ile bakistiktan sonra adama döndü ve…
-Veririm ama bir sartim var…
Nedir diye sordu adam…
Bu konuşmanın sonrasında bana üzümlü kurabiye ikram ettiğini ve bir zamanlar yaptığı nefis kurabiyeleri anlattığını hatırlıyorum. Kendi yaşamı ile ilgili bir şeyler anlatırken birden sıradan konulara geçivermesindeki ustalık beni şaşırtıyordu.
Gece,ucuz ve nahoş rayihalarla doluyken ay işveli ve oynak bir kadın edasında tavırlar sergiliyor ışığı müstehcen ve davetkar öpücükleri yolun kıvrımlarında arsız bir sırıtışken bir de yağmurun sesleri rüküş havanın kokoşluğunda kendine yer ediniyor anıların fısıltıları rüzgarın kahkahalarında boğulurken adamın adımları unutulmaya yüz tutmuş birininki gibiydi.
Kollarını kaşıdı. Bakmayı unuttuğunu farketmiş gibi aniden döndü, kedilere baktı. Bir şeyler mırıldandı. Tekrar yanıma geldi.
-Simit vereyim, abi? Çok taze.
-İyi hadi ver bir tane.
Mum alevi ışığında, derin duygularının gelgitleriyle boğuşurken yanına yaklaşan Sevda’nın farkına varmamış, öyle ki elinde tutmuş olduğu kadeh de boşalalı uzun zaman olmuştu. Salona girdiğinde, arkadaşının oturduğu masayı görüp yanına doğru yaklaşan Sevda, ilk bakışta tatsız bir şeylerin yaşandığının farkına varmış ve bu durum karşısında nasıl bir tutum
Herkes aslında alternatif bir katil adayı olabilir.Saplayamadığımız gözü kör bıçaklar karşıdaki bedene değil hayatımızdaki varlığına saplanır...
Hangi kentin hangi yüreğinde yaşadık, sevda dediğimiz yanlışları? Artık hatırlamıyorum.
Aklıma geldikçe canımı yakan bir şeyler var hâlâ. Neler olduğunu asla öğrenemeyeceğim sorulara eklenen, kime olduğunu çoktan unuttuğum özlemler.
uçurtmam gökyüzünde asılı kalır,
yolluk birkaç bahane bulunur;
ve gitmeler gelir giderim....
Şebnem İşigüzel