"Sanat, hayatın bir yansımasıysa, bugün bir ayna kırıldı ve her parça ayrı bir roman oldu." - Oscar Wilde (kurgusal)"

?

???

July 2026 tarihinde katıldı

Son forum iletileri

?
Genel Tartışma
Açık Büfe
Sevgili Sarper Sağlam, Yıllığın Cağaloğlu'ndaki dağıtımcılar aracılığıyla genel dağıtımı yapıldı. Belli bir miktarı Ankara'ya da ulaştırıldı. Ama Ankara'da hangi kitabevlerine ulaştığını bilemiyoruz. İmge'ye ulaşmıştır diye tahmin ediyorum. İzEdebiyat'ın alışveriş sistemindeki güvenlikten emin olamayanlar için (ki bunu anlarız, nitekim bir kitabevi değiliz, ama 32bitlik güvenlik protokollerimiz var) aşağıdaki adresi önerebiliriz: [[B]]http://www.kitap-net.com/ayrinti2.asp?id=46981[[/B]] (İzEdebiyat'ın şimdiki sponsoru olan Sosyal Yayınlar 40 yıldır kitabevi işletmeciliğiyle uğraşıyor ve internet şubesi olan Kitapnet, internette kurulan ilk kitabevlerinden biridir.) Havaleli satış seçeneğine gelince... o bölümü tekrar açacağız yakında. O zamana kadar umarım hevesiniz tükenmez. Yıllığı yurtdışından sipariş verenlere ulaştırmada bir sorun yaşadık. En kısa zamanda bu sorunu çözeceğiz. Sevgiler, Diren Yardımlı İzEdebiyat Topluluğu Editör
?
Devran-i Şairane
Yaratıcı Yazarlık
En basit insanî duyarlılıkların iktidar ve onun dolaylı-dolaysız sözcüleri tarafından ideolojik (!) bulunup tecrit ve yok olma kaderiyle başbaşa bırakıldığı, günlük duyarlılıkların ise yozlaştı(rıl)ğı bir toplumda şair ve onun şiiri nerede olmalıdır? Tecrit edenlerin tarafında mı,yoksa tecriti yıkmaya çalışanların tarafında mı?
?
Genel Tartışma
Açık Büfe
Yıllık çıkma aşamasındayken ben ve bazıları daha kutsal atışmalarla meşgul, bir ilkin bilinçsizce mutluluğunu yaşayamadık, derim... Ve dahası tanıtım noksanlığı da.
?
Devran-i Şairane
Yaratıcı Yazarlık
Ben ne diyeyim ki "şiir" ve "şairler" hakkında.. Başkaları diyor zaten.. "IRKÇI BU, OKUNMAZ ŞİİRLERİ!.."
?
Genel Tartışma
Açık Büfe
[[B]] Sevgili Yazar arkadaşlar, Sahne arkasından girişim iki haftadır gerçekleşmiyor. Durumu Sayın Diren Yardımlı Bey'e aktarmış, çözüm rica etmiştim. Lakin yanıtı;ben dahi erişemedim, o yazılar size mi aitti, olmuştu... Gerçi, Abdullah Gül Bey'in site yöneticisi beni, kendileri tarafından hiç bir şekilde engelleme girişiminde bulunulmadığı konusunda, temin ettiler. Ama halen kuşkum sürmekte. Yeni yazı göndermem konusunda kapılar kapanmış durumda. Bu forum hariç. İşin doğrusu, zaten yazacağımı yazmıştım. Ara sıra girip, hangi yazım ne kadar okunmuş, falan, diye bakıyordum. Ancak, kasti engel koyanlar bilmeli ki, bize bu kapı kapanırsa başka kapılar açılır, açılmaktadır. Binlerce internet sitesi mevcut. Böylece Yazar arkadaşlar da bundan haberdar olmuşlardır. AKP'nin fikir özgürlüğü bu kadarmış. Ama ben onlar gibi, tutup bunu Avrupa İnsan Hakları kurumuna falan şikayete tenezzül bile etmem. Bu iktidar, öncekilere olduğu gibi,onlara da kalmaz. Saygılarımla
?
Devran-i Şairane
Yaratıcı Yazarlık
Ve çeben başlar sevgilim ; I sana sormam gereken belki bir ders konusu olabilir ama sana sormam gereken içimdeki devinimleri bana açıklayabilirmisin sorusunu kendim cevaplayamazken ... andreas andersonun fırkateyninde bir kürek buldum onu boyadım sevgilim maviye boyadım incilerinin rengine senin rengine ve canavar düdüğünün ... II sevgilim nasıl iş bu yitirmezlik bu anlaşılmazlık , ulaşılmazlık dağların çokluğu denize dik uzanan dağların bir ülke, seni benden ayırma konusunda bu kadar istekliyken biz senle nasıl karşı koyarız koca bir ülkeye biz pes mi etmeliyiz sence biz sence pes mi etmeliyiz sevgilim sence üstünde durulan değerlerimizi bir ülke için feda mı etmeliyiz kendimizi erdem sahibi insanlardan yapmak için sence senden vazmı geçmeliyim ben peki ben senden 8 şehir uzaktayken bile kendini tutabilirmisin beni 100 yıl bekleyebilirmisin... münevverin cevabı sevgilim; I senki ben uğruna yaşadığın yıllar yaşamadıklarının değerlerinden değerli oldu işte halep sevgilim urfa ufukta görünürken ben urfa yolculuğundan vazgecmem ben umudumu kaybetmem kaybeden hayvandır ayrılığımız basit bir iki insan ayrılığından öte olacaktır etimin her bir lokmasını hücre hücre alıcaklar içimden dayanamayacağım belki belki henüz sağ bacağımı bitirmeden öleceğim belki de saçımın bir teli dahi kopmadan öleceğim sevgilim; II seni benden alıkoyan bu ülke kimbilir daha nice aşklara mezar oldu biz ilkmiyiz sevgilim sence sence biz bu yolda tükenmekten konuşan ve mektuplaşan ilk insanlarmıyız kaanım canım etimin canımın yarısı herşeyim beni bırakışın mecburi itemlerle de olsa olmasın ben seni bırakamayacağım sen beni bıraksanda ben hep sende yaşayacağım... çebenin cevabı münevverim ; I sen ki bensin bense senim senki yarsın bense benim seni ben o çakal düğünün orta yerinde nasıl bırakır giderim... II ben istanbul kapısında seni beklerken kanadında gümüş taşıyalım mı egeye uçan kuşların senle olmak gözlerinle olmak yanında parasız, sıkıntılı olmak sıkıntıyı senle aynı yatakta paylaşmak sana sarılarak uyumak için sadece olmayan herşeyimi bir villamı ve bir doktrinimi ve diplomamı vermeye hazırken ben seni bırakmak sevgilim ve ayrılığı yaşamamak için içimde hiç bir şüphe bırakmadan söyleyebilirimki seni bırakmayacağım münevverin cevabı I ki sevgilim senki bensin benki senim bir diyarın yanından geçerken bakarsan eğer beyaz tepelerdeyim ben bembeyaz süt içmiş bu dağlar ağızlarında hala süt lekeleri tepelerinde beyazlıklardan pamuk endamı şekliyle ağlarken ben onların sıcak gözyaşlarında yıkanırken sende beni düşüneceksin sanayinin göbeğinde sermayenin çil çil aktığı senin akıttığın ama hiç sana akmayan bir suyun yanında çebenin cevabı sevgilim ; '' İtlerin karnını ben doyuruyorum ama benim karnım aç'' münwerin cevabı I benim bildiklerim doğruyla yanlışı ayırmaya yetebilirmi sence beki merdivenin son basamağından en altlara inmeyi sen ordasın diye kabul etmişken senin bu asi tavrın bize zarardan başka ne verir ben seni böylede severim seni ben sevgilim böylede severim bir fabrikanın fare doolu ambarında çuval taşımak ne kadar gücüne gidebilir ki bir insanın II ağlama beni doyuramacağından korkup beni memnun edemeyeceğinden incinip de ağlama sakın bana sen lazımsın gerekli olan senken bana ben istemezken senden gayrı bir nesne bir varlık bir insan bir kainat harikası yada bir ufak kağıt sen ne diye kendini tüketmektesin sevgilim olmaması gereken şeyler başka şeyler bense olması gerekene sahipken diğer tür için ilgi duymak istemiyorum çebenin cevabı I istemezmiyim sanıyosun şimdi anne bak bu kız benim bak bu çocukda öyle bu insanlar benimler anne istemezmiyim bu şiiri yazarken ağlamamak ağlamak için yazmadığım şiirler yazmak ilerde, istemezmiyim sanmaktasın sevgilim ; II ben ki doğmadığım zamanlarda hiç bulaşmadığım kötülüklerde var olmaya çalışan ben ki senle sıyrılmaya çalışan dünyanın yokediciliğinden sermayenin acımasızlığından korkmayan üstüne üstüne giden bir komünist ben ki bir hak yolcusu bir celal aydınıyım senle olmaya uğraş veren bedbahtan uzaklarda olmak için sevgilim ; III ben seni aramak isterken heryerde, aramak için gerekli şeyleri hazırlarken yol için sen gelip beni buldun ve beni bu kırılgan yolculuktan kurtardın şimdi sorarım sana benim can dostum şimdi önüme çıkan engellerden yılıcaksam o yolculuğa çıkmayı neden kafama koymuştum bilmiyormuydum ben ,beni o yollarda yok edecek insanların çokluğunu hangisi daha yamansa onu seçtim.. ***** münevverin cevabı I ben ki bir münevverim sevgilim benki duruyum yalınım sende bu pamuktan dağlardan yeller eserde bu pamuktan dağlardan yeller eserde ve pamuktan dağlardan sıcak sular akarda gözyaşın bende pamuk gibi işte ozaman ağlarım II sen ki ey o dağların doruklarında iyiliği arayan yarim karmaşanın eşiğinde gösterişsiz bir gösteri idi aslında gördüklerimiz bunların aslında ciddiye alınmaması gerekiyordu bence... bence bende sen vardın ve bence senden başkası değiştiremezdi değerlerimizi... sen nerdeysen ben orda olacağım .. kafamla içindekilerle barışımla direnişimle yokoluşumla belki... senden ayrılan kimse eğer, işte o kişi benzesin ayaksız taya koşamasın koşmak istediğinde... işte bu kadar seviyorum seni özgürlüğüm kadar beni özgürlüğüme götüren dizlerim kadar.... III günlerimizin güzelliği gözümüzü alacak o kadar güzel olacakki günlerimiz sen bile şaşıracaksın dünyanın , dünyamızın değişimine belki önceleri tek okmşumuz ağaçlarımız olacak belki de sonraları ağaçlarla iç içe olacağız ama günlerimize şaşırmaktan birbirimizi bile doyasıya sevemeyeceğiz... çebenın cevabı I bende seninleyim sevgilim şaşırtıcı güzellikte olacağını iddia ettiğin günlerimiz için seninleyim birbirimizi doyasıya sevmeye bile vakit bulamayacağımız şaşkınlıklarımızla özgürlüğünle , özgürlüğe duyduğun özlemlerinle seninle ve gözümüzü alacak olan güzlerimizle bir ağaç komşum olacak bir kovukta çay içeceğim onunla bir dalım olacak tutunacağım bir yarim olacak yanımda münevverim olacak bir yaprağım olacak berimde arkamda ardımda yaprağımla senle güzelce yaşayacağım... II arkana bakmana izin vermeden arkandakilerin tüm acısını üstüme alarak evimizi kurarak eşya sorunumuzu bile nasıl çözeceğimizi bilmeden sadece binlerce kitabım için raflar yaptım işte onlarla yanlız senle yanlız , senle yanlız , senle yanlız..... münevverin cevabı I senden aldıklarımla sevgilim senden öğrendiklerimle senle olduğum zamanlarda senden bana yansıyanlarla yani senle sana göre benle yaşanan ve yaşanmayan tüm dostluklarla beraberim bana dediklerinle beraberim bunların hepsiyle beraberim içinde sen olan herşeyle aslında sen olsanda olmasanda beraberim çünkü sen bu evrendesin ve onlarda öyle....
?
Genel Tartışma
Açık Büfe
Merhaba Sayın Hüsrev Özel; Yazınızı iki kez okudum.Tam anlayamadım...Afedersiniz; ister yorgunluğuma, ister yaşlılığıma verin...Abdullah Gül ve AKP'den falan söz ediyorsunuz.........Bunlar da nereden çıktı?.....Sitede her türlü yazının yayımlandığını görüyor ve izliyorum.Hatta bir arkadaş var, her şiirinde üç- beş küfür, argo kelime kullanıyor...........Yani, siteye gönderilen her yazı siteye yükleniyor diye biliyorum.......Lütfen daha detaylı yazr mısınız?........Sonra, sorumlu bir kişi olarak, görüşümü mutlaka belirteceğim.Eğer gerçekten bir engelleme varsa, yanınızda olacağım..........Sevgiler.....
?
Genel Tartışma
Açık Büfe
Hemen bir düzeltme.. İzEdebiyat ya da İzlenim'in AKP ya da başka herhangi politik bir partiyle uzaktan yakından hiçbir bağı yoku. Sanat ve politikayı birbirine karıştırmayacak kadar değer veriyoruz sanata. Yazıların siteye kabul edilip edilmemesiyle ilgili olarak... [[B]]Yayın İlkeleri [[/B]]bölümünde ne tür yazıların kabul edildiği, ne tür yazıların kabul edilmediği açıkça belirtiliyor. Bunun dışında bir yazarı siteden dışlamak, bir yazıyı siteye almamak için herhangi bir nedenimiz yok. Sayın Hüsrev Özel'in kullanıcı kayıtlarının siteden silinmiş olması, ona da belirttiğimiz gibi, her zaman olabilecek basit bir kullanıcı hatasından kaynaklanıyor. Ayrıca yazılarının hiçbiri siteden silinmemiştir, sadece ad ve e-posta adresi silindiğinden Kişisel Yazar sayfasına giriş yapılamamaktadır. Bu sorunu gidermek için uğraşıyoruz. Saygılar, Diren Yardımlı İzEdebiyat Topluluğu [[B]]Editör[[/B]]
?
Genel Tartışma
Açık Büfe
Hemen bir düzeltme.. İzEdebiyat ya da İzlenim'in AKP ya da başka herhangi politik bir partiyle uzaktan yakından hiçbir bağı yoku. Sanat ve politikayı birbirine karıştırmayacak kadar değer veriyoruz sanata. Bu tür söylentilerin nereden ve nasıl çıktığını biz de bilmiyoruz. Herhangi politik bir partiye ayak basmış insanlar değiliz. Yazıların siteye kabul edilip edilmemesiyle ilgili olarak... [[B]]Yayın İlkeleri [[/B]]bölümünde ne tür yazıların kabul edildiği, ne tür yazıların kabul edilmediği açıkça belirtiliyor. Bunun dışında bir yazarı siteden dışlamak, bir yazıyı siteye almamak için herhangi bir nedenimiz yok. Sayın Hüsrev Özel'in kullanıcı kayıtlarının siteden silinmiş olması, ona da belirttiğimiz gibi, her zaman olabilecek basit bir kullanıcı hatasından kaynaklanıyor. Ayrıca yazılarının hiçbiri siteden silinmemiştir, sadece ad ve e-posta adresi silindiğinden Kişisel Yazar sayfasına giriş yapılamamaktadır. Bu sorunu gidermek için uğraşıyoruz. Saygılar, Diren Yardımlı İzEdebiyat Topluluğu [[B]]Editör[[/B]]
?
Genel Tartışma
Açık Büfe
Bugün, edebiyatla ilgili bir iki satır okumak hevesiyle yine sıradan izedebiyat okumalarımı yapmak üzere birkez daha izedebiyat sitesindeyim. Karşılaştığım manzara her ne kadar beni sinirlendirmiş olsa da, yapılmak istenen başarılmış belki de... Gereken ilgiyi de çekmiş. Açıkçası ben Hüsrev Özel'in yazılarını yine daha önce yansıtmış olduğu bir başka probleminden ötürü okuma şansını elde etmiştim.( bu siyasi konuşmalarından çok önce) Kendisinin eserlerini okuduğum da da kendisinin bahsetmiş olduğu parti dışında bariz bir görüş yansıttığını farkedip bu yazıları nasıl kabul ettiklerini düşünmüştüm. Bence o yazıların ki bence bu yazılar anladığım kadarı ile İzedebiyat yetkililerinin sahip olmadıkları görüşün tam karşıtı bir görüşü savunuyor. İzedebiyat bir kişi değil. İzedebiyat binin üzerinde bir çok ses siyasi ayrılıkların, inandığımız toplulukların olması çok doğal... Edebiyat'ta yılar yılı hep siyasetle içiçe olmuştur. Bu gözardı edilemez bir gerçek evet ama ben izedebiyat.com'un diğer edebiyat sitelerinden farklılığının bu noktada çok daha belirgin olarak ortaya çıktığını düşünüyorum. Açıkçası hiçbir siyasi görüşü olmayan ve sadece edebiyat okumak isteyen biri olarak siteyi bu tip anlamsız sorunlarla meşgul etmenizi anlayamıyorum. Daha basit düşünemez miyiz? Saçmasapan çamur atmalar yerine, yaa evet teknik bir sorun olmuştur, binlerce insanın buraya toplanmış olması kolay iş değil o insanlara da hak vermek lazım diye düşünemez miyiz? Evet, amacımız sadece okumak ve paylaşmak olsaydı bu daha kolay olurdu malesef bir elin beş parmağı da bir değil! Siyasi görüşler bir yana hayatın gerçeklerini de zaman zaman görmek istemeyen biri olarak tek istediğim herbirinin birbirinden farklı olmadığını düşündüğüm, şu an çevremde renkli bayrakları ile herkese çiçekler saçan topluluklardan uzak bir izedebiyat...
?
Genel Tartışma
Açık Büfe
Tekrar merhaba! Forumsuz bir İzedebiyat'a alıştık derken tekrar canlandı. Site yöneticilerinin yeni forumla ilgili açıklamalarını okudum, gerçekten kendi geliştirdikleri forumların olması, İzedebiyat'a yakışır bir durum. Güzel bir konuya giriş yapılmış. Asıl mesele sitede kayıtları silinen bir yazar olarak görünse de çok ilgi çeken bir konuya girişilmiş. Siyaset ve felsefe.. Editör [[I]]"Sanat ve politikayı birbirine karıştırmayacak kadar değer veriyoruz sanata. "[[/I]] diyor, ardından İzedebiyat'ın sevdiğim yazarlarından Ömür İsfendiyeroğlu [[I]]"Edebiyat'ta yılar yılı hep siyasetle içiçe olmuştur. "[[/I]] diyerek buna karşı çıkıyor. Kendi görüşüme göre her iki tarafın da haklı olduğu bir yer var. Siyaset ve sanatın harmanlanmasıyla ortaya çıkan eserler çoğu kez yüzeysel, yaban kalır. Ben şahsen politik-sanattan hoşlanmam. Ama Ömür beyin de belirttiğini doğrularcasına edebiyat tarihi başta Marksist olmak üzere, her ideolojiden yazarla doludur. Konuyu edebiyatın da dışına çıkarırsak, siyasi öğeler barındıran oyunlar, filmler, resimler hatta heykeller de var. Nazi Almanyası bile birçok sanatçıya ilham verebilmiştir, birçok sanatçı ve felsefeciden ilham alabilmiştir (Nietzsche, Wagner...) Ancak burada bir ekleme daha yapmak istiyorum: ideolojisiz bir siyaset söz konusu olursa durum ne olur? AKP bir ideolojiye hatta bir kimliğe sahip bir parti değilken, onun üzerinde siyaset ya da sanat yapılır mı? Tahminim odur ki editörün "elmayla armutu birbirine karıştırma" olarak görme eğiliminde olduğu şey budur. Yoksa ideolojik (dolayısıyla siyasi) sanatı reddetme gibi bir eğilimleri olduklarını zannetmiyorum. Kategorilerin arasında siyasetin de bulunması site yöneticilerinin bu alanı dışlamak gibi bir tutum içinde olmadıkları gösteriyor. İzedebiyat'ta 'sansürlenmesine' gelince: KARŞIYIM! İzedebiyat'ı özel yapan, bir yazarının da belirtmiş olduğu gibi editörlerinin olgunca davranarak ortalıkta görünmemeleri, daha da önemlisi başka edebiyat sitelerinin editörlerinin aksine despotça, sansürcü bir tutum içinde olmamaları. İzedebiyat çelişen görüşlerle dolu sanal bir ortam, siteyi farklı yapan da tam olarak bu. Sitede aktif bir yazar olmama rağmen bu tartışma üzerine yayın ilkelerini okudum, siyasi yazı yazılmaz denmiyor sadece bunun T.C. hukuku çerçevesinde yapılması gerektiği belirtiliyor. Yasalarımız her ne kadar kısıtlayıcı olsa da, site yönetiminden bundan farklı birşey de beklenmemeli. Saygılarımla, M. Doğan
?
Genel Tartışma
Açık Büfe
Tekrar merhaba İzedebiyat! Bakıyorum İzedebiyatta yazılar tükenmediği gibi konuşulacak konular da tükenmiyor. Cezbeden bir başlık.. sanat ve siyaset. Diren Yardımlı tekrar tartışma yaratacak bir cümlenin altına imzasını koymuş. :-) Aslında M. Doğan'a hak vermemek elde değil, tartışma sanat ve siyaset mi yoksa sanat ve AKP mi olacak, önden bunu belirlemekte yarar var... Şahsen AKP'ye siyasi bir hareket demekte güçlük çekiyorum; tabiri caizse 'yanlışlıkla' iktidara gelmiş, birdenbire büyük oyunun parçası olmuş bir sel gibi... Tabloyu yanlış görüyor olabilirim (vatanımdan binlerce kilometre uzaktan yazıyorum) ama sanat ve AKP'nin asla yanyana konamayacak kadar farklı olduklarını görecek kadar yakınım. Diğer tarafta ben ortada (bu forumların çok alışık olduğu) herhangi bir kutuplaşma göremiyorum. Ömür hanım güzel bir ayrıntıya dikkat çekmiş ve bunun üzerinden yine bu forumların çok alışık olduğu türden cesur yaklaşımlar gelmesini bekliyorum; zira eski forumların yaşadığı onca itiş kakış ve gürültüye rağmen konular bizi ilginç yerlere götürebiliyordu, değil mi? Sevgili M. Doğan, bilmem hatırlar mısınız ama benim aklıma o zamanki din ve sanat konulu tartışma geldi. Sonunda site yönetiminin mesajları sansürleme ihtiyacı duymasına kadar götüren kavgalar yaşanmıştı. Ama o zaman bile ne güzel düşünceler ortaya çıkmıştı. O zamanki sansürleme kararıyla ilgili ben de tavrımı ortaya koymuştum. Bugün düşünüyorum, belki de yerindeydi... Ama dilerim bundan öte bir sansürlemeye maruz kalma bu site. İzEdebiyat'ı ilk kurulduğu günlerden beri takip ediyorum, ve şimdi Kâmuran hanım gibi ben de merak ettim, bu AKP olayı nereden çıktı diye. İzlenim topluluğu anarşik ve savaş karşıtı bildirileriyle bizi birkaç defa benzer yönde kışkırtmış olsa da, politik bir yanları olduğunu bilmiyordum. Herkese saygılar...
?
Genel Tartışma
Açık Büfe
Açıkçası izedebiyatta siyaset görmek istemiyorum derken belki de biraz bencilce davrandım. Belki de sözlerim yanlış anlaşıldı bilemiyorum. Siyasetin edebiyat içinde ister istemez var olduğunu düşünüyorum. Hiç kimsenin aman içinde siyaset olmasın, aman fazla politik oldu diyerek kendisini sınırlandırmaya koyarak yazması hiç de doğru değil. Bu konuda Sn. Doğan'a bende katılıyorum. Benim belki de izedebiyatta görmek istemeğim partiler özel isimler ve vs. şeylerdi. Tabii ki İzedebiyat Yayın İlkeleri çerçevesinde siyaset dahil tüm konularda yazabilmemiz, tartışabilmemiz paylaşabilmemiz çok güzel... İsveç'ten Foruma katılan Vanilla'da bu konuda gerçekten doğru bir tespit yapmış. Açıkçası her ne kadar mesafe olarak uzak kalmasanızda ülke sınırları içerisinde bu konuda at gözlükleri ile olaya bakan bir çok insandan farkınızı da burada ortaya koymuşsunuz. Siyaset ve edebiyat dışında forumların hareketliliğini görmek gerçekten keyif verici.... Tüm katılımcılara sevgi ve saygılarımla... Ömür İsfendiyaroğlu
?
Genel Tartışma
Açık Büfe
Açıkçası izedebiyatta siyaset görmek istemiyorum derken belki de biraz bencilce davrandım. Belki de sözlerim yanlış anlaşıldı bilemiyorum. Siyasetin edebiyat içinde ister istemez var olduğunu düşünüyorum. Hiç kimsenin aman içinde siyaset olmasın, aman fazla politik oldu diyerek kendisini sınırlandırmaya koyarak yazması hiç de doğru değil. Bu konuda Sn. Doğan'a bende katılıyorum. Benim belki de izedebiyatta görmek istemeğim partiler özel isimler ve vs. şeylerdi. Tabii ki İzedebiyat Yayın İlkeleri çerçevesinde siyaset dahil tüm konularda yazabilmemiz, tartışabilmemiz paylaşabilmemiz çok güzel... İsveç'ten Foruma katılan Vanilla'da bu konuda gerçekten doğru bir tespit yapmış. Açıkçası her ne kadar mesafe olarak uzak kalmasanızda ülke sınırları içerisinde bu konuda at gözlükleri ile olaya bakan bir çok insandan farkınızı da burada ortaya koymuşsunuz. Siyaset ve edebiyat dışında forumların hareketliliğini görmek gerçekten keyif verici.... Tüm katılımcılara sevgi ve saygılarımla... Ömür İsfendiyaroğlu
?
Genel Tartışma
Açık Büfe
Vanilla İsveç'ten dülbünle bakıyor olsa memleketimizi bizden daha iyi tanıyor. :) Ömür hanım, öncelikle kusura bakmayın size bey dediğim için. Vanilla, seni tekrar bu diyarlarda görmek güzel. Hatırlamaz mıyım o eski zamanki kavgaları. İnşallah yeni forumlar da benzer kıvılcımlara sebep olur! Lakin bunlarda yıkıcı bir yapıcılık saklı. Nihayetinde haklı olan dimdik ayakta kalıyor, çürük görüşler eleniyor. Ne var ki şimdiye kadar forumlarımız bir hayli durgun görünüyor. Diğer odalara baktım, ne güzel başlıklar ne güzel açılımlar var.. dilerim devamı da gelir. ..... Görüyorum ki hepimizin söylediği aynı kapıya çıkıyor. Ömür hanım, yaklaşımınız kesinlikle bencilce değil. Öyleyse bencilliğiniz hepimiz adına konuşuyor. Burada da bayrakların istilasına uğramayı kim ister? Ancak partiler, özel isimler görmek istemediğinizi yazıyorsunuz. Ben şimdi söz gelimi Recepimizin 'ideolojik' (ya da egosentrik) yaklaşımını sorgulamaya kalkışsam buna karşı mı olacaksınız? Yoksa benim anladığım şekilde propagandaya mı karşı olduğunuzu söylüyorsunuz? Bilgehan Buğra ya da Yücel Dönmez Türkiye'nin politik panoramasını çizme yönünde çok başarılı yazıların altına imzalarını atmış bulunuyorlar İzedebiyat'ta. (Hatta yanılmıyorsam Yücel Dönmez bu işi Amerika'dan yapmayı başarıyor) Ancak bunu yaparken ad, parti vb. özel konulara girmekten çekinmiyorlar. Bir de editör beyin görüşlerini merak ediyorum hala. Şüphem yok ki suskunluğu vakitsizliğinden geliyor. Yoksa daha önceki tartışmalarda çıkan kavga gürültüden mi çekiniyor? (--- (kışkırtma çabası :) Saygılarımla, M. Doğan
Başa Dön