Kuşlar,dişiler ve Kadınlar
Kuşlar anlamsızlaştı,kadın erkekleşti,tutkuyla sevilmeyen bedenler çoğaldı..
"Yazmak, bir hayaletle satranç oynamak gibidir. Bazen kazanırsın, ama asla gerçekten yenemezsin." - Stephen King"
"Yazmak, bir hayaletle satranç oynamak gibidir. Bazen kazanırsın, ama asla gerçekten yenemezsin." - Stephen King"
Kuşlar anlamsızlaştı,kadın erkekleşti,tutkuyla sevilmeyen bedenler çoğaldı..
Rüyaları çalınmış gecelerde sevdim seni. Yetim cocukların kirlenmemiş düşlerinde büyüttüm seni. Lacivert okyanuslara uzanan umuttu gözlerin. Korkularımı yüreğinde emziren bir imkansız sevdaydın sen.
aşkın değişmeye mahkum yüzlerinden
sonu gelmeyecek kimsesizlik haline ithafen....
Bu yazı uzun bir hiyakenin bir parçası olmakla birlikte aşkın nasıl bir boyuta geldiğini gözler önüne serecek sizler o cümleleri okurken...
... işte böyle olmalı sevgi aşk... aynı olmadan bir olmayı sağlayan huzuru içinde hissetmeli...
ben siyahın en şehvetli halinde iken kırmızının en karanlık tonajında gözyaşlarımla yıkadım tüm ruhumu...
ben bir parça kırmız ve bir parça siyahla bir tutku yarattım...
Zaman kendini kovaladı. Mevsimler geldi çattı. İklimlerin dengesi bozuldu. Yazları bile üşür oldum. Hoş, gidişinden sonra hep üşüdümya.
Simit kokusu, martılar, sigara, kağıtlar uçmak üzere hayallerimle... Birazdan denizin oratsında bulacağım kendimi ama bulamayacağım içimin ortasında seni.
Şimdi durup yüreğime sorduğumda tüm bunları bilseydin yinede atarmıydın o son adımı diye bırakın cevabı sesimin yankısını bile duyamamaktayım; ama adını aşk koydum bu oyunun bir sonraki adımın bana nelere malolacağını peşin bir hükümmüş gibi çakıp alnıma, aldanıyorum birkez daha bu masala...
Her bir martı ona yok olan umudunu getirdi,çıkaramadığı sesini,konuşamadığı cümlelerini ve az evvel kıyıda bıraktığı bir çırpıda silinen yaşanmışlıklarını.
Aşkta mutluluk yok, aşktaki mutluluğu, aşkı yaşayan kahramanlar yaratır. 18 yıl sonra bile olsa.....
Yüreğimden apansız sıçrayışlar gibi giderken sen, gülümseme değildi o dudağımdaki kıvrım. Öptüğün yerde bıraktığın izindi, gör ve hatırla istediğim...
Şimdi beni iyi dinleyin. Gözlerimin arkasındaki kum fırtınasının rüzgarını merak edenler, iyi dinleyin. Her fırsatta “Nerdesin, aklın nerde?” diye soranlar, iyi dinleyin. Dünyanın yanlızca bilinen karalardan ve denizlerden ibaret olduğunu sananlar siz dâhi iyi dinleyin. Birazdan öğreneceksiniz siz yanlızlığıma tecavüz etmeye çalışırken nerede olduğumu. Ama önce hepinizi uyarmalıyım
-Ya korktunda ne oldu söylemedin ne oldun paylaşmadın ne oldu,
-Bak işte kül oldum ve üzerime basıp geçtiler...
Şiir yoruldu!
Şimdi saçlarının kokusu yok düşlerimde, paramparça etti beni kimsesizliğime sarıldığım sahilde sensizliği getiren denizin rüzgarı…
Ve titreyen yalnız sesim değil artık!
Kış çok sert geçti!
Hiç olmadığın kadar yoktun hayatımda ve belki yaşadığım bir hayat bile yoktu.