Benim Olmasanda Olur!
Güneşin batarken doğamaması gibi bu, terk ediliş ama yeni bir diriliş; güneş yerini ay’a bırakmaz mı, ay ışığını güneşten alsa da yine de geceyi aydınlatmaz mı?
"Yazmak, bir hayaletle satranç oynamak gibidir. Bazen kazanırsın, ama asla gerçekten yenemezsin." - Stephen King"
"Yazmak, bir hayaletle satranç oynamak gibidir. Bazen kazanırsın, ama asla gerçekten yenemezsin." - Stephen King"
Güneşin batarken doğamaması gibi bu, terk ediliş ama yeni bir diriliş; güneş yerini ay’a bırakmaz mı, ay ışığını güneşten alsa da yine de geceyi aydınlatmaz mı?
Aşk da gelincik gibidir. Ayrılık hemen boyun büktürür. Acıyla canlı kalır aşk. Ve insanın görüntüsü, gelinciğin yapraklarını dökmesi gibi solgunlaşır, değişir.
Şimdi ayrı hikayelerin ayrı cümlelerinde, ayrı sevdaları taşıyoruz anlam diye.....
...Bir gün daha erişiyor karanlığa, saat nerede ise beş. Şimdi böyle mi olmalıydım, yalnız mı kalmalıydım, çaresiz mi olmalıydım? / Seni anlayamadıysam, / Sen anlatmadın! Anlatamadın! ANLATMADIN!
Acı bazen umutları yok eder ya;bir sevgiye ihtiyaç duyarız.hiç yoktan bir sevgi.Sıkıca sarılamk ve sarmak isteriz.Gözyaşlarını kalbimize hapsederiz.Kaldıramayacağını bildiğimiz halde bütün acıları kalbe yükleriz.....
Seninleyken hayat mayın tarlasında en çok bombayı bulmaya çalışırken yenilmekten bile zevk almak gibi. Sırf seni görebilmek için sabahın köründe kalkıp hazırlanmaya çalışmak, karlı bir günde seni ansızın karşımda görmek kadar heyecan verici. Her an, sende
''Günlüğünde tanıştığımız günden bu yana her şey yazıyordu eve gelince beraber okuyup eskileri yad ettik, mavi kareli gömleğim de dolapta ve ben sadece evde baş başa yemek yerken giyiyorum, şu an eşim tarifini unuttuğunu keki yapmaya çalışırken ben bu satırları yazıyorum ve kalkıp birazdan kek yapmasına yardım edip
Hasat zamanı heybeleri dolu olanlardı onlar, törensiz ve kefensiz ölüp varlıksız ve bedensiz yaşayanlardı. Yürekleri kurban olsa da hayatları destan olmuştu hani onların.
Sana sonsuz kelimelerle yazmak isterdim.Denizleri mürekkep,ağaçları kalem yapıp Yaratıcıdan mühlet üzerine mühlet isteyip can vermemi uzatarakşu bedbaht ömrümü sana sonsuz kelimelerle yazmak isterdim.Bütün ovaları kağıt yapıp üzerine yazmak isterdim.Lakin
Bir erkek ve bir kadın…
Nedir onları bir arada tutan, nedir onları hem bu kadar zıt, hem de birbirine bağlı kılan…
Aşk duyarlılık gerektirmez mi?
dokunma satırlarıma aklından bile geçirme/ne doğrum senin doğrun ne yanlışım yanlışın
Sermayesi su olanın, zikri duruluk oluyor. Hep onu hatırlatacak bir yol buluyor ve oracıkta sızıp kalıyor yorgun ruhum...
Küçücük omuzlarıma kocaman bir ailenin sorumluluğunu yüklediğinde vazgeçtim aşktan. Çocuksu düşlerimi de beraberinde götürdüğünde öğrendim aşkın acı halini.
Bedenim diz çökerken toprak zemine, ruhumu şad eden nefesin çoktan aldı aklımı, dualarım hayatlandı. Senin cümlelerinle kefeni yırtan duygularım yolunu tuttu sana kanatlandı. Kader sevine dursun bizi geç karşılaştırdığına lakin sen içimde biriktirdiğim ve bekareti bozulmamış aşk inancımın duvağını kaldırıp alnından buselendirensin. Unutma unutama diye, en soğuk kışlar
Karlı bir gece kalbimi kaldırımlarda bulan tüm dostlarıma ithafen bir mektup bu aslında...