Hayvansı İnsan, İnsansı Hayvan
En nihayetinde en büyük sanat kendini sınırlandırmak, izole etmektir. ~Johann Wolfgang von Goethe
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
En nihayetinde en büyük sanat kendini sınırlandırmak, izole etmektir. ~Johann Wolfgang von Goethe
Bir gün sorular ve güvensizlik bildiren ünlem işaretleri kafamda fırıl fırıl dönerken dayanamayıp yazdığım bir yazı:
Son bardağı da dikiyorum. Her şey şimdi daha net. Etrafımdaki gülüşmeler ve yüzler ise daha anlamlı. Bar desen daha boş gözükmeye başladı gözüme. Alkol alanlar için yapılmış onca skeç onca espri var ama hiçbirinde insanların daha net gördüğü ve hissettiği söylenmez. Gerçi şu saatten sonra başka bir yalan
Kemal Tahir
asavvuf hayatı okuma..
Tasavvuf, insanın varlık karşısında kendisini anlamlandırması..
Tasavvuf ,içten dışa
dıştan içe yolculuk ve Hakkın muhteşem esrarını temaşa etmektir..
Mevlana çağlar ötesinden insan ve yaşam okumasıdır..
Fâtih Sultan Mehmed Han İstanbul’u maddi olarak 21 yaşında fethetmeye muvaffak olmuştur.Zâten bu gerçeği de bilmeyen yok gibidir.Ancak onun asıl fetih yaşı bana göre 19’dur.
Hayat beklemekle geçiyor. Herkes birilerini, bir şeyleri bekliyor mutlu olmak için. Hayatta hep bir bekleyen ve beklenen var aslında.
Dedem de anlatırdı bir şeyler. O vakitler çocuktuk dinlemezdik. Toplandığımız radyo başında cazırtılı seslere karışan “ arkası yarın”lar varken onu kim umursardı ki. Boğazın iki yakasını bir araya getirecek köprü tamamlanmak üzereydi. Kardeşimle, hiç unutmam şimdiki gişelerin önünde hatıra fotoğrafı çekinmiştik. Omuzlarda karşılıklı sarmaş dolaş atılmış kollar, damalı
Size göre aşkın bir kokusu var mıdır?Varsa nedir?Bana göre mi?Bana göre vardır ve okuyunca hakvermeniz ihtimaldir!
Arap'ın yüzü güngüneş olmuş meğer
Ankara'nın yüzü şamşeker!
Danimarka’daki iğrenç karikatürler yine gündemde.
Fikirlerin çarpışmasından hakikat ışığı doğar.
Üşüdüm..Yine her zamanki gibi sonbaharın ayında gelmişti bana kış. Soğuktu işte, zevk almıyordum nefes bile almaktan. Halbuki alırdım. Üşüyordum sadece ve, bu gerçeklikle işkence edermişçesine kendime, vücudumun ritmik eşliğiyle sayıklıyordum. Üşüyorum-mutsuzum-üşüyorum-mutsuzum-üşü..
Yaşar Kemal