"Sanat, hayatın bir yansımasıysa, bugün bir ayna kırıldı ve her parça ayrı bir roman oldu." - Oscar Wilde (kurgusal)"

?

???

July 2026 tarihinde katıldı

Son forum iletileri

?
İzEdebiyat
Açık Büfe
Pişman olacağı satırların altına kimse imzasını atmasın... Dostça bir tavsiye. Kendim yaptım. Öfkelendim, gereği yokken. Sonra yazdıklarımı okudum, ona kadar saysaydım keşke dedim kendi kendime. Geçen defadan dersimizi almış olmamızı umuyordum. Öyle göründü ki almamışız. Hiçbirimiz. Ömür ve Onur'a bir teşekkürü borç bilirim yine de. Yatıştırıcı ve sağduyuyla tartışmayı yürütme konusunda gösterdikleri çaba için. Yapılan 'temizliğe' gelince.. hepimiz aldık bundan payımızı. Hakketmeyenlerimiz de. Onların adına borçlu olduğum özürü daha geç olmadan diliyorum. Sebep verdiğim kırgınlıklar varsa, onlar için de. Siteden ayrılmaları mertçe bulmuyorum. Sorunlar kaçmak için değil, yüzleşmek ve giderilmek içindir. Güzel konuların altında adlarımızı görme umuduyla... Saygılarımla M. Doğan
?
İzEdebiyat
Açık Büfe
Merhaba; Açık büfe forum köşemizde son günlerde oluşmuş gergin havadan çıkıp, tanıtım yazısında belirtildiği gibi, izedebiyat hakkındaki görüş ve önerilere kendimce katkıda bulunmak istiyorum. 2003 yıllığımızın satış anlamındaki başarısızlığı ve hayal kırıklığı sanırım bu işe soyunan arkadaşlarımızı yeni atılımlarda bulunmaktan alıkoyuyor. Yıllığımızın satış başarısızlığında pazarlama stratejisi yanlışlarının ve tutulmayan sözlerin yani sıra (tutulmayan sözler diyorum çünkü yıllık fikri ilk ortaya atıldığında yazarlara yıllığın seçkin kitapçılarda yer alacağından, Türkiye’nin önde gelen editör ve yazarlarına gönderileceğinden, böylelikle umut vaat eden yazarların fark edilerek önlerinin açılabilme ihtimalinden dem vurulmuştu) asıl suçlu ve bağışlanamaz olan yıllıkta yazısı olup ta satın almayan pinti yazarlarımızdır. Konuyu şuraya getirmek istiyorum; Bu işi ciddiye alıp yazısını göndermiş ve de yıllıktan satın almış yazarlarımızı ana sayfada ön plana çıkarmak daha doğru değil mi? Sitemizin ana sayfasında dikkati çekecek bir yerde, hatrı sayılır büyüklükte bu yazarlar birer hafta süre ile tanıtılsalar, özgeçmişleri, yazıları, okuyucu yorumları ile ön plana çıksalar, hatta yazıları hakkında daha fazla yorumlar yapılabilmesi için çareler düşünülse nasıl olur? Bence çok güzel olur. Yıllığı satın alanlar ödüllendirilmiş, almayanlar da almaya teşvik edilmiş olur. Kim ne derse desin bir yazar için (hele de bizim gibi amatörler için) en önemli şey okunmaktır, fark edilmektir, ciddiye alınmaktır, katkı sağlayacak eleştirilerdir. Ben yazarım, kimin okuduğunu önemsemem diyenlere inanmıyorum. Eğer öyle olsaydı o kadar zahmet edeceğine oturur günlüğüne kendi yazar, kendi bakardı. İzedebiyat.com Türkiye’nin en iyi, en bilindik, en eli yüzü düzgün ve en idealist 2-3 edebiyat sitesinden biridir. İstatistikleri tam bilmiyorum ama günde birkaç yüz ziyaretçisi olduğunu tahmin ediyorum. Böyle bir ortamda ön plana çıkmak önemlidir. Site yöneticilerinden önerimi dikkate almalarını rica ediyorum. Ümit ederim ki diğer yazar arkadaşlarımdan bu konuda destek görürüm. Şimdiden teşekkürler. Bahadır Yarar
?
İzEdebiyat
Açık Büfe
Sevgili Bahadır Yarar, Öncelikle güzel sözler için içten bir teşekkür. Yıllıkla ilgili olarak, evet, biraz hayal kırıklığı oldu, ama doğrusunu isterseniz, ufak bir kumar oynadığımızı biz de biliyorduk. Türkiye'de o boyda bir kitap çıkarmak, büyük bir yayınevi için bile cesaret ister... Biz yine de bir deneyelim dedik ve üç aşağı, beş yukarı masraflarını çıkardı da. Bu açıdan başarısız bir girişim olduğu söylenemez, ancak üzücü olan, bunu İzEdebiyat sayesinde yapmamış olması. Kitap birçok medya kurumunda (bazılarında defalarca) tanıtıldı, bu sayede İzEdebiyat dışında bir okur kitlesi buldu kendine. Ancak bizim umudumuz İzEdebiyat'ın artık kendi içinde bu tür projeleri döndürebilecek boyutlarda bir topluluk olmasıydı. Bizim için Yıllığın bütün anlamı buydu. Bunun için ise henüz erken olduğunu gördük. Bu noktada da "tutulmamış sözlere" gelmek istiyorum. Yıllığı söz verdiğimiz gibi çeşitli yayınevlerinin editörlerinin masalarına bıraktık; Can Yayınları, Sel Yayıncılık, İdea Yayınevi bunlardan bazıları. Ankara'daki bazı yayınevlerinin de merkezlerine kitabı ulaştırdık. Yazarlara vereceğimiz yönünde bir söz vermemiştik hatırladığım kadarıyla. Seçkin kitabevlerinde bulunmamasına gelince... bu konuda bizim yapabileceklerimiz ne yazık ki sınırlı. Biz kitabı Cağaloğlu'nda tüm yayınevlerinin kitaplarının dağıtıma çıktığı belli başlı dağıtım şirketlerine ulaştırdık. Aynı şekilde Ankara'daki dağıtımcılara da ulaştırdık. Onlar da Türkiye çapında dağıtımını gerçekleştirdiler. Ancak tam olarak nerelere gitti, biz de bilmiyoruz. Şu kadarını söyleyebilirim, kitap çıktıktan birkaç ay sonra İstiklal Caddesinde gezerken, Mefisto, Ada vb. kitabevlerinde kitabımızı gördüm. Aynı şekilde Kadıköy'ün bir zamanlar en 'seçkin' kitabevi olan (şimdi ne yazık ki kapanmış) Gençlik kitabevinde de vardı. Ancak hepsinde en kolay görülecek yerde durmuyordu ne yazık ki. Seçkiler, derlemeler sık sık raflarda en gizli saklı yeri bulurlar kendilerine. İzEdebiyat yıllığı da bundan nasibini almış görünüyor. Yıllığı alanları ödüllendirmek.. hiç kuşkunuz olmasın, bu bizim de içimizden geçiyor. Bu platforum ayakta tutmak için bize destek olanlara gönülden bir teşekkür borcumuz var. Ancak İzEdebiyat temelde bir edebiyat ve yazarlık platformu. Site iyi yazıları ve yazarları öne çıkarmayı hedefliyor; Yıllığın satın alınmış olması kuşkusuz yazarın bir edebiyatçı olarak niteliğini belli etmiyor. Her yıllığı satın alanın iyi yazdığını söylemek, her yıllığı almayanın kötü yazdığını söylemek kadar güç. Ancak bu yıl, cesaret edip tekrar yıllığı çıkarmaya karar verirsek, geçen yıldan alanlara özel bir şeyler yapmak için elimizden geleni yapacağız. Bu arada fark ettiniz mi bilmiyorum, uzun zamandır eleştiri oklarının hedefi olan anasayfadaki 'Top10' artık her açılışta farklı farklı geliyor. En Çok Okunanlar başlığına uygun olarak sitede en çok okunan ilk yüz yazıyı orada sunmanın daha doğru olacağına karar verdik. Sevgiler, Diren Yardımlı
?
İzEdebiyat
Açık Büfe
merhabalar... ama sanırım artık ilgi azaldı. umarım herkesin geçerli sebepleri vardır. yoksa sizi gidi dırdırcılar diyip kötü kötü düşünmeye başlayacağım:) hepinize selamlar
?
Öneriler
Kitap Dünyası
[[B]]Yeni Forumlar Açıldı[[/B]] Yeni İzlenim Edebiyat Forumları Açıldı.
?
İzEdebiyat
Açık Büfe
Valla aklıma bir soru takıldı... başkalarının da takılmış olacağını düşündüğümden buradan sorayım istedim. Belki aranızda bileniniz vardır. http://www.izedebiyat.com/b/izedebiyat.asp sayfasında tepede kocaman bir amblem var. Üzerinde Yıllıktan da bildiğimiz "EŞİTLİK ÖZGÜRLÜK PAYLAŞIM" yazıyor. Ama altında yazan "baza! baza! her an çi hesti bazaa!" neyin nesi? Ne anlama geliyor? Bileniniz varsa, lütfen çekinmeyin, söyleyin. Kimse bilmiyorsa bir editör öne çıkıp bir açıklama yapsın lütfen. :) Şimdiden teşekkürler.. Saygılarımla, M. Doğan
?
Öneriler
Kitap Dünyası
Merhaba, Alışılagelmişin dışında bir roman; Bir Trilyon Dolar. Alman yazar Andreas ESCHBACH' ın bu kitabını okumaya, kitabın arkasın göz attığım anda karar verdim. Daha önce bu yazarı tanımıyordum, kitap bir hayli kalındı ve başladığım bir kitabı mutlaka bitirme tutkumu bilerek "ya kötüyse" diye düşündüm ama yinede okumaya başladım. Nasıl bitirdiğimi hatırlamıyorum. Harika bir roman. Ekonomiyi sevmeyenler kitabın küçük bir bölümünde biraz sıkılabilirler. Tavsiyem en azından kitabın arkasını mutlaka okuyun. Sevgiler, Gününüz Sizin Gibi Olsun.
?
İzEdebiyat
Açık Büfe
Gel, Gel, ne olursan ol, gel! İster kâfir, ister mecûsî, ister puta tapan ol, gel! Bizim dergâhımız ümitsizlik dergâhı değildir. Yüz kerre tövbeni bozmuş olsan da yine gel!" Mevlâna :)
?
Öneriler
Kitap Dünyası
Hesse'in 25 yaşında yazdığı ilk romanı. Peter Camenzind, Hesse'in kendisini tanımladığına inandığım, karamsarlığın yeteneğe dönüştüğü bir eser daha... Çevirisini birçok Hesse eserinde olduğu gibi Kamuran Şipal başarı ile yapmış. Çarklar Arasında adlı romanında olduğu gibi özyaşamöyküsel öğelerin ağır bastığı Peter Camenzind, yazarı Hermann Hesse'in ilk romanı olması dışında onu bir anda hiç beklemediği bir ünede kavuşturmuş. İsviçreli bir çiftçinin oğlu olan Peter, gençliğini ücra bir köyde geçirdikten sonra üniversite öğrenimi sırasında edebiyatla ilgilenir. Birlikte yaptıkları bir yolculuk sırasında müzisyen arkadaşı Richard'ın boğularak ölmesi ve kadınlarla olan ilişkilerindeki beceriksizliği onu mutsuzluğa sürükler. Edebiyat alanındaki başarıları ise depresyondan ve alkol bağımlılığından kurtaramaz onu. Sonunda özüne döner. Peter Camenzind'in hoşnutsuzluğu ve arayışı, siyasal koşullara yönelik değil; kısmen yapabileceğinden fazlasını istediği kendine, kısmen de gençlere özgü biçimde eleştirdiği topluma yönelik. Tanımak için fazla fırsat bulamadığı dünya ve insanlık, onun gözünde fazlasıyla doygun, fazlasıyla kendini beğenmiş, fazlasıyla düz ve standart. Peter, onlardan daha özgür, daha hareketli, daha güzel, daha soylu yaşamak istiyor; başından beri kendisiyle dünya arasında uyum olmadığını düşünüyor; oysa o dünyanın kendisini ne kadar çektiğini ve baştan çıkardığını fark etmiyor. Bu roman beni içindeki insanlık öğeleri ile etkiledi... Bir eseri yaratma hırsı, aşk, bağlılık, depresyondan kurtulma çabaları, sıkıntılardan sıyrılan yaratıcılık Camenzind'in yaşamından birşeyler bulacağınıza en önemlisi onun yaşamındaki yitirip yeniden bulması sizi oldukça etkileyecek...
?
İzEdebiyat
Açık Büfe
Çok teşekkürler! Saygılarımla M. Doğan
?
Öneriler
Kitap Dünyası
Hesse'in 25 yaşında yazdığı ilk romanı. Peter Camenzind, Hesse'in kendisini tanımladığına inandığım, karamsarlığın yeteneğe dönüştüğü bir eser daha... Çevirisini birçok Hesse eserinde olduğu gibi Kamuran Şipal başarı ile yapmış. Çarklar Arasında adlı romanında olduğu gibi özyaşamöyküsel öğelerin ağır bastığı Peter Camenzind, yazarı Hermann Hesse'in ilk romanı olması dışında onu bir anda hiç beklemediği bir ünede kavuşturmuş. İsviçreli bir çiftçinin oğlu olan Peter, gençliğini ücra bir köyde geçirdikten sonra üniversite öğrenimi sırasında edebiyatla ilgilenir. Birlikte yaptıkları bir yolculuk sırasında müzisyen arkadaşı Richard'ın boğularak ölmesi ve kadınlarla olan ilişkilerindeki beceriksizliği onu mutsuzluğa sürükler. Edebiyat alanındaki başarıları ise depresyondan ve alkol bağımlılığından kurtaramaz onu. Sonunda özüne döner. Peter Camenzind'in hoşnutsuzluğu ve arayışı, siyasal koşullara yönelik değil; kısmen yapabileceğinden fazlasını istediği kendine, kısmen de gençlere özgü biçimde eleştirdiği topluma yönelik. Tanımak için fazla fırsat bulamadığı dünya ve insanlık, onun gözünde fazlasıyla doygun, fazlasıyla kendini beğenmiş, fazlasıyla düz ve standart. Peter, onlardan daha özgür, daha hareketli, daha güzel, daha soylu yaşamak istiyor; başından beri kendisiyle dünya arasında uyum olmadığını düşünüyor; oysa o dünyanın kendisini ne kadar çektiğini ve baştan çıkardığını fark etmiyor. Bu roman beni içindeki insanlık öğeleri ile etkiledi... Bir eseri yaratma hırsı, aşk, bağlılık, depresyondan kurtulma çabaları, sıkıntılardan sıyrılan yaratıcılık Camenzind'in yaşamından birşeyler bulacağınıza en önemlisi onun yaşamındaki yitirip yeniden bulması sizi oldukça etkileyecek...
?
İzEdebiyat
Açık Büfe
Bu sitede haksız rekabet kavramını tartışabilir milirmiyiz? Böyle bir konunun varlığı biz amatörleri rahatsız ediyor mu, edebilir mi, etmeli mi? Mesela Bülent Özcan; yayınlanmış kitapları vs var. Takdir ederiz ancak izedebiyat amatörlerin buluştuğu bir okyanus değil mi? Bizler adımızı duyurmak, bir satırda olsa yazılarımızı insanlarla paylaşmak için burdayız. Ve okyanusta biriktirdiğimiz incilerden kendimize belki bir gün kolye yaparız hayali içinde değil miyiz? Yoksa ben mi yanılıyorum?
?
Öneriler
Kitap Dünyası
[[I]]Hayatın kendi başına bir anlamı yok. Hayat bir anlam yaratma fırsatıdır. Anlamın keşfedilmesi değil, yaratılması gerekir. Anlamı, ancak onu yaratırsan bulursun. Orada bir çalının arasında durmuyor. Yani sağına soluna bakınca, biraz arayınca bulamazsın. O bulunacak bir kaya gibi durmuyor. O, yaratılacak bir şiir, söylenecek bir şarkı, edilecek bir danstır. [[/I]] Felsefi kitapların aksine akıcı bir kitap, öyle ki konuşma tadında okuyucuyu sıkmadan bir çok cümleyi belleğimize kazımamızı sağlıyor. Yaratıcılık adına sahip olduğumuz güçlerin dışa vurumunu sağlamak için bir basamak olan Osho'nun bu kitabı beni öyle derinden etkiledi ki; Sezgi, Yakınlık gibi diğer kitaplarınıda zaman geçirmeden aldım. Hayatın kendi başına bir anlamı olmadığını söyleyen Osho Hayatın bir anlam yaratma fırsatı olduğundan da bahsetmiş. Osho'nun Yaratıcılık kitabından öyle çok etkilendim ki çevremdeki tüm sevdiğim insanların bir an önce bu kitabı edinmelerini sağladım. Osho belki de her zaman bildiğimiz fakat bir türlü uygulamaya geçirmediğimiz gerçeklerin anahtarlarını bize sunmuş. Severek okuyacağınıza, geri plana attığımız çok önemli noktaların açığa çıkacağına inanıyorum. Keyifli Okumalar... [[I]]Osho okuyucularına, hayatı bütün zenginliğiyle yaşayıp keyfini çıkarma kapasitesini sınırlayan şartlandırılmış inanç sistemleri ve önyargıları inceleyip, onlardan kurtulmalarını tavsiye ediyor. Londra'da, Sunday Times tarafından Yirminci Yüzyılın, bin önemli insanından biri olarak tarif edilmiştir. Hindistan'da çıkan Sunday Mid-day tarafından ise, Gandhi, Nehru ve Buddha ile birlikte, Hindistan'ın kaderini oluşturmuş on kişiden biri olarak görülür. 1990'daki ölümünün üzerinden 10 yıldan fazla bir süre geçmiş olmasına rağmen, öğretilerinin etkisi genişlemeye ve dünyanın tüm ülkelerinde, tüm yaşlardaki insanlara ulaşmaya devam ediyor. [[/I]]
?
İzEdebiyat
Açık Büfe
Sitede haksız bir rekabet kavramı olduğuna inanmıyorum. Öncelikle İzedebiyat'a üye olunurken, kitabınız yayınlandı ise ya da henüz hiçbir yayınlanmış eseriniz yok ise üye olmayınız şeklinde bir ibare yok. Bu yüzden kendi adıma ilk olarak bu kuralı kabul ederek, İzedebiyat üyesi olduğumun bilincindeyim. Kaldı ki bu tip eserleri yayınlanmış kişilerle aynı platformlarda bulunmak banma gururun yanında, araştırma okuma inceleme ve örnek alma açısından da çok faydalı oluyor... Sadece amatör yazarların değil, izedebiyat içerisinde olan profesyonellerin eserlerini görebilmek de bence oldukça gerekli... Kaldı ki izedebiyat kendi fikrimce her ne kadar sıralamalar oylamalar yorumlar olsa da bir yarışma ortamı değil tersine bir paylaşım ortamı... Bu tip oylamaların da kimi insanları yazma açısından teşvik edeceğine inandığım için bu tip birşeyin hiç olmamasına da karşıyım. Bunun dışında İzedebiyat profesyonel ve amatör yazarların tabii buna eserleri yayınlanmış ya da yayınlanmamış yazarların bir arada bulunduğu tek alan değil. Bir çok edebiyat yarışması dahi hem profesyonel hem de amatörleri aynı küme içerisine alıp değerlendiriyor. Bu olağan bir durum zaten herkes bir yerden birşeyleri ayıklamaya çalışmış olsaydı,( Mesala şu üyenin yaşı çok büyük benden çok daha tecrübeli, ya da o filanca yerde yaşıyor tabii bu kadar iyi yazar şeklinde) böyle büyük bir topluluk içerisinde olma şansı hiçbirimizde olmazdı diye düşünüyorum. Sevgi ve Saygılarımla, Ömür İsfendiyaroğlu
?
Öneriler
Kitap Dünyası
Şu an az önce bitirdiğim bir kitabın içindeki sadece bir hikayeyi övmek istiyorum. genelde beğenen bir insan değilim. Özellikle yazarların giriş bölümlerini savsaklamasından nefret ediyorum. Anlatacağı hikayenin kapısına düşler rendeleyen yazarlara-sayıları çok çok az da olsa-içten teşekkür ediyorum. Gelelim beğendiğim yazara.Can Yayınları'nın 10 yazar,10 öykü adlı kitabında bir tanesi vardı ki hayal gücünü kalem kutusunda saklayıp masaya oturmuş,çok ta iyi yapmış. Uğur Özakıncı'nın , "DAN"... adlı kısa yapıtı okumaya daha doğrusu yaşamaya değer. İntihar etmenin çizgisinde duran bir adamın kendiyle hesaplaşmasını beyaz ve düz bir sayfadan okumadım dedim ya izledim. Yedinci sanata akan gerçek bir kısa hikaye şiddetle tavsiye ederim. Okuyun...
Başa Dön