Eğitim Şart!
Bunlar hepimizin bildiği temel konular, ama tekrar bir keyifli vurgulama yapmaktan bir zarar gelmez!
"Yazmak, bir yandan da dünyanın ne kadar aptal olduğunu kanıtlama çabasıdır." - Terry Pratchett (Kurgusal)"
"Yazmak, bir yandan da dünyanın ne kadar aptal olduğunu kanıtlama çabasıdır." - Terry Pratchett (Kurgusal)"
Bunlar hepimizin bildiği temel konular, ama tekrar bir keyifli vurgulama yapmaktan bir zarar gelmez!
Yüce Allah Kutsal kitabımız Kuranı kerimde şöyle buyuruyor Aldatıcılar sizi Allah ile aldatmasınlar. (fâtir 5). Bu aldatıcılar her alanda olduğu gibi günümüzde en çok ticaret ve siyasette baş göstermektedir. Kişilerin ameli, dini inancı, etnik kökeni ne olursa olsun. Adil ve adaletli değilse, vicdan ve merhameti tek taraflı çalışıyorsa
Kalabalık, mahşer gibi bir toplumda yaşıyoruz. İnsanın anlaşılması veya anlaşılmamasından daha önemlisi insanın anlaşılır gibi davranması, oturup kalkması, görünmesi daha önemli değil mi?
Hiç kimse haksız olduğunu kabul etmez, kabullenmez. En azılı bir hırsıza, en acımasız bir katile de sorsanız, kendisini haklı gösterecek bir takım sebepler ortaya atacaktır.
Herkes yaptığının iyi ve doğru olduğunu düşünür. Gasp, terör, çete ve mafya... gibi işlerle ilgilenenlere de sorsanız, kendince haklı sebepler ileriye
Nâzım Hikmetin düşüncelerine inanan insanlara sözüm: Bırakın olduğu yerde kırılmadan, dökülmeden saygı görsün, dünya emekçileri adına rüzgâra karşı yürüsün. Materyalist ya da metafizik dünya görüşü yanlılarının her ikisi de: evrende her yerin aynı olduğunu düşünürler. Biri doğa adına, diğeri tanrı adına, bu iki görüşte de insanın bedeninin nerede
Heeyyy Hocalar!
İnsanlara; “günahlarımız kadar yandıktan sonra cennete gireceğiz” diyen/diyebilen hocalar!..
İnsanlara; “günahlarımız kadar yandıktan sonra cennete gireceğiz” diyerek insanların günah işlemesine kapı aralayan hocalar!...
Siz hala “günahlarımız kadar yandıktan sonra cennete gireceğiz” diyenlerdenseniz, biliniz ki;
Bakara Suresinin 81. ayetinde:
Cahiliye toplumlarında ‘hayatın bazı kesin gerçekleri’ olduğuna inanılır. Onlara göre ‘büyük balık küçük balığı yutar’, ‘iyilik yapmak saflıktır’, ‘doğru söyleyen kaybeder’, ‘para her kapıyı açar’…İşte bunlar ‘hayatın gerçekleridir’. Bu çarpık prensipler cahiliye insanlarının yaşamlarına yön verir.
Yönetim ve yönetim ahlakı üzerine semavi kaynakları bir tarafa bırakacak olursak ilk bilimsel
denemeler ve yazılar Antik Yunana kadar uzanmaktadır..Sokrates ve öğrencisi Platonun
Devlet ve devlet yönetimi üzerine ortaya koydukları çalışmalar ve sisteme karşı
sergiledikleri manifesto ve Sokratesin bedel olarak hayatıyla ödediği
-Evin reisi babadır.
-Baba içeri girdiğinde onun koltuğu hazırdır.
-Televizyonun kumandasını baba kullanır.
Kendilerine aykırılara düştüklerinde bile hep kendileri oldular, yaralansalar da; hiç utanmadan…
Kim Demiş Avrupa İnsani Medeni,
Ne Edep Kalmiş Ne Haya çırılçıplak Bedeni,
Açmaksa Bedeni Olmaksa Medeni,
Desene Hayvanlar Dahada Medeni
Bir topluluk nasıl katmanlı bir (uygar) topluma dönüşür? Katmanlı yani sınıflara ayrılmış; toplumu oluşturan insanlar arasında farklılaşma ve ayrım (kategorizasyon) olmuş. Bunu sağlayan nedir? Katmanlı bir toplum, eşitlikçi bir toplum mudur?
Kanaatimce bu gibi dizilerin iki amacı var. Dışa Dönük amacı dünyaya özelde Amerikan, genelde Hıristiyan Kültürü’nü tanıtmak, dostluk, paylaşma, aile gibi kavramlar etrafında Amerikan kültürünü sevimli hale getirme. İçe dönük amacı ise çökmüş olan amerikan aile yapısını bu gibi yapımlarla güçlendirmek.
Osmanlı Devleti ordusunda askerin moralini düzeltmek için değişik yollara başvurulurdu.Mehter takımları askerin coşkusunu artırmak için önemli bir vasıtaydı.
İnsan hayatı gel git üzerine kurulu olduğuna göre insanı yaşam dengesini bozan görünen görünmeyen kaygıyı oluşturan ve korkuyla bütünleşen hayati örneklere geçebiliriz.
Eee, ne dersiniz, kolay mı bahara yelken açmak? Bakmayın siz, sırtınızı kızdıran güneşe, şen şakrak daldan dala konarak ötüşen, tomurcuk derdine düşmüş ağaç dallarıyla flört edenlere...
Ve sadecesadece dostluğuna güvendiğim dostumun, çaresizce boşlukta sallanan avuçlarına,
Yüreğim uzanmıştı
Yalnız ve çaresizliklerine ortak olan
Sadece ağlayan yüreğimdi, onların avuçlarında olan
Bu metin, Osmanlı'nın yıkılışıyla oluşan büyük tarihsel boşluğun günümüze yansımalarını ele alıyor. Avrupa'nın akıl bunalımı ve Doğu'nun yaraları arasında sıkışan insanlığın durumunu sorguluyor. Yazı, tüm acılara rağmen insana ve umuda inanmanın gerekliliğini vurguluyor. Her krizin aslında yeni bir başlangıç olabileceğini hatırlatarak, varoluşsal bir çıkış yolu sunuyor.