Kör ölünce badem gözlü, Kel ölünce sırma saçlı olurmuş...
hayret birsey kardesim.
bu sitenin 1500 yazari var...
birde sezai'si...
elma'si, nar'i var...
giden gitsin, kalan saglar bizimdir.
sezai
?
???
July 2026 tarihinde katıldıSon forum iletileri
Ağaç dallarıyla, yapraklarıyla bir de meyveye dönecek çiçekleriyle ağaçtır... O çiçeklerden en güzeli, en önce meyveye dönenidir... Güzelliğini örnek olsun diye diğer çiçeklerle paylaşır... Bu uğraşta, o kadar fedakardır ki, OLGUN'laşıp yere düşmekten korkmadığı gibi, son anına kadar da dala sıkı sıkı tutunur... Ama gün gelir, bu uğraşta yorulur ve tutunduğu daldan düşer... O, OLGUN meyve, ağaçtan yere düşerken sadece, "[[B]]acaba geridekilerden kaç tanesine OLGUN'laşma yolunda örnek olabildim[[/B]]" diye düşünür...
Üzülme OLGUN abi, bu uğraşında kendini başarılı sayabilirsin... Başkalarını bilmem ama ben seni hiç yitirmedim, yitirmeyeceğim de... Seni tanımaktan, büyük mutluluk duydum ve sonsuza dek de duyacağım... Sevgilerimle...
sezai bey,
sen cidden komik bir insansın. şu kendin hakkında yazdıkların vs...
valla sana soru sormam...ancak gülerim...sen devam et sezai...
isa efendi,
bulundugum platformlarda sahsim hakkinda konusmayi sevmem. nedeni de o platformdaki insanlarin benim sohretim, gucum, bilgicligim, kulturlulugum, ve olaganustu zekam karsisinda kendilerini ezik hissetmelerini istemememdendir. benim eserlerim (romanlarim, siirlerim, oykulerim, cevirilerim, cilt cilt ansiklopedilerim vs.) Turkiye ve Dunya kitabevlerinin raflarinda isil isil parlamakta. simdi bunlarin listesini burada aciklayip reklam yapmak istemiyorum. hemde uzun is.
sen roman yazsan nolur yazmasan ne isa? sen ilkonce kendine, kitabini bastiracak bir muteahhit sponsor ayarla kardesim. Yoksam 40 yayinevi de dolassan alacagin yanit tarzi bize uymuyor olacaktir.
sezai abiniz aci konusur ama dogru konusur.
sezai
Hakikaten denemelerinden kalma bir düşünce.Üslubunda beni iten bir şeyler var;ama düşüncemi tekrar gözden geçireceğim.Teşekkürler
zaman kaybı olarak gödüğünüzden sanırım;
-HABERCİ ÇOCUK CİNAYETLERİ
-REFAKATÇİ
-İKİ GENÇ KIZIN ROMANI
isimli romanlarını okumadınız. gazete yazılarını seversiniz sevmezsiniz o ayrı bir durum. ama romancı olarak neden zaman kaybı olduğunu söylerseniz pek sevinirim.
İsa Kantarcı arkadaşım!
Öncelikle belirteyim, beni bu siteyle tanıştıran sen değilsin. Aslında bu çok önemli değil de, izah etme gereğini nedense hissediyorum. Bu siteyi kendim keşfettim ve kendim gidiyorum. Hatırlar mısın İlk tanışmamız ‘UMAR’ isimli şiirin vasıtası ile olmuştu. O vesile ile de değerli editörümüzü tanımıştım.
Duygularına da teşekkür ederim.
Hala eteklerinde taş saklayanlar var... Ve miras bekleyen aç kargalar gibi barış senfonisini ıslık la çalan isketeler. Nereye Olgun? Tepkini en iyi anlayanlardanım ki çok sildim yazılarımı ve lanet ettim etrafa ama kalma vakti. Bak Bakırköyden sağlam raporu verdiler bana. Bu gemiyi batana kadar terk etmeyeceğim ve sen fare değil kaptansın. Ucuz liralara kuruş değiştirme devri bitti. Kum tanesinden kayalar ancak karıncayı oyalar. Küfür de etseler ancak değer verdiğim insanlara cevap yazacağım. Ki gördüm hepsinin klavyesi düzelmiş ama hala beyin karakterleri arıza. Kal da iki öyküde kafa tokuşturalım. Bak AB' ye girdik...
Perihan MAĞDEN'i okumayı zaman kaybı olarak görüyorum
imge öyküler.........
bu dergiyi mutlaka alıp okuyun....
geçmişten bahseden yazılar var........... cemil kavukçu öyküsü........
yazar olmak isteyenlere rehber olacak şeyler...........
yuvaya dönüş...
bu filmi mutlaka izleyin.........
bir not: milliyet sana eleştiri yarışması birincisi cnn de.
soru soruldu...
sayın birinci aynen şöyle dedi, aaaaaaaaaaa,
bilirsiniz ki hani yarım yamalak türkçe bilen ingiliz turistler öyle der,
aaaaaaa,
konuşma üslübu süper.
cemil kavukçu.
okuduğum öyküleri kafamda kalmıştır....silinmezler...
lacivert dergisinde 'sessizlik'adlı öyküsü var...
bu adam güzel yazıyor....
okuyun...mutlaka....
ya bırakın didişmeleri.
bunlarla elinize ne geçiyor hiç anlamıyorum.
o böyle demiş bu böyle demiş.
şöyle edebiyatı içeren anlamlı laflarınız yok mu ya,
iyice ipin ucu kaçıyor.
hiçbiri beni ilgilendirmediği için katılmıyorum,
ırgalamıyor beni, bana anlamlı gelen şeylerle ilgili de yazıyorum,
burdaki herkes dönüp kendine bir baksın yahu.
şimdi sayın sezai de ipin ucunu çok kaçırdı,
sayın sezai arkadaş, nedir yahu sizin derdiniz,
buraya geldiğiniz günden beri bir sorunsalsınız,
elinize ne geçiyor,
sizle bi sorunum yok benim,
bu yazdıklarınız nedir,
ben çok iyi yazarım falan diyorsunuz,
kafa bulma yeri değil ki bura, bir yere kadar kafa bulursunuz insanlarla, ama ondan sonra maskeniz düşer.
bence ya burdaki insanlara saygı gösterin ya da hiç yazmayın.
madem yazarsınız, gösterin şiirlerinizi, öykülerinizi.
ben kitap çıkardım, siz ne yaptınız,
ben öykülerimi yayınlattım dergilerde, siz ne yaptınız,
gene diyeyim, benim sizle bir sorunum yok, olamaz da,
ben enerjimi tatışmalarla heba etmem.
roman yazıyorum.
roman.
gevezelik yapmam.
iyi yazmaya açlışıyorum.
olgun onur gidemezsin.
ne o öyle yahu.
yazını şiirini yazsana yahu.
yok ya, gitmiyorsun boşuna uğraşma.
senin bu siteyle tanıştıran benim.
şimdi de gitmene izin vermiyorum.
bana diktatör de istersen.
dur yahu.
şaka bir yana.
dostum. boşver bu kararı sen.
lütfen ya.
Nice savaşlar
Nice verimsiz barışlar
Nice radyasyonlu bakışların
Coğrafyasında biter hüzün gülü.
Koklamak için onu hafifçe eğil
Renginin soluk olması suçu değil.