Balkonlara Asılmış Biberler
\- Yaşı küçük ama kalemi güçlü Sevgili Duygu Ergun’a.........-
"Bütün kitaplarımı yakmaya karar verdim. Sonra anladım ki, o zaman neyi yakacağımı da yazmam gerekecekti." - Franz Kafka"
"Bütün kitaplarımı yakmaya karar verdim. Sonra anladım ki, o zaman neyi yakacağımı da yazmam gerekecekti." - Franz Kafka"
\- Yaşı küçük ama kalemi güçlü Sevgili Duygu Ergun’a.........-
Kelime-i Şahadet söylerken Peygamberimizin(sav)önce kulluğunu söyleriz.
sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin”
Yukarıdaki dizelerle başlayıp biten şiiri hepimiz biliriz. Abidin’ e bu soruyu soran Türk şiir ustası Nazım Hikmetten başkası değildir...
Bir 15 yıl daha bu değişen kadın profilinin ekmeğini yiyecekleri ortadadır ama sonrası Amerika’nın yeniden bekarete önem verip, çekirdek aileye dönmesi gibi olacaktır, biz de “Ah nerede hata yaptık!?” diye dövüneceğiz.
Hayallerimiz hiç gerçekleşmeyecek olmasına rağmen bizi hep mutlu etti.
Geniş meydanları, tüm şehrin sana gülümsediği büyük parkları olan bir kentin yok ki! Kendi şehrini bir kral gibi seyredeceğin taştan heykellerin yok ki senin! Kendinden kaçmak istediğinde, yorulduğunda ve özlediğinde buluşabileceğin bir ormanın yok; ağaçların sesini dinlemek istiyorsan vermen gerek iki lirayı!
“Birbir uzaklaşıyor sevdiğim insanlar
Ne zaman bir dosta gitsem
Evde yoklar…”
Sosyoloji hocası terminolojimize 'mahalle baskısı' diye bir kavram sokmuştu hani!İslamcı entelentsia'da doğasına uygun olarak, bunu inkar etmiş;'Böyle bir şey yoktur!' demişlerdi.
Geriye dönüp baktığımızda haksızlığa, yozlaşmaya, çürümüşlüğe, arabesk yavşaklığına karşı duran; halkın iyiliği, güzelliği için onun değerlerini evrensele katmaya çalışan sanatçıların sürgün yediğini, hapse atıldığını ve daha kötüsü yakılarak öldürüldüğünü görürüz. Yani bizim arabeskimiz (!) evrenseli dışlayan; ırkçı ve ümmetçi bir anlayışın sonucudur.
Beyninize hükmedebildiğiniz gün, başaramayacağınız hiçbir sınav olmadığınızı göreceksiniz.
Oğuz Atay