"Sanat, hayatın bir yansımasıysa, bugün bir ayna kırıldı ve her parça ayrı bir roman oldu." - Oscar Wilde (kurgusal)"

Edebiyat Tartışmaları

Sinema ve Edebiyat

4 görüntülenme · 19 ileti
??? #1
MERHABA. Ben diziye uyarlanmış edebi metinler hakkında araştırma yapıyordum. Bana yardımcı olabilirmisiniz?
??? #2
Romanlardan sinemaya uyarlanan filmlerde bir kopma oluyor. Romanlardaki büyü filmlerde ne yazikki olmuyor ya da tam yansıtılamıyor, müşteri çekme ve gişe hasılatı yapma sevdasına ana konudan sapılıyor ve ortaya mutasyona uğramış acayip filmler çıkıyor. Bu güne kadar kitaba en yakın uyarlanmış film bence yeşil yol ki o filmde bile hayal kırıklığım büyük olmuştu. Fİlme uyarlanan kitaplar bence sanatsal değerlerini bir bakıma yitiriyorlar. Ticari kaygı olmadan bu filmler çekilse belki çok daha mükemmel eserler ortaya çıkar , ama bunu beklemek tabiki hata. Not: Coşkun yardımcı olabilmek isterdim, fakat olamayacağım.
??? #3
bir insan bir kitabı okurken kendi dünyasına uyarlayarak okur... (en azından ben öyle okuyorum) Her ne kadar somut şeylerden bahsedilse bile bir kitabın bende bıraktığı etkinin yarısı kitaba aittir, kalan yarısı bana... (okura dersek daha iyi olur sanırım) Bu açıdan hiç bir film, senaryosunu aldığı romanı aktaramaz... Aktarsa bile, sadece kurgulayan, ya da o filmi yönetene göre aktarır. Bu durumda herkes kendi filmini çekmeli :) Kitabını okuyup da filmini seyrettiğim hiç bir şey bana filmde, kitabın verdiği tadı vermedi...
??? #4
Sanırım forum bölümünde anket haline dönüşmezse altına en az yazı yazılacak başlık bu. Nadir istisnalar haricinde tüm uyarlamaların kitaba göre sönük kaldığı bir gerçek. Bu başlık altında kitabına nazaran değersiz kalan filmlerin yazılması anlamsız olguğuna göre kitabını aşan ve beklenenden daha fazlasını veren filmlerin incelenmesi uygun olur diye düşünüyorum.
??? #5
ÇILGIN SIZI Elleri aşk fısıldıyordu Yangındı kalbi Deniz kabarıyordu Adımları kaldırımda sanki yoktu Dumanvari bir şeydi Garip gölgeler deliklerinden çıkıyordu sokakta Yankılanıyordu tık tık tık Cesaret siyahı bir kadın Yürüyor sabahın köründe Dumanlar tütüyor çevrede Elleri aşk şarkıları söylüyordu ağzındaki sigara mutluydu Kırmızı sivri topuklu ayakkabılar vardı ince bilekli ayaklarında Yenik bir ordu sarmıştı yüzünün denizlerini Gözlerinde bir adamın altın izi parıldıyordu Usturasını çekmişti sessizlik Bir kuş ötüverdi birden papatya heyecanıyla Bir pencere cızırdaya cızırdaya açıldı İçerden ağır bir koku sokağa süzüldü Sonra sıcak suratlı genç bir adam başını uzattı Bir sağa baktı Solda kadını gördü Ağzındaki sigarayı körükledi Öksürdü öksürdü Kadın farkında olmadan gözlerini çevirmişti Çiçek bahçesini andıran üzgün gözler Kırmızının en garip hali vardı adımlarında Sanki soluğunu duydu adam kadının Etkilenmişti Dizlerinin bağı çözülmüştü Isındı birden adam Sıcak bir hava dalgası tokatlamıştı kirli sakallı Muhteşem yüzünü Muhteşemdi adı Ama hep kaybetmişti Tin tin şıngır mıngır ötüyordu ruhu Kanarya gibi ötüyordu içinde çılgın bir istek Kadının dudaklarını dudaklarında duydu Kadının memelerini gördü Kadını gördü Çıplak halde bir yatağın içinde kıvrılışını Gülüşünü gördü Bu gülüş Adamın bütün yenilgilerini emdi ezdi savurdu uçurdu Kadının tenindeki coşkulu parıltılar adamı havaya Uçurdu Ya peşinden koşmalıydı ya da burada hemen intihar etmeliydi Çarçabuk pijamalarını çıkardı Fırladı ilk uçuşunu yapan atmaca tutkusuyla Kadın tıngırdıyordu kaldırımda Sanki eşsiz bir müzikti Hasretli gözlerini gizemli bir yere çevirmişti. Penceler açılıyordu Sesler çoğalıyordu Bir kedi karnını doyuruyordu Cesaret siyahı bir kadın Garip bir sızı yaya yaya ilerliyordu İşte adamı baştan çıkaran da bu sızıydı Köşede kadın birden kayboldu. Adam köşeyi dönerken bir tabanca buldu alnında Tak. Bu yazdığı senaryo epey korkutmuştu adamı Temkinli yürümeye başlamıştı Yol verdi şen bir ıslığa Keşfedilmeyi bekleyen kadın ilerdeydi On adım Böyle kadınlar çarpar insanı Kadın yıkıla döküle ilerliyordu Her adım atışında Adam bir parça yakalıyordu kadının ruhundan En son bir hatıra almıştı yerden adam Parlak bir ilk aşk hatırası Samsun yazıyor resmin altında Yeşil suratlı bir adamla yan yana kadın Arkada şirin bir kır evi var Kadın başını kaldırdı önünden Şaşırdı Çıkmaz sokağa girmişti Döndü Adamı gördü Cebinden tabanca çıkardı Adam sigara yaktı Ruhunu ona devirdi ıslak ıslak Kadın tabancayı başına dayadı Tak. İsa Kantarcı NOT: ARKADAŞLAR, DİYECEKSİNİZ Kİ, BU METNİN FORUMDA İŞİ NEDİR. BEN BANA UYDURULAN KALIPLARI SEVMİYORUM KUSURA BAKMAYIN. ZATEN GÖNDERDİĞİM ÖYKÜLERİ ÇIKARMIYORLAR, EĞER ÇIKARSALARDI VE BEKLEME OLMASAYDI, FORUMA BU METNİ KOYMAZDIM. BEN SERBEST TAKILMAK İSTİYORUM. KUSURA BAKMAYIN ARKADAŞLAR.
??? #6
AŞK YARATIĞI Yere düştü çırılçıplak Gözleri fal taşı gibi açıktı ebemkuşakları dans ediyordu ölünesi gözlerinde Işıyordu büyük bedeni Kavuniçi bir yalnızlık gibi fırıl fırıl bir aydınlatma yayıyordu geceye Geceyarısıydı gıcır gıcır Birkaç yorgun yıldız vardı kadife siyahı gökyüzünün vadilerinde Issızdı sokak Bir kadının çığlığı sokağı yalaya yalaya geçti gitti sonsuzluğa Öldüren hüzünler sarmıştı yalnızları Uyuyamayanlar kırık hayatlarıyla hesaplaşıyordu Evlerden birinde bir kadın yeni düşler icat etmeye çalışıyordu Eli yüzü geçmişin hayaletleriyle kirlenmişti Kaçmak kurtulmak istiyordu Sokağa çıkıp yüz kilometre hızla koşmak istiyordu Direniyordu Yeni düşler büyük çatırlar yaratmaya başlamıştı ruhunun akasyasında Sokak karanlığa gömülüydü Yaratık kadına baktı pencereden Onu uygun bulmadı Bir ıslık çaldı Kadın pencere yanaştı Hiçbir şey göremedi Geri döndüğünde gördü Masa üstündeki düşleri karmakarışık olmuştu Ağlamaya başladı gece usulca eğildi çöktü kadının yanına Kırk yaşındaydı Düş kurmak için çok mu geç Sil baştan yaptı İlk cümlesi ne olmalıydı Yaratık sansar gibi ilerliyordu kavuniçi aydınlık yayıyordu Birden ışığı fark etti Usulca bitiverdi pencerenin önünde İçerde yaşlı bir kadın hesap kitap yapıyordu Biriken hüzünlerini bozdurmayı düşünüyordu Mezar taşına gül resimleri yaptırmayı düşünüyordu Kırılgan yüzünde bir keman coşmuştu Gece usulca eğildi yaklaştı bir kibar çiçek bıraktı kadının önüne Çekip gitti Yaratık manzaraya alaylı baktıktan sonra uzaklaştı Gücü azalmıştı Zamanı kısıtlıydı Ona uygun insanı bulmalıydı Altınsı kaygılar davul çalmaya başladı çevresinde Tükürüyorlar küfrediyorlar şamar atıp kaçıyorlardı Koşmaya başladı Evlerin camlarında kristal bir vızıltı bitmeye başladı Kristal bir ışık uzuyordu arkasında Tüylüydü Tırnakları uzundu Kafası kocamandı Keskin dişleri vardı Kabusuna bıçak çekerek uyandı adam Nefes nefeseydi Hemen bir sigara aradı ışığı yakmadan Düştü Sövdü şansın damarına Sonra buldu sigarayı çaktı kibriti Allah kahretsin Her türlü korkudan ve kabustan geçebilecek umut yaratamamıştı Kızdı kendine Otuz beş yaşındaydı Artık bundan sonra karakterini vermeliydi hayatına Yoksa çok mu geç olmuştu Bir vınıltı duydu birden Durdu Kendinden geldiğini sandı Delirdim diye düşündü Vınıltı kurşun vınlamasını andırıyordu Hiç duymamıştı böyle bir şey Sanki bir piyano fısıltısıydı Çok garip Onun bir eşi benzerini duymamıştı şu garip kulakları İlahi bir mesaj aldığını düşünmeye başladı Bir ıslık duydu Kapıya koştu Sokağa baktı Yaratık keyifle onu izliyordu gülümsüyordu Kim var orda diye bağırdı adam Yaratık kahkaha attı Adamı ensesinden yakaladı Adamın beynindeki uru gördü Onu ileri fırlattı Adam korkudan ne yapacağını bilemez haldeydi Yaratık ordan uzaklaştı Bir koku duydu yaratık Bir genç kız kokusu Büyülü derinlikleri olan koku Yaratığın ruhunda büyük patlamalar yapıyordu Yaratığın ayaklarını yerden kesiyordu Koşarak eve yanaştı yaratık Gül bahçesini aştı Bir sıçrayışta çatı katındaki odaya yükseldi Kız çıplaktı Ayna önünde kendini seyrediyordu Bir mırıltı vardı taze Elektromanyetik dalgalar yayan kalın Eşsiz Hiç kaybetmemiş dudaklarında Beyazdı Dikti göğüsleri Kalçaları Garip bir ıslık çalıyordu Dudaklarını yaladı yaratık Titredi Vınıltı başladı yine Genç kızın dağdan bakan duygulu gözleri tedirgin oldu Vınıltıyı dinledi Yaratık keyiflenmişti Bir ıslık çaldı efkara çok uzak Alabildiğine deniz coşkulu Kız pencereyi açtı Yaratık saçlarından yapıştı Kız bağıramadı Ama kendini güçlü pençeden kurtarabilmişti Yaratık ona dokunduğunda görmüştü Bu kız tam ona göreydi Aşka karşı bir kız İç odaları pembe sadece Pencereye yumruk attı Hiç ses çıkmadı Dağılan cam parçaları önce havada süzüldü Süzüldü Sonra sanki kanatları varmış gibi Yere düştü En ufak bir ses çıkarmadan Kız karşısında yaratığı gördü birden Yaratık nefes nefeseydi Kız kilitlenmişti korkuyla Yaratık ışık haline girdi birden Kızın kalbine sonra ruhuna doğru aktı Kız birden kendine geldi DEV BİR AKREP PARLIYORDU YÜREĞİNDE AŞK AŞIK OLMALIYIM Diyordu kendine Garip parıltılar sarmıştı yüzünü Bedeninde şimşeğe benzeyen bir enerji kıpırdıyordu KİM KİM KİM KİM KİM KİM KİM KİM KİM Yaratık kızın ruhunda bir rakı sofrası kurmuş, kahkahalar patlatıyordu
??? #7
CİNSEL ÇIĞLIK Üşümüş Yalnız Hastalıkların en belalısı yakasında Kaplamış dudaklarını Gözlerinin esrarengiz dehlizlerini Kahverengi gözlerinde siyah bir gelinlik Onu avutacak bir ses bir kıvılcım arıyor küçük Sessiz Uzun tırnaklı Soğuk elleri İçinde bir çıyan Çıyan sonra kelebek oluyor Kadının ruhunun engin mavisinde kanat sallıyor Isıran Ilık Nemli Bir karanlık dolanıyor içerde Ürperten notaları usul usul çöküyor odanın çehresine Dudakları bir şey arıyor kadının Ruhu tıngır mıngır bir şey Elleri bir tutam sıcaklık Zarafet dalında birinci olmalarına gerek yok Yalın Düz bir sıcaklık Arıyor Titriyor Dudakları bir şey arıyor kadının Bilmiyor Arıyor Sağa sola bakıyor İniltiye benzeyen Dudakları bir şey arıyor öptükçe güzelleşen Öpücük yağmurları pırıltılar saça saça dökülüyor ruhundan aşağı Hoş ayaklarında bir dudak gezmeye başlıyor Uyduruk bir dudak ama Karanlık ruhunda bir bıçak geziyor Canı bin beter sıkılıyor Öptüğü adamları düşünüyor Kalbinin kırmızı buğusunda yeni hayatlar beliriyor Dudakları bir şey arıyor Bir şarkı mıydı Bir söz müydü Yoksa birine hoşça kal demeyi mi unutmuştu Yoksa Neydi o Hatırladı birden Sigara paketine yöneldi Sigara yanarken düşüncelerini de yakmaya başladı İçindeki akrep Peşine bir orduyu takmış şarkılı türkülü geliyordu Nırınay nırınay nırınay nırınay nırınay Rap rap rap rap rap rap rap Terliyor Terliyor Yeşil eteğini çıkardı oturdu Bir ileri bir geri sallanıyor Sanki içinde bir ateş var Önüne ne gelirse yaka yıka gidiyor Siyah iç çamaşırlarını çıkardı Ruhundaki bıçaklar çoğalıyor Ruhunda akrepler ordusu cızırtılar çıkarıyor Mutfaktan armut aldı Bıçakla dilimleyip yemeye başladı Bıçakla karnını deldiğini düşündü Armut bitmişti Can sıkıntısı gitmemişti Makarna aldı yedi Beş tabak Zaten kilo sorunu hiçbir zaman olmamıştı Ne var ki doymamıştı Açtı Ama neye Ayaklarında bir dudak duydu Sanki gerçek bir dudak Bir nefes Dudaklar göğüslerinde dolaşmaya başladı Zevkle iniltileri havaya titrek titrek yükselmeye başladı Cinsel organıyla oynamaya başladı Çığlıklar başladı Nihayet aradığı şeyi bulmuştu Ruhundaki bütün akrepler gebermişti. Kapı çaldı Giyinmenin g’si yoktu Haz dumanı tüten beyninin yeşil ormanlarında Az evel sanki uçmuştu Sarı çiçekler döküyordu yüzü Belki de sevdalanacağı adam vardı kapı ardında İki kütüğe benzeyen adam içeri hücum etti kapı açılır açılmaz AYNISINI BİZLE YAPMAYA NE DERSİN BEBEK!?
??? #8
ŞUNU FARKETTİM SON ZAMANLARDA: ÇOK KONUŞACAKSIN. İLETİŞİM. ÇOK ÖNEMLİ. ÇOK İNSAN TANIMAK ÇOK ÖNEMLİ. BİR TV YÖNETMENİYLE GÖRÜŞTÜM. SKEÇ İSTEDİ. BEN DE YAZIYORUM. BU ARADA BİR GÜLDÜRÜ SENARYOSU YAZIYORUM....
??? #9
Karanlık ne kadar yoğunsa, ışığa o kadar yakınsın demektir İyi sinema filmi? Bunu seyirci bilir mi, bilemez, seyirci reklamlarla pompalanan kötü filmleri izleme eğilimindedir, bunlar derinliği olmayan, (derinliği gülünç gözüken) iyi bir öyküsü, (senaryosu da diyebiliriz) iyi bir anlatımı olmayan filmlerdir… İyi sinema filmleri de vardır… Bunların genel özelliği, insanı işlemesidir, insanı ele alır, enine boyuna işler öyküyü. Yapmacık değildir, inandırıcıdır. Seyirciyi sıkmaz. Seyirci filmden kopamaz, anlatım evrensel bir dille yapılır. Oyuncular güçlü, inandırıcıdır… Dönelim bize. Nasıl yapıyorlar bu işi? Sert bir eleştiri olacak ama, filmlerdeki diyaloglar, sahneler, kurgu…senaryo… bir yığın saçmalık dolu. Bir kere senaryo yazmasını bilmiyorlar, bunlar nasıl sinemacı anlamıyorum, tarzları yok, filmlerin akıcılığı yok. Anlatmayı bilmiyorlar. Derinlik kocaman sıfır… adama diyorlar, yani sinemacıya, bana bir film yap, şimdi sinemayı çiçek olarak görelim, eğreltileme yani, adam çiçek yapacağına bir karga yapıyor, bu çok komik, sana çiçek yap dedim karga değil. Evet, kargayı binlerce kişi seyrediyor gaklarken… Dağınık olacağım ama değinmişken dizilere de birkaç sözüm var, nedir şu gülme efekti!!! Beni öyle güldüremezsin ki. Sevgili Türkan Şoray o dizide oynamakla geçmişine ihanet etti, o efsaneyi yerle bir etti… İyi film nedir? Parasız çekilmiş bir film. Tüketim toplumu, kitle için değil. İşte iyi film olmanın zararı burada. Kitle öyle sorgulayıcı değil, önüne ne gelirse izliyor, kitlenin koyun sürüsünden farkı yoktur, onun tercihleri yoktur, kitap okumaz, kendini geliştirmez, sıradandır, halinden memnundur, çevresindekilere göre hareket eder, her şeyi bildiğini sanır ama. Bu yüzden iyi olmak zararlı. Parayı bastıran adam diyor ki herkes izlesin filmi, ona göre yapın. Paranın hakimiyeti başlıyor. Seyircinin istediğine, seviyesine göre yapılan şeyler de, iyiye uzak olmaya mahkum… Bu ülkede yayıncılar ayrı bir alem. Sinemacılar ayrı bir alem. Politikacılar ayrı bir alem. Hiçbir şey doğru düzgün yürümüyor. Hiçbir şey. Haliyle bu sinemaya, edebiyata yansıyor. Doğru düzgün, rayına oturmuş değil hiçbir şey. Ama parlak şeyler oluyor elbette, bunlar kişisel başarılardır. Kafası çalışan, hırslı olan için zor yoktur…Türk sineması kuru gürültülerle iyi şeyler yapılıyor diye sahte bir yaygaracılık içinde, televizyonlar, kendilerine malzeme arayan gazeteler şişiriyor bu işi. Gerçek şu. İyiler çok az. Onlar sınırlı izleyiciyle kalmaya mahkum… En iyi diye övülen yönetmenlerin filmleri bile sıkıcı olmaktan öteye gidemiyor… İyi filmler yapılıyormuş falan filan. Palavra. Palavra… Türk filmleri izlenmiyor, sen öyle çekersen kim izler ki seni… bunların böyle olması geçmişte gizli. Sen yabancı filmlerin taklitlerini çekersen… taklit de bir yere kadar… Sen kendin olmazsan… Bize ait milyonlarca konu, öykü… varken niye taklit!!! Sen o kafayla gidersen ne sinema endüstrisi olur ne de başka bir şey… Bu gidişle olacağı yok…
??? #10
beach ( leonardo di caprio) gerçekten kötü bir uyarlamaydı, setin eseri çok iyi olmasa herhalde yılın en kötü filmine adaydı, tek iyi diyebileceğim tarafı filmin müzikleriydi...
??? #11
cengiz aytmatov'un "camilla"sı uyarlandı mı , uyarlandıysa nerde ?
??? #12
david croninberg'in nacked lunch'ını ( çıplak şölen ) nerden edinebilirim ?
??? #13
yuvaya dönüş... bu filmi mutlaka izleyin......... bir not: milliyet sana eleştiri yarışması birincisi cnn de. soru soruldu... sayın birinci aynen şöyle dedi, aaaaaaaaaaa, bilirsiniz ki hani yarım yamalak türkçe bilen ingiliz turistler öyle der, aaaaaaa, konuşma üslübu süper.
??? #14
NURİ ALÇO'nun tüm filmleri izlenmeli arkadaşlar ondan sonra gelin karşıma....
??? #15
Yeni Dönem Türk Sinemas
??? #16
Yeni Dönem Türk Sinemas
??? #17
Merhaba... Günümüzde bir çok edebi metin dizi,sinema,televizyon filmi olarak senaryolaştırılıyor. Tabii bu metinleri birebir olarak ekrana aktarma şansımız yok. Mesela en son babam Ömer Seyfettin'in ANT'ını MISTIK olarak senaryolaştırdı. Birkaç gün önce çekimleri bitirildi, şimdi kurgu aşamasında.Çok güzel duygu yüklü bir senaryo oldu. Tabii ki ANT'ın aynısı olmadı, karakter isimleri değişti, dönem değişti, karakterler, mekan değişti... Ama izlediğiniz zaman size ANT'ı hatırlatıyor... Bende şuan reytingi yüksek olan bir dizinin yardımcı yönetmenliğini yapıyorum. Allah nasip ederse ilerde iyi bir yönetmen olmak istiyorum. Çok etkisinde kaldığım ve çok sevdiğim bir kitap var. Emine IŞINSU'nun SANCI'sı... İlerde bu kitabı senaryolaştırıp çekmek istiyorum. Ama kitap bir kabus sahnesi var, kızın bekaretini nasıl kaybettiğini anlatır... Çok etkisinde kaldığım bir bölümdür. Ama bunu sinemaya nasıl uyarlayabilirim bilmiyorum. Çok iyi bir animasyon ekibi lazım. Okurken çok etkileniyorum, aynı şekilde görselliğe dökmek çok zor... Gerçi artık teknolojimiz çok ilerledi... İyi bir prodüksiyonla ortaya çok iyi bir film olarak sunulabilir... GÖRÜŞMEK ÜZERE...
??? #18
Özürdilerim... Yeni Dönem TürK Sineması başlığını yanlışlıkla attım... Yanlış bir tuşa bastım sanırım o yüzden 2 kere başlık halinde çıkmış...
??? #19
Özürdilerim... Yeni Dönem TürK Sineması başlığını yanlışlıkla attım... Yanlış bir tuşa bastım sanırım o yüzden 2 kere başlık halinde çıkmış...
Başa Dön