Açık - İtiniz
Hoşgeldiniz,kapının önünde vitrine bakarken dalıp gittiniz,buyrun içeri gelin,nasıl yardımcı olabilirim,ne istemiştiniz?
"Gelecek mi? Ben henüz dünkü kahveyi bitiremedim." - Franz Kafka"
"Gelecek mi? Ben henüz dünkü kahveyi bitiremedim." - Franz Kafka"
Hoşgeldiniz,kapının önünde vitrine bakarken dalıp gittiniz,buyrun içeri gelin,nasıl yardımcı olabilirim,ne istemiştiniz?
Kadını özgür olan toplumun erkeği de özgürdür, özgür aşklar sevgiye kolay dönüşür, yetiştirilen nesiller sevgiyle büyür…
Sevgiyle büyüyen nesillerin düşünceleri özgürdür, özgür beyinler çözümler üretir, işinde başarılıdır, buluşlara imza atar!
Çocuklar gereksiz yere korkmaz!
Utanmaz…
Hapsolmaz!
Genç Bakış'ta gençleri izliyorum. Gözlerimin önünden bir film geçiyor. Yirmi küsür yaşında gençler Cengiz TOPEL'leri, kürt meselesini, türbanı konuşuyor.
Biz "idealler" ile büyüdük,büyütüldük..
"Dava" dediğimiz manevi emziklerimiz vardı..
Kimi zaman "Yeniden Büyük Türkiye" ,
Kimi zaman "Milliyetçi Türkiye" ,
Kimi zamanlar da "Bağımsız Türkiye" diye attığımız sloganlar..
Bir topluluk nasıl katmanlı bir (uygar) topluma dönüşür? Katmanlı yani sınıflara ayrılmış; toplumu oluşturan insanlar arasında farklılaşma ve ayrım (kategorizasyon) olmuş. Bunu sağlayan nedir? Katmanlı bir toplum, eşitlikçi bir toplum mudur?
Bu sözlerim, TRT programlarında son birbuçuk yılda gördüğüm esaslı program değişiklikleri üzerinedir. Konuyu daha genişletebiliriz.
Organik doğanın en temel yasalarından biri eğitimdir..Organik doğayı oluşturan her canlı türü, yaşamını ve türünü sürdürebilmek için, doğal organik yasaların bilgisiyle sınırlıdır..
Ülkemiz dünyanın incilerindendir.
Dört mevsimiyle ferah iklimi, her türlü nebatatı ile doğal bir sera ve çeşitli hayvanatı ile sınırları geniş bir hayvanat bahçesi, denizi, sahili, dağı, taşı, vadisi, ovası, boğazı, kanyonu, yeşili, mavisi ile 784 bin km karelik estetik bir tablo hüviyetindedir.
“Oğlan anası kapı arkası, kız anası minder kabası”.
Atasözleri, toplumların yaşam biçimlerinden doğarlar ve ağızdan ağza dolaşarak sahip oldukları üç – dört sözcükle bir çok yaşanmış öykü anlatırlar. Değil mi?
Bu metin, modern insanın gerçeklik algısındaki çarpıklığı eleştiriyor. Görmek yerine duymaya inanıyoruz, sahte dostlukları gerçek sanıyoruz. Herkes bir maske takıyor ama kimse bunu kabul etmiyor. Yalanlar o kadar süslü ki gerçekleri göremiyoruz. En çok güvendiğimiz kişiler tarafından yaralanıyoruz. Çağımızın en büyük yanılgısı: görünüşe aldanmak ve içi boş ilişkilere
Her zamanki gibi bir gunun sonuydu. Yoldan gecenlere dilendigim, onlara dualar okumak zorunda kaldigim ve karsiliginda sadece uc - bes kurus aldigim bir gundu.
doğal olarak korkuyor kadınlarımız...diğer tarafta hayat var: güzel, kutsal, dokunulmaz saydığı...özlem içinde ama özleminden uzak!..
Heeyyy Hocalar!
İnsanlara; “günahlarımız kadar yandıktan sonra cennete gireceğiz” diyen/diyebilen hocalar!..
İnsanlara; “günahlarımız kadar yandıktan sonra cennete gireceğiz” diyerek insanların günah işlemesine kapı aralayan hocalar!...
Siz hala “günahlarımız kadar yandıktan sonra cennete gireceğiz” diyenlerdenseniz, biliniz ki;
Bakara Suresinin 81. ayetinde:
Orhan Pamuk