Etki Altında Kalır Mısınız?
İnsan nekadar mükemmel yaratılmış!.. Bir anlayabilse bunu, ya da daha doğrusu anladığını sandığını gerçekten anlayabilse...
"Bugün 20 Nisan 2026, saat 03:00. Henüz bitmemiş bir romanın bitmemiş bir cümlesi gibi..." – Virginia Woolf (kurgusal)"
"Bugün 20 Nisan 2026, saat 03:00. Henüz bitmemiş bir romanın bitmemiş bir cümlesi gibi..." – Virginia Woolf (kurgusal)"
İnsan nekadar mükemmel yaratılmış!.. Bir anlayabilse bunu, ya da daha doğrusu anladığını sandığını gerçekten anlayabilse...
Zengin insanlar niye ederinin çok üstünde fiyatlar ödeyerek hizmet aldıkları yerlere giderler? Çünkü ancak o fiyatları ödeyebilecek kendilerine benzer finansal güçte insanlarla bir arada olmak isterler. Bir 'mahalle' oluştururlar kendilerine ve o mahallede bir baskı vardır.
Ehil bir insanı, başarılı olacağını düşündüğünüz ve ülkeye çok fayda sağlayacağına emin olduğunuz bir pozisyona tavsiye etmekten kaçınır mısınız?
Savaş, akla gelen her şeye sahip olmak ve bunları öteki nden korumak için, gücü elinde tutmak isteyen; cehaletle yoğrulmuş bir üstünlük duygusuyla saldırganlaşan insan ya da toplumların yakalandığı korkunç bir hastalık halidir.
Zorunda kalırsa insan tamamen su ortamında yaşamaya da adapte olabilir.
Ama büyük çaplı, dünyanın büyük kısmının nükleer kirlilik altında kalmasına sebep olabilecek bir nükleer saldırılar zinciri mümkün. Böyle bir zincir herhalde bir günü aşmayan bir sürede olup biterdi. Bu kadar hızlı ve köklü bir olay giyotindir.
sessiz ve derin bi haykırış, ağlarken sakız çiğnemek göz yaşının dudağa teması ve sonrasında sakızda hafif tuzlanma.
sakin daha sakin daha huzurlu ama derin bir nefes öncesinde, elindeki sigarayı kül tablasına bırakıp.
Ben senin için sonsuzluğa açılan kapıyım; sen de benim için öylesin, benim sonsuzluğa açılan kapımsın, diyecek bir aşk, maşuk istiyorsan ona doğru da gidersin belli mi olur? Ama eğer ateşi avuçlayabilecek bir yürek elin varsa
ey yüreğine hüznü eken
ç o c u k!
savur korkularını
kınından kasvet akan yaşama...
Yaşadığımız çağa mısır çağı da denilebilir. Çünkü yediğimiz et: mısırdan, ekmek mısırdan içtiğimiz içecekler mısırdan yapılıyor. Yani raflarda gördüğümüz yüzlerce ürünün ham maddesi mısır bitkisidir. Mısır sektörünü elinde bulunduran güç ise; her şeyi elinde bulunduran insanlığın gidişine yön veren en büyük emperyalist güçlerdir.
Bu metin, modern hayatın acımasızlığı karşısında insanın yalnızlığını ve iç dünyasını anlatıyor. Düşüncelerin, söyleyemediklerimizin ve içimizde tuttuklarımızın ağırlığını vurguluyor. Sahte dostluklara kanmamayı, düştüğünde kalkıp devam etmeyi ve en önemlisi kimseyi kendimiz gibi bilmemeyi öğütleyen, hayatın gerçeklerine dair derin bir düşünce akışı sunuyor.
İşte bana göre dönüm noktası sayılan bir dönem bu dizinin ekrana gelmesi ile başladı.
DALLAS adlı bu dizi cam renklenmeden hayatımıza büyük bir renk katmaya başlamıştı bile.
Zamanlama mükemmeldi. Çok sonraları anlaşılacaktı ki; korkuları olan ümitsiz Türk halkına bu filmi sunmak hedefi 12’den vurmak
Bir anda bir ambulansın sireni, sadece davulun sesini değil, köyün bile nefesini kesiyor. Köye aniden giren yeşil renkli arabaları kimsenin gözü görmüyor. Ambulans saniyeler sonra düğünün ortasına giriyor. Gökyüzü yavaş yavas kararmaya başlıyor. Kuşlar bir anda izini kaybettiriyor. Sonsuzluğa doğru kanat çırpan kınalı kuşlar.. Sonsuzluğun da sonunu hatırlatır
Bu benim için mana ve anlam ifade eden eserlerden bir tanesi olacağını hayal ediyorum.
Orhan Pamuk