Yiyim Büyük Şefi!..
İnsan, ne hakemliğiyle insandır.
İnsan, ne yorumculuğuyla,ne sunuculuğuyla...
İnsan yüreğiyle,yüreğinde taşıdığı merhametiyle insandır.
Ve insan kalır
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
İnsan, ne hakemliğiyle insandır.
İnsan, ne yorumculuğuyla,ne sunuculuğuyla...
İnsan yüreğiyle,yüreğinde taşıdığı merhametiyle insandır.
Ve insan kalır
Mahmut Bey, elimi bırakmadığı gibi bir de yemek davetini İstanbulun en güzide otellerinden birine "davet etme" cüretkarlığını da göstermişti. Asansörün yedinci kata gelmesi ile elim bir yabancının elinden kurtulmuş oldu. İşte o an var ya Leo, ben sana, o kadar içerlemiştim ki, anlatamam.
YZ
Bir kapı aralığından bakıp gelsem çocukluğuma
Tanır mı beni gözlerimden ?
Derler ya ; kaybolursanız çocukların gözlerine bakın
Ama benim çocukluğum kayboldu
İçinde masum bakışlarım ve hayallerim de vardı
Faruk Duman
... özellikle firik pilavı çok beğenildi. sundukları kahveleri içtik, türkçe / arapça şarkılar, şiirler söyleyerek hoşça vakit geçirdik. saat 22.30’da ayrıldık. dönüşümüzde dağlar tepeler aştık. sora sora bağdat bulunur misali, trablus’a bulduk...
Zaman, acılarımızın aktığı nehirdir bir bakıma. Bu nehrin yanı başındaki bir ağacın altına oturup, Nirvanaya ulaşmayı bekleyebilir insan; ama bu hissizlikten medet ummaktan başka nedir ki? Oysa insanı gerçek anlamda acılarının esaretinden kurtaracak olan, acılarından kaçmak değil, tersine onlarla savaşmaktır.
İnsan, acılarını yenmeyi, kazanarak bilmelidir.
“değerinin olmadığı yerde işin yok dön hadi geri”…
Bütün memeleri zaptedilmiş, bütün bağırsaklarına girilmiş, bütün bağışıklık sistemi çökmüş bir şekilde son nefesini vermeyi bekliyor, hoyratça sündürülürken memeleri, yaralı bir hayvan gibi can çekişiyor vatan
Sen benim ellerimi zayıflatıyorsun.Her ne zaman sana ellerimi uzatsam, benim kolumu kanadımı kırıyorsun. Her ne zaman kollarımı sana açsam, boşluğu sarıyorum.
Aşk… Zalim bir kahraman. Ve kalp… İflah olmaz bir âşık… Aşkın tüm nankörlüğüne karşın kalp hep vefalıdır aradan yıllarda geçse zaman zaman titrer ve bitip giden aşkları yad eder…
Alevler sardı duygularını. Ağlayamadı, hiç ağlamadı zaten korktu gözyaşlarından, yanmak istediği ateşi söndürürler diye. Sadece derin bir nefes aldı ve verdi. Alevleri çoğaltan gardiyanları hareketlendiren bir nefes oldu.
Batan Bi̇r Güneşi̇n Ardindan Di̇le Gelenler....
B. Nihan Eren