Tinerci Çocuklar
Kötü gidişe dur demek toğrağa atılan tohumların sağlıklı bir şekilde yetişmesini sağlamakla olabilir.
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Kötü gidişe dur demek toğrağa atılan tohumların sağlıklı bir şekilde yetişmesini sağlamakla olabilir.
...Nefretten başka bir duyguyu hissedemeyen düşüncelerin, devamlılığının gücünü umuttan almasının anlamı ne!
Mutluluğa hiçbir gün ulaşamayacaksam, Yaşamanın anlamı ne
...Ruhuna acıdan başka ne sunabildin ki ömründe? Doymak bilmeyen bir iştahla yaklaşırsan acıya! mutluluk sana kafi gelmez!
1990 yılına kadar iki kutupluydu dünya.
Bir yanda Amerika Birleşik Devletleri…
Öte yanda Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği…
İki kutuplu bu dünya 1990 yılında yerini bambaşka bir oluşuma bıraktı.
Ercan Kesal
Yağmuru seyrediyorum ellerimi iki yanağıma yaslayıpta. Kolum uyuşuyor. Bu acıyı sonsuza dek içime çekmeliyim. Benim ne içilecek şampanyalarım var kadehlerde. Ne cümle aralarında sosyete kesilecek kristal şişelerim....
Türkmenistan semalarında süzülerek uçarken hostesin sessizliği bozan o anonsunu unutmam mümkün değil:
“Değerli yolcularımız üç saat on beş dakikalık yolculuğumuz birazdan sona erecektir.Az sonra Aşkabat Hava Alanı’na ine
Sevgi sözcükleri fısıldamaktan zevk alacağım kulakları, küçük ısırıklarla izler bırakacağım kulak memeleri, pürüzsüz boynu, boynundan aşağı doğru göğüs bölgesinde yer alan minik çıkıntılar, hafif şişkin bir göbek, göbeğinden aşağı inildikçe kaybolup giden kasıkları, pürüzsüz teni, şişkin üst bacakları, küçük ayakları, ayaklarıyla orantılı aralarında hiç boşluk yokmuş gibi duran
Sen gülüşümsün benim, güldüğünde bana sirayet eden.
Sen, gümüş tellerimsin başımda ve onlar gibisin, başımın üstünde yerin...
Tek bir yıldız dahi şavkımıyor karanlığında gecelerimin.Hafızaların duldasız zulasında, ılgın kokuşlu günler biriktiriyorum bir gün dönersin umuduyla.Samimiyetsiz tebessümler dudaklarımda intihar ederken, derin bir acı, içten bir özleyiş ve sığ düşüncel
Nurullah Genç'in Yağmur isimli güzel şiirinin büyük etkisiyle kaleme alınmış mektup tadında bir deneyiş...
Saat 01:00,eve yeni girdim.Tüm gece manasiz kelimelerle kurulu cümleler dinledim.
Hepimiz bir ucundan tutmaya çalışıp peşinde koşturuyoruz hayatın...Ama hayat bizi kovalıyor aslında, bizim elimize kocaman bir kayıp zaman kalıyor galiba...
Önemsiz gelen öyle çok değerleri yitirdik ki,bazı tatları unuttuk bile. Takvim yapraklarında kalan duygularımız gibi...
Doğan Cüceloğlu