"Yazarın hayatı, kelimelerin kölesi olmaktır; en azından, bir sonraki cümleyi bulana dek." – Ursula K. Le Guin"

?

???

July 2026 tarihinde katıldı

Son forum iletileri

?
Tasvir Sanatı
Yaratıcı Yazarlık
Sayın İmdat Özcan, Hala Pamuk'un sözlerini tartışıyorsunuz. Kimse, kimse o sözlerin arkasında değil ki. Tartışma benim Pamuk için çok iyi bir romancı tanımlamamla başladı. İyi bir romancı ve toplumsal infaza uğruyor. Bu haksızlık. Bu kadarında anlaşabilirsek ne mutlu bana. Romancıya fikri sorulduğunda, belki taktik olarak daha doğru olarak ben tarihçi değilim, bu konuda fikrim yok diyebilir. Ama bunu diyen adamdan da romancı (novelist) olmaz. Romancı ister istemez herşeyi bilme iddiasındadır, kimi zamanda bilmeden bilme. Kimi zaman fikirlerini aşırı sert cümlelerle ifade eder. Bu romancıyı infaz edilecek bir adam yapmaz, olsa olsa iyi bir romancı yapar. Hatırlayınız, Hemingway çok zaman Amerikan dış politikası ile farklı düşündü. Bir çok Alman yazar (Brecht) Alman hükümetinin ötesinde, Alman halkı ile de ters düştü. M.Akif'i hatırlayın. Ülkemizin en büyük şairlerinden biri, genç Cumhuriyet ile zıt düştüğü için Mısır'a kaçtı. Ama fikirlerinde ki aşırılıklar onu iyi bir şair olmaktan uzaklaştırmıyor... Sayın Olgun Onur ile aynı fikirdeyim.
?
Yeni Yayınlar
Kitap Dünyası
Tesbitlerin çok yerinde. Mesela desek ki Türk askeri köyleri yaktı... Yılın yazarı olur muyum...
?
Yeni Yayınlar
Kitap Dünyası
Orhan Pamuk iyi bir romancı değil, vasat bir romancı. Romancılığını, görüşlerini ortaya atmak için bir araç olarak kullanıyor, bu ona yetiyor. Orhan Pamuk Türkçesi zayıf, dili kıt bir yazar. Başka nedenlerin yanısıra, bu yüzden de Türkiye'de bir türlü dışarıdaki saygınlığına ulaşamıyor. Ortalama Türk edebiyatıyla haşina bir okur, Orhan Pamuk'ta bu dildeki zayıflığı hemen hissediyor. Ama bu, dünyada şöhrete kavuşması için bir engel olmuyor; dünya onu, büyük olasılıkla, dillerine, kendisinden daha hakim olan tercümanların ellerinden okuyor çünkü. Orhan Pamuk niçin iyi? Çünkü toplumsal olarak hassas olduğumuz konuları yakalıyor. Ahmet Altan gibi aşk-cinsellik-dedikodu gibi edebiyatın 'ucuz' ve popülist alanlarına girmiyor. Toplumsal yaraları işliyor, toplumsal ironileri yakalıyor. Görüşlerine katılsak da katılmasak da Türkiye'nin GERÇEK sorunlarıyla uğraşıyor. En önemlisi, bu konuları bariz taraf görünmeden (görünmeden diyorum) işliyor. Devletçi ya da 'diasporacı' olmayan, milliyetçi ya da 'kürtçü' görünmeyen bir yazar imajı çiziyor. Ama en önemlisi... Orhan Pamuk "dünyalıların" Türklerle ilgili merak ettiği hususları biliyor. Ne duymak istediklerini biliyor. Bu konulara yöneliyor. Türk okurunu hedeflemediği apaçık ortada. Romanlarında sık sık "her Türk'ün bildiği" hadiseleri, besbelli ki 'Avrupalı'ya anlattığını görüyoruz. İyi bir romancı, berbat bir tarihçi olabilir mi? İyi bir romancı, memleketini 'satabilir' mi? Romancılık toplumsal duyarlılığın ön safhada durduğu bir sanat türüdür; yazarın toplumsal duruşu romancılığını birebir ilgilendirir. Kimilerinin ısrarla söylediği gibi "o memleketi satmış olabilir, o tarih bilmiyor olabilir ama o yine de iyi bir romancı!" demek çok yanlış. Romancılık zaten bunlarla birebir ilgili.
?
Genel Tartışma
Açık Büfe
Rakı mezesi olarak arada bir iki de şair çiğnemek mideyi mi rahatlatıyor ne? Ama iyi ki Akif ölmüş de insanın tüylerini ürperten o güzelim dizelerinin ne tür işlerde kullanılmaya başladığını görmemiş diyesi geliyor insanın.
?
Tasvir Sanatı
Yaratıcı Yazarlık
İnanın anlama güçlüğü çakiyorum.Hep yoğunluğu düşünce - fikir özgürlüğüne veriyorsunuz... İnsan hakları evrensel bildirgesinin verdiği hak düşünceyi bağlar ama orta da düşünce yok , fikir yok... Fikir beyanı " Türkler bir milyon Ermeniyi katletti " şeklinde olmaz...Bu bir iddiadır.Kanıt ister gerekli kanıtı vermezseniz İFTİRA niteliği taşır... O çok muhterem yazar bu kanıtı verdi mi ? Ermenistan' ın arşivlerini açmaması da kendi tasarrufundan çıkmıştır artık.Bu konu uluslararası nitelik kazanmış ve bütün şimşekler üzerimiz de toplanmıştır... Eğer yapıldığı iddia ediliyorsa bu geniş çerçeve de tüm meteryaller kullanılarak araştırılmalı ve çözüm sunulmalıdır... AB parlementosu bize "soykırımı kabul edin " dayatmasında bulunacağına.Heyet görevlendirip bu konuyu araştırmalıdır... Bu konu hakkında bilgi sahibi olmayan ve tek vasfı roman yazmak olan şahsiyetler ise beyinlerinin elverdiği iş ile iştigal etmelidir. Tekrar ediyorum yapılmadığı aşikar bir soykırım ve katliamın yapıldığını iddia etmek İFTİRANIN DANİSKASIDIR. Düşünce - fikir özgürlüğü ile uzaktan ya da yakında alakası yoktur...
?
Yazma Süreci
Yaratıcı Yazarlık
Gazete kağıdı ile ceset poşetleme sanatı... Korucu çekirgeler ve köy yangınları. Pamauk! Pamuk gibi adam. Öncekiler, askerler, Miralay Sıdkı Bey... Taşların gediği ve şölenler. "Ey Vatanın uğrunda canını veren mÜCA Hitler." Türk zencileri size selam olsun... Belediyelerin zehirlediği köpekler hala manşet Liberation da...
?
Yazma Süreci
Yaratıcı Yazarlık
yazı bazen insanı bırakır arkadaşlar. bunu kötüye yormamalı. yazı demlenir içimizde. yazı demleniyor şu an içimde. bir yazıya gebeyim ki sormayın.
?
Tasvir Sanatı
Yaratıcı Yazarlık
Önce Sayın Yusuf Ziya! Arkadaşım, Orhan Pamuk’u sevmeyebilirsin, benim de sevdiğim ya da sevmediğim tartışılır. Ama Orhan Pamuk’un eserlerini edebi açıdan kabul etmemek bana göre de çok büyük bir kayıp. Şimdiye kadar okuduğum en iyi roman yazarlarından biri olarak kendini gösterebilirim. Kısacası sen doğru olanı yapıyorsun derim. İhanet, iftira, hain düşüncelerinde de haklısın. Herkes düşünce ve ifade özgürlüğü hakkına sahiptir; bu hak serbestçe düşünme, hangi yoldan ve nereden olursa olsun bilgi ve görüş alma, araştırma ve yayma özgürlüğünü içerir. (İnsan Hakları Evrensel bildirgesi) Sevgili İmdat özcan! Metin başlığını iyi atmışsın. Evet; bakış farklılığı, sana katılıyorum. Yazdıklarımın kendimce olduğunu belirterek devam ediyorum. Tarih diyoruz ve bizim arşivimiz, bizim değerlendirmemiz, bizim yazdıklarımız diyerek neticeye gitmeye çalışıyoruz. Yani hep; ‘bizim’ diyerek hareket ediyoruz. Şimdi diyorsun ki; Ermenistan yönetimi arşivlerine dokundurmamak için ellerinden gelen çabayı sarf ediyorlar. Bu onların tasarrufu. Diğer ülke ve ulusların ermeni soykırımı hakkındaki iddialarını nasıl değerlendiriyorsun. Onlar olayları farklı boyutlarda ele alabilir. Biz buradan onlara hayır böyle diyemezsiniz, buna hakkınız yok diyemeyiz. Bu konuları yetkili kişilerin tartışarak çözeceğine inanıyorum. Bütün bunların ötesine giderek bu konuları tartışacak yetilerde şahsen ben kendimi yeterli bulmuyorum. Ha bunları yazmamın akabinde sakın ola ki ben ermeni soy kırımının varlığını kabul ediyorum. Böyle anlaşılmayı kesinlikle istemem. Bu paragrafta anlatmak istediğim; Var Samsa ile senin ayrı düşünceler içinde olabileceğiniz. Hepimiz hayata aynı gözlükten bakmıyoruz ki! Orhan Pamuk böyle söylediği için yok sayılamaz demek istiyorum, Var Samsa’nın yazdıklarından çıkardığım da sanırım bu. Şimdi de benim konu hakkındaki fikrim nedir onu açıklamak istiyorum. Ben okuduklarımda yazarın şahsiyetine pek önem vermem. Tabii bu da benim görüşüm. Benzer bir konu hakkında bir başka sitede yapmış olduğum yorumu aynen buraya atarak düşüncelerimi belirtiyorum. "Cevap: Suç makinesi ve katil François Villon, alkolik Edgar Allen Poe, dolandırıcı Honore de Balzac, kumarbaz Fhodor Mikhailoviç Dostoyevski ve karısını satan Henry Miller’in ahlaki yapıları ile eserlerini örtüştürmenin çok manasız bir durum olduğunu düşünüyorum. Bu insanlar farklı bir dünyanın insanlarıdır, onları ahlakları ile yargılayarak yok etmeye kalkışırsak sanırım onları değil kendimizi yok ederiz. Onlar ki dünya edebiyatının duayenlerindendir. Kanımca onları ahlaki yapıları ile değil, eserleri ile irdelemeliyiz. Aksi takdirde onları yok sayarsak öğreneceğimiz bir çok şeyi heba etmiş oluruz. Onlar hiç bir zaman ahlaklı olmadılar, ama eserleri ortada, ya da şöyle diyeyim eserlerinin ahlakı ortada, kendilerinin ki değil... Olgun Onur Tarih: 26-09-2005 17:24:4" Özetle; Orhan Pamuk’un bu sözlerini tasvip etmesem de, romanlarını göz ardı etmem mümkün değildir.
?
Tasvir Sanatı
Yaratıcı Yazarlık
o yazdığım "ismim şeyda değil,şeyma"iletisinden sonraki gülücük işareti yani :) bu umarım sorunu çözer.
?
Yeni Yayınlar
Kitap Dünyası
Öncelikle şunun idrakine bir varalım.Tarih konusun da bilgisiz açıklamalar telafisi mümkün olmayan yaralar açar.Fikir özgürlüğü - düşünce özgürlüğü gibi sıfatarın kullanılmaması gereken bir durum bu.Çünkü orta da fikir yok- düşünce yok.Belge ve bilgiler ile olmadığı kanıtlanan bir olgu var... Bunu savunurken Ermenistan yönetimi arşivlerine dokundurmamak için elinden gelen çabayı sarfediyor. Konu geleceğe dair yapılabilecek şekiller olsa , geleceğe dair fikirler olsa özgürlükten bahsedebiliriz.Ama konu tarih olunca sadece bilgi ve belgelerdir asıl olan. Nasıl 2*2 = 4 ü yorumlarken 5 olduğunu iddia edilemez ise , Ermeni soykırımı , katliamı da iddia edilemez bir saçmalık... Tarih bilgi ister , tarihi konular belge ister , döküman ister... İFTİRA nitelendirmesi ise asla bir savunma mekanizması değildir.Orta da bir iftira var.Olmamış bir katliama "oldu - yapıldı " demek iftiranın daniskasıdır. Yusuf Ziya... Senin bundan 3 yıl önce benim ailemi katlettiğini iddia etsem.Ya da senin babanın , dedenin benim sülalemi katlettiğini ileri sürsem bu FİKİR mi olur İFTİRA mı ?
?
Genel Tartışma
Açık Büfe
bakın benim psikolojim sapa sağlam bakın benim sinirlerim taş gibi ..lümpen görgüsüzlüğü lümpen basitliği.. ayak takımı ne olduğunun neye hizmet ettiğinin bilincinden uzak amacsız hedefsiz kitle..gittiği maçta takımı kaybedince şuursuzca staddaki sandalyeleri kıran dönerci bıçağı satırlarla kulak kesen kol kırpan baş yaran .. popüler kültürden beslenen varoş çocuğu kendine idol tağut bulup ayağını şampanyayla yıkayan seçtiği partili it uğursuz olsada farketmez kan bağıyla bağlı sevdiği sanatçı(!) şarkıcı karşısında kendini ciletleyen kişiliksiz kişilik takımı kazanıncada sevinç sarhoşluğu bozuk psikoloji bi kaçını öte tarafa gönderiverir hedefsiz rasgele silahıyla.. her şey ne kadar iyi ne kadar güzel lay lay looom şarkıları söyleye söyleye gidiyodum kaç gündür ..mutluydum kayanın ferayeye kaçışına iki sevgilinin kavuşmasına tuğçe diyodum ne güzel bi din seçmiş kendine bilinçli olarak çoğunda o da yok kağıt üzerinde diyodum zaplarken kaçamadığım gündem beni de hayli ilgilendiriyodu kapına uşak diye koymayacağın hırponun hizmetçi diye eve sokmayacağın şıllığın haberleri az pahalı kaçınca biz gibi üretmeyen ortaya bir şey koyamayan bi senaryo yazamaz beleşten hazırladıkları dizileri filimleri porogramları tüketen onuda beyenmeyip eleştiren tüketici kitleye daha ucuz maaliyet ünsüz ünlü seyrettirmeye başladılar merhumda bunlardan biriydi .. gündemin içine girdi kaç gündür ister istemez benide içine çekti .. allah rahmet eylesin taksiratını affetsin bu memlekette ölende öldürende bizimdir .. bi diyeceğim yokta o bayrak örten yakınına kafam takılı kaldı kaç gündür onun dışında sinirlerim çelik gibi pisikolojim dört dörtlük.. gözaltına aldıla bunu - piskolojim bozuktu naaptım ettim bilemedim bi ara elime bayrak verdiler bende gittim atanın üstüne örtdüm gibi laflar etti savunmasında ... pes yaağni allahtan eline başka birşey vermemişler ne biliiim muuuzibin biri çıksa eline bi hortum verse demekki hiç düşünmeden tabutu ıslatıp sırılsıklam yapacak .. otuuuursamdaaaa aaağlaaasaaam siniiiir sıklaaam aağşıık olsaaam BAKIN BENİM SİNİRLERİM TAŞ GİBİ bakın benim pisikolojim sap saağlam ... yaahut ne biliim atanın ölümüyle pisikolojisi bozulup efkar dağıtma isterken çakmağını evde unuttuğundan habersiz ağzında cigara cepleri karıştırırken biri çıksa çıksa o insan bunun eline bi kibrit verse -nasossa sarhoş gitti cehendeme zümeraa dur ben ha orada ha burada şunu yakıveriyim gitsin diye bu dünya da yanmış zavallı atanın naaşı tabutla bir yakmazmıydı??.. nitekim tarih böyle bozuk pisikolojilerle dop dolu bakın neron romayı yaktıktan başka karşısına geçip birde lir çaldığı ile meşhurdur bu pisikolojisi bozuk megalomanlar .. dünyada mezbul miktar olduğu gibi bizdede az değildirler.. bu moronlarki bunların altına araba verin ortalığı savaş alanına çevirdikleri gibi trafiği mezbaaya döndürürler..bunların eline bir parça mendil ver dünyayı yelkenli yapıp kıyamete götürürler.. bunlar bunlara - al şu gazyağını elektirik kesilince lambana koy yakarsın de bunlar molotof kokteylin feriştahını yapıp ev kundaklar sabotaj yaparlar...bu pisikolojisi bozuk embesiller.. gün olur şahım devri devranda kanım üstüne kanun yapsalar .. sen bana kanun ver kanun .. sen yasanın daniskasını çıkar o kitabı kara kaplı hukuk kitabını çıkar sen yasa çıkar - dabanca yok de tüfek olmasın de yasa çıkar oradan ... bu pisikolojisi bozuk yüzünden belimdeki kemeride yasaklasınlar donumdaki belimi saran don iç lastiğini ayakkabı bağımıda ..böyle adem baba gibi havva ana gibi dolaşak cıscıbıl damdazlak... böyle bi kaç moron boğma zinciri yapıp bi kaç kişiyi boğdu diye yasakla sen.. araba kazası oluyo oğlum çek ordan bi araba yasağı tez tarafından ağır cezai müeyyide getir yanındada şu karşıki masaya .. bi kaç kişi boğuldu suda öldü. çeeek ordan bi su kullanımı yasak .. ev yandı daha geçen gün yemek ısıtmayı ateş kullanımını yasaklasak ... hıı??? bakın benim pisikolojim düp düzgün .. nasolu haaa???.. ama gel sen şu dabanca tüfek işine girme üç beş moron yüzünden benim üstüme gitme .. ne güzel demagolojik sloganda bulmuşsunki ' silah güç simgesi değil aciz olmanın ifadesidir ' hay aağzını yiyim polis aabim trabzona çekilen kamyonlarla amele durağı önünde - hadi polis olmak isteyen atlasın diye toplanan sayın aynasızım benim demek sen o yüzden hırsızın uğursuzun kapkaççının karşısında aciz kalıyodun.. ne güzel ' silah değil sevgi korur ' diyon o zaman bırak silahını polis abim silahsız gez ama benim ben halkım türk milletimin silahada göz dikme en kutsal şeylerden birimiz yaaa .. at avrat silah atın yerini tenkolonoloji aldı amaca ulaşmada avrat (kadın) anamız bacımız yaarimiz bizim silah varımız yoğumuz herşeyimiz .. biz o silahla verdik kurtuluş savaşımız çanakkalemiz yetmedi manevi silahımız iman gücümüzle süngüyle tırmıkla kürekle orak dirgenle girdik giriştik yürüdük yedi düvele yonanı denize döktük ... mareşal fevzi çakmak kazım karabekir paşa cepheden telgıraf üstüne telgıraf ' paşam ermeniler hamile kadınların karnını deşip karınları içinde ateş yakıyor paşam paşam silah mermi yok cepheden cepheye koşmuş mehmet o kadar kötü vaziyetteki hepsinin gözünde vatan için ölmek şu an içlerinde bulundukları kötü durumdan kurtulma olur gözlerinde ben bunu okuyom paşam .. bi donanımsız techizatsız enverpaşa iki durumu olmasın paşam üstlerine yürümek için yardım gerek paşam..' napolyon civarındakilere savaş ne ile yapılır deyince bazı yalakalar komutayla bazı dalkavuklar ordu ile kimi şu kimi bu ile deyince napolyon -hayıııır hayır dedi elini sağ göğüs iç cebine soktu - para para para savaş para ile parayla alınan silah mühimmat karnı doymuş er ile yapılır dedi .. halide edip istanbulda konuşmalar yaptı mehmetin cephede ihtiyacı var hanımlar dedi istanbullu hanımlar kollarındaki bilezikleri koyunlarındaki altınları çıkardılar hiç tereddütsüz - alın bunlarla mehmete silah dediler.. lenin mektup yazdı moskovadan - yeni bir cumhuriyet kurma hazırlığı telaşı içinde olduğunuzu biliyoruz bizle sizi ermenilere devlet kurma sözü vermiş çar vtoriy nikola karşı karşıya getirdi halbuki biz bolşevikler olarak sizle savaş değil barış istiyoruz ve her tür yardıma hazırız dedi rusca bilen azeri bir tercüman buldular heyeti götürmeye balıkcı teknesini tırabzonlu balıkcı seve seve verirken fakirliğinin mahcubiyetiyle lakin mazotum yok dedi borç harç mazot alındı heyet ilk etap nemben kaç adet ağır sahra topu makineli şu kadar piyade tüfeği techizat şu kadar ingiliz altın lirası yardım aldı düşman üzerine öyle yürüyebildik tamam tek başına silah olmaz iman gücüde varda genel olarak bakıyorumda bugün gerçektende çok kişinin iman gücü bi oyuncak balonu şişirmeye yetmez .. gerçektende... görümcem olurmusun enişte beni biraz gıdıklasana ay biri bizimi gözetliyo kız ayol gibi tivii porogramlarına odaklı milletin içinde fotomaç fotosipora devekuşu gibi gömülü başını çıkaranlara - abi yaaa duvar ustası laazım ıraka.. bu savaşı biz istemedik belki amerika çıkarlarına ister istemez hizmet ediyoruz ama ülkemizin milletimizinde işsizlikten anası ağlıyo paraya ihtiyacımız var biz ancak ekonomik olarak güçlenirsek kendimizi kurtarırız sonra başkasını kurtarmaya sıra gelir kalk gidelim diyorum - ben canımı sokata bulmadım hoca diyo bana bel bel ..bakın benim pisikolojim çok yahşii çoh gözel.. vebana bunu söylerken can güvenliği yok orda derken her tür ideolojik fikrii kaygıdan uzak söylüyo sırf ölüm korkusundan ııh diyo.. yoksa amerikaya götürüyüm çalış de uça uça gider vatandaşlığına bile geçer yeterki önüne az bi ıccak çorba döksünler... ama ölüm korkusuna yarın türk yurdu işgal edilse bölünse aman bana birşey olmasın bana dokunmasınlar ölmeyim sağ kalıyıp solucan sümüklü böcek yaşayım diye pisikolojisi bozuk olanlar yanaşmayacak gibi geliyo bana inşallah yanılıyom bakın benim pisikolojim taş gibi .. ve bu pisikolojisi bozukların cezasını çok çektik.. psikolojisi bozuk doğuda aşirete feodal kafa feodal yapıya korucuya ev başı dörde kadar keleş bulundurma ruhsatı verirken bizden 12 eylül sonrası kurana el bastırıp yeminle silah topluyorlardı daha sonra ağır maddi külfet bürokrasi zor şer elde edilmiş silahada şimdi göz dikti ve bunu demagojik söylemlerle yapıyo ama ben kül yutmaaaam bakın pisikolojim sapasaaağlam ... abd gibi yerde 11 yaşındaki liseli genç gider parasını verir marketten otomatik tüfeği satın alır varır okuluna okulu tarar müdürü öğretmenlerini arkadaşlarını vurur öldürür gider adam gibi cezasını çeker orda kanun var hukuk var yasaklayıcı zihniyet yok biz gibi avrupa birliği yalakası değil polis enselesin savcı salsın değil bunun cezasını halk çeksin yaş yanında kuru da yansın anlayışı yok ve buna çanak tutan gerçekleri çarpıtan ikiyüzlü medya yok o medyaki filanca gamzeye şöyle etti diye tecavüzüne ayna tutarken hülyanın boşanmayı halka maal olmuş sanatçı şeysiyle kapak yapıp tuğçe adlı kızın din değiştirdiğinini belirtip toplumu bilinçlendirirken zırt pırt birkaç münferit vakada - aha şu maganda şooonu vurdu silahı yasaklayakda kurtulak demesin bi kaç pisikolojik vaka yüzünden bizi silahsız bırakmasın .. dünya üzerinde kalıcı barış sağlanmadıkca silahsız olunamayacağı gerçeği yadsınmasın silahsız masum siviller çocuklar vurulmasın münferit vakada kopartılan patırtı 33 silahsız erimiz vurulurkende koparılsın şehitlik mertebesi ayağa düşürülmesin çanakkalede şehit düşmüş şehitlerimiz unutulmasın insanlar gitgide lakaytlaşıp laçkalaşmasın bakın benim sinirlerim pisikolojim sapa saağlam mehmet akifin çanakkale şehitlerine yazdığı şehitlerimize yazdığı şiir unutulmasın sevgilerle ey halkım .....Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor, Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor! Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker! Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer. Ne büyüksün ki, kanın kurtarıyor Tevhid’i... Bedr’in aslanları ancak, bu kadar şanlı idi. Sana dar gelmeyecek makber’i kimler kazsın? “Gömelim gel seni tarihe”desem, sığmazsın. Herc ü merc ettiğin edvara da yetmez o kitab... Seni ancak ebediyetler eder istiab. “Bu, taşındır” diyerek Ka’be’yi diksem başına; Ruhumun vayhini duysam da geçirsem taşına; Sonra gök kubbeyi alsam da, rida namıyle; Kanayan lahdine çeksem bütün ecramıyle; Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan; Yedi kandilli Süreyya’yı uzatsan oradan; Sen bu avizenin altında, bürünmüş kanına; Uzanırken, gece mehtabı getirsem yanına, Türbedarın gibi ta fecre kadar bekletsem; Gündüzün fecr ile avizeni lebriz etsem; Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana... Yine bir şey yapabildim diyemem hatırına. Sen ki, son ehl-i salibin kırarak savletini, Şarkın en sevgili sultanını Salahaddin’i, Kılıç Arslan gibi iclaline ettin hayran... Sen ki, İslam’ı kuşatmış, boğuyorken hüsran, O demir çemberi göğsünde kırıp parçaladın; Sen ki, ruhunla beraber gezer ecramı adın; Sen ki, a’sara gömülsen taşacaksın... Heyhat, Sana gelmez bu ufukalar, seni almaz bu cihat... Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber, Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber. MEHMET AKİF ERSOY
?
Tasvir Sanatı
Yaratıcı Yazarlık
Şeyma Hanım çok özür dilerim. Ben nasıl bir hayvanım? Nasıl oldu da size Şeyda diyebildim? Valla kötü bir niyetim yoktu. Beni bağışladığınızı gösteren bir iletiyi okuyacağımı umarak, özürler dileyerek huzurdan çekilirim efem.
?
Yeni Yayınlar
Kitap Dünyası
Mükemmel roman yazarının net kriterleri olmadığı şüphesiz. Best-seller olmak bir kıstas olabilir, ama tek kıstas değil elbette. İyi roman iyi satar diye bir kural yok. Ama bir şekilde iyi satmazsa, hakkında olumlu olumsuz bir yazı okumazsak veya tanıdığımız birisi tarafından okunmuş (çok satmış!) olmazsa, o kitabı satın alma olasılığımız da azalmaz mı? Elif Şafak, Hakan Günday hakkında olumlu konuşabilirim sadece, diğerlerini okumadım. Kendi adıma vakit ayırıp okuyacağım kitabı zor beğenirim ve para verdiğim bir kitabı da yarısında duvara fırlatıp atmaktan nefret ederim. Ama sizce de Pamuk farklı bir yerlerde değil mi? Olmayabilir, Proust'ta, Joyce'da iyi yazarlar ama kaç kişi onları isimlerinin arkasındaki ün olmasaydı gerçekten keşfederdi ülkemizde?
?
Tasvir Sanatı
Yaratıcı Yazarlık
taşların yerinde kalması dileğiyle:)
?
Tasvir Sanatı
Yaratıcı Yazarlık
çünkü onbeşli...
Başa Dön