"Gelecek, şimdiki zamandan ödünç alınan bir borçtur; faizi genellikle pişmanlıktır." - Ambrose Bierce"

Büyük Gün

Biz olarak yaşayamadıklarımız, kısa metrajlı filmler gibi yaşandıkça, yaşamdan çalınmış kısa zamanlarda; hayat filmimizin senaryosu yazılıyor sanki; daha provalarında oscarı almışçasına.

yazı resim

Yaşandıkça artan, arttıkça daha da yaşanası olan; hayatlaştırılmış bir aşkın gitgide büyüyen dünyasını mesken ediniyor ruhlarımız. Gerçeği gören göz, aşkı hisseden ruh bedenlerimizi de çağırıyor dünyasına.
Bedensiz, temassız sevişmeler yetmez artık ruhlarımıza eskisi gibi. Onlar hiç yaşanmamış, sadece ruhlarımıza yaşatmaya çalıştığımız hayal çabalarımızdı.
Gerçek anlamda bedenler kavuşunca birbirine; yaşananlar ve hissedilenler hayallerin çok ötesinde.
Her dokunuş hayat barıdırıyor ve o hayatı bedenlerimize yüklüyor. Bedenler tanışınca hayatla; gerçekle yüzleşiyor ruhlarımız.
Biz olarak yaşayamadıklarımız, kısa metrajlı filmler gibi yaşandıkça, yaşamdan çalınmış kısa zamanlarda; hayat filmimizin senaryosu yazılıyor sanki; daha provalarında oscarı almışçasına.
Büyük gün:
Vizyona gireceği gün olacak. O bizim hayatımızın filmi olacak.
SENİ ÇOK SEVİYORUM.
SENİNLE DORUKTA DOLUNAYI SEYRETMEK İSTİYORUM.

KİTAP İZLERİ

Öyle miymiş?

Şule Gürbüz

Şule Gürbüz’ün Zaman ve Anlam Arasındaki Yankısı Bir kitabı roman yapan nedir? Belirli bir olay örgüsü, gelişen karakterler, diyaloglar mı? Şule Gürbüz’ün “Öyle miymiş?” adlı
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön