Gölegeleri Sevmek...
Yaşam böyle mi gerçekten? Yani gerçeklerle yaşayamayanların sığındığı
yer gölgeler dünyası mı? Asıllarının sürekli dinlendiği, gölgelerin ise hep çabaladığı bir dünya...
"Yazdığınız her kelime, okunmayan binlerce kelimenin hayaletidir. İyi uykular!" — Franz Kafka (kurgusal alıntı)"
"Yazdığınız her kelime, okunmayan binlerce kelimenin hayaletidir. İyi uykular!" — Franz Kafka (kurgusal alıntı)"
Yaşam böyle mi gerçekten? Yani gerçeklerle yaşayamayanların sığındığı
yer gölgeler dünyası mı? Asıllarının sürekli dinlendiği, gölgelerin ise hep çabaladığı bir dünya...
Ve aramızda duran o kadehin anlamını daha iyi anlıyordum. Bir ayrılık sadece bir ayrılıktır ve yeni bir sayfanın başlangıcıdır. Ama her son mutlaka o yazgının başlangıcı kadar saf ve onurlu olmalıydı.
Mecali kalmadı kalemimin.Nasıl yazarım gidişini?
Puslu camlar gibi görüyor gözlerim.Hani nerelerdesin benim gökyüzüm???
Aşkın orta yerindeki "şın" düştü kaderime . Gafletler içerisindeyim.Muamma hallerimle masumiyetime gizlendim. Safiyetler içerisinde olan naif yüreğin geldi aklıma ......
Temmenniler yetermi? isimli denemenin devamı niteliğinde yazdım. ALıntılar 'Evrensel İnsan' Ergün Arıkdal
Valiziniz toparlanmış eşyalarınız öylece bir köşede mahzun bir şekilde size bakmaktadır. Şöyle etrafa son bir kez bakıp içinize derin bir nefes çekersiniz. Kapıdan çıkardığınız son eşyadan sonra kapıyı kendi ellerinizle yüzünüze kapatırsınız.
Vuslatı yaşamadı hiç bir gecenin bitiminde bu gönül... Sadece özlemi sevdi, hasreti yudumladı, aşkı tek kişilik yaşadı...
Ve sonunda vuslatın olmadığı özleme son veda busesini verdi.
Önce inkar edersin,hayır dersin sonra kabullenme başlar,Tanrı’ya inanmadığına lanet eder, bunların hiç olmamış olmasını istersin..Artık çok geç der bir taraftan kalbin diğer taraftan bu işin kimyasını bozacak yollar arar aklın...
Dingin bir liman gibidir gece oysa sığınmamıza izin verir ama yinede ne kadar kaçabiliriz kendimizden ne kadar saklayabiliriz içimizde biriktirdiklerimizi?
gitmeseydide olur muydu aynı şey acaba?
Gecenin bir vakti çaldı telefonum. İrkildim. Uyandım uyuyamadığım uykumdan. Numaraya baktım. Aşktı arayan.
Dağlarının ardında sevdaya kanayan bir yüreğin sesini duyacaksın.
Aşk da gelincik gibidir. Ayrılık hemen boyun büktürür. Acıyla canlı kalır aşk. Ve insanın görüntüsü, gelinciğin yapraklarını dökmesi gibi solgunlaşır, değişir.
Gönlümce, yaşayıp, dağlara taşlara adını yazmak, akar sular gibi çağlamak, yağmur olup yağmak, yeşile yeşil, sana can katmak varken, bir kelebek ömründe tükettim her şeyi..
Kendimizi yasak aşklara alıştırmaya başlamış. Daha da ötesi onları sahiplenip evlatlarımız gibi kalplere zincirlemeyi ve sımsıkı kelepçelemeyi de unutmamışız.
Hani ıssız bir yolda yürürken
Hani bir korku duyarda insan
Hani bir şarkı söyler içinden
İşte öyle bir şey....
Sunay Akın