..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Geçmiş ölmedi. Henüz geçmedi bile. -William Faulkner
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > İnceleme > Söyleşi > M.NİHAT MALKOÇ




15 Aralık 2007
Köprübaşılı Hayırsever İşadamı: Abdullah Kanca  
M.NİHAT MALKOÇ
Halk tarafından “üç günlük dünya” olarak ifade edilen yaşadığımız bu âlemde sınırlı bir ömre sahibiz. Sayılı günlerimizi artırmak elimizde değil. Fakat adımızı yaşatmak ve kalıcı kılmak elimizdedir. Geride ne kadar eser bırakırsanız, adınız o kadar hafızlara kazınır. Mevlana’nın dediği gibi “Kamil odur ki; koya dünyada bir eser, / Eseri olmayanın yerinde yeller eser…” Bu çerçevede geride hayırla anılacak bir isim ve eser bırakan Köprübaşılı hayırsever işadamı Abdullah Kanca’yı anlatmak için böyle bir girişe lüzum gördük.


:BJDI:
M.NİHAT MALKOÇ

     Halk tarafından “üç günlük dünya” olarak ifade edilen yaşadığımız bu âlemde sınırlı bir ömre sahibiz. Sayılı günlerimizi artırmak elimizde değil. Fakat adımızı yaşatmak ve kalıcı kılmak elimizdedir. Geride ne kadar eser bırakırsanız, adınız o kadar hafızlara kazınır. Mevlana’nın dediği gibi “Kamil odur ki; koya dünyada bir eser, / Eseri olmayanın yerinde yeller eser…” Bu çerçevede geride hayırla anılacak bir isim ve eser bırakan Köprübaşılı hayırsever işadamı Abdullah Kanca’yı anlatmak için böyle bir girişe lüzum gördük.

     Otomotiv sektörünün duayenlerinden, son nefesine kadar ülkesine ve insanlara hizmet etmeyi şiar edinmiş hayırsever işadamı ve sanayici Abdullah Kanca bundan bir sene evvel aramızdan ayrılmıştı. Onu ölüm yıldönümünde rahmetle anıyoruz. Küçük bir atölyeyle işe başlayan ve modern fabrikalar kuran bu büyük yürek, milyon dolarlık ihracatlarla ülke ekonomisine girdiler sağlamıştır; sürekli en çok vergi veren kişiler listesinde yer almıştır.

     1933 yılında Sürmene’de doğan, El Aletleri Dövme Çelik ve Makina San. A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Değerli Sanayici Abdullah Kanca, 1954–1965 yıllarında Sürmene’de ticaretle uğraştı. Yörede el işçiliğiyle keser imalatı yapan ustaların ürettiği malları İstanbul’a göndererek pazarlıyordu. Bu keserlerin Türkiye genelinde dağıtımını ve satışını sağlıyordu. Bu hizmet, küçük esnafın ürünlerini satmasını kolaylaştırıyordu.

Kanca’nın asıl amacı bu ustaları tek çatı altında toplayıp onların güç birliği içerisinde çalışıp üretmesini sağlamaktı. Fakat bölge insanının “azıcık aşım ağrısız başım” anlayışı yüzünden bunu gerçekleştiremedi. O da dört demirci ustasıyla İstanbul’a gitti. Topkapı’da küçük bir atölye kiraladı. 1966 yılında İstanbul Topkapı’da çekiç, keser imalatına başladı. Daha sonra mobilyacılara işkence aleti denen malzemeyi ürettiler. Ardından tesviyeci mengenesi imalatına başladılar. 1978’de otomotiv yan sanayisine girdiler. Bir parçayla başlayan serüven şimdi bin parçayla devam ediyor. İşin bu noktalara geleceği akıllarından bile geçmiyordu. Bugün Türkiye’nin ve dünyanın en büyük otomotiv firmalarına parça üretiyorlar.

Merhum Abdullah Kanca, uzun yıllar otomotiv yan sanayi kuruluşları birliklerinden TAYSAD, TOSB gibi oluşumlarda yönetim kurulu üyeliklerinden başkanlığa kadar değişik kademelerde çalıştı. Kanca’nın iş yaşantısındaki en büyük prensibi dürüstlük ve sadakatti. Sonuçta zarar edecek olsa da verdiği sözde daima dururdu, hiçbir zaman tutamayacağı sözler vermezdi. Daima açık, şeffaf ve güvenilir bir patron portresi çizmiştir. Gerçi o kendini patron bile saymazdı. İşe işçilerden evvel gelir, onlardan sonra giderdi. O, ticaretin çirkef yanında olmadı hiçbir zaman. İşçilerine patron gibi değil, bir aile babası gibi davrandı. Onların meselelerini kendi meselesi bildi. Sıkıntısı olanların sıkıntılarını büyümeden bertaraf etti. Ailesinden çaldığı zamanı işçilerine ayırdı. Korkuya değil, sevgiye dayalı bir otorite tesis etti. Peygamber Efendimizin “Çalışanın hakkını alnının teri kurumadan veriniz” ölçüsünü kendisine şiar edindi. Böyle davrandığı için de çalışanlarının sevgi ve güvenini kazandı.

Merhum Kanca’nın iş ahlakı ahilik teşkilatının iş ahlakıyla birebir örtüşürdü. O, tıpkı ahiler gibi müşteriyi kandırmayı insanlığa ters bir anlayış olarak görüyor, bu çirkin davranıştan uzak duruyordu. Gerçi otomotiv sektörünün en iyileriyle çalışanların kaliteden ödün vermesi, işlerinin bitmesi demekti. Fakat onun çalışma ahlakı böyle davranmasını gerektiriyordu. Aileden almıştı ticaret ahlakını. Zira ailesi de küçük de olsa ticaretle uğraşırdı.

Onun ilkelerinden biri de kazandıkça hayır yapmaktı. Onun kapısından boş dönen ihtiyaçlı olmamıştır. Ülkesinden kazandıklarını ülkeye yatırmak ona haz veriyordu. Bu bağlamda Sürmene’de KTÜ Abdullah Kanca Meslek Yüksekokulu inşaatına başladı. Bu okulda yetişecek gençler ülkemizin tersanecilik alanında eksik olan kalifiye eleman ihtiyacını karşılayacaktır. Çamburnu’nda kurulmakta olan tersaneye donanımlı elemanlar yetiştirecektir. Bitmek tükenmek bilmeyen enerjisiyle ülkesi için çalışan ve hayırda yarışan bu vakıf insanı, sınırlı kelimelerle anlatmak muhâldir. Köprübaşı’nın gururuydu o… Allah rahmet eylesin.



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın söyleşi kümesinde bulunan diğer yazıları...
Gazeteci Nevzat Yılmaz"la Pazar Sohbeti

Yazarın İnceleme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Hicrî Yılbaşınız Kutlu Olsun
Arif Nihat Asya'nın Doğumunun 100. Yılı
Gevheri'nin Hayatı ve Şiirleri
Okul ve Hapishane
Yusuf Has Hacip'in Şâirlere Bakışı
Vatan Sevgisi İmandandır
Trabzonlu Edebiyat Tarihçisi Nihat Sami Banarlı
Veremle Savaş
Bir On Kasım Sabahı
Memleket Havası ve Köprübaşı Tv Sitesi

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Aliya [Şiir]
Tutumlu Ol Çocuğum [Şiir]
Yerli Malı Kullanın [Şiir]
Çanakkale Geçilmez [Şiir]
İfrit İle Karınca (Manzum Masal) [Şiir]
Madur Dağı Güzellemesi [Şiir]
Sevgi Çınarı [Şiir]
Atatürk Öldüğünde… [Şiir]
Şehidim… Âh Şehidim!… [Şiir]
Sevgi Köprüleri [Şiir]


M.NİHAT MALKOÇ kimdir?

NİHAT MALKOÇ’UN BİYOGRAFİSİ Beş çocuklu bir ailenin en küçük ferdi olarak 1970 senesinin 1 Haziran’ında Trabzon’un Köprübaşı ilçesine bağlı Gündoğan Köyü’nde hayata “Merhaba” dedi. İlkokulu komşu köy olan Güneşli Köyü’nde okudu. Orta ve lise öğrenimini Köprübaşı Lisesi’nde tamamladı. En büyük emeli iyi bir hukukçu olmaktı. Lise son sınıfta girdiği üniversite imtihanında KTÜ/Fatih Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Bölümü’nü kazandı. Dersaneye gitme imkânı ve zaman kaybına tahammülü olmadığı için kazandığı fakülteyle yetindi. 1992 yılında okulu bitirdi. İlk göz ağrısı olarak nitelediği Gümüşhane’de beş yıla yakın öğretmenlik yaptı. Her geçen gün öğretmenliği daha çok sevdi. Artık öğretmenliği bir tutku olarak görüyor. Vatan borcunu İstanbul’da Kara Kuvvetleri Lisan Okulu’nda Yedek Subay Öğretmen olarak onurla yerine getirdi. Bu peygamber ocağında yüzlerce yabancı subaya güzel Türkçe’mizi öğretti. Ankara’da girdiği sınavı kazanarak Akçaabat Anadolu İmam-Hatip Lisesi’ne Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni olarak atandı. Burada iki yıl görev yaptı. Daha sonra girdiği yazılı ve sözlü imtihanı kazanarak Türkî Cumhuriyetlerden Türkmenistan’ın başkenti Aşkabat’a,üç yıl görev yapmak üzere, öğretmen olarak gönderildi. Burada Mahdumkulu Türkmen Devlet Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi’nde ve İlâhiyat Lisesi’nde Türk Dili öğretmeni olarak çalıştı. Yine Aşkabat’ta Türkçe Öğretim Merkezi’nde(TÖMER) bir yıl boyunca değişik milletlerden kişilere Türkçe’yi sevdirerek öğretti. Şu anda Akçaabat’a bağlı Derecik İlköğretim Okulu’nda görev yapmaktadır. Bugüne kadar,en büyüğünden en küçüğüne kadar onlarca dergi ve gazetede fikrî,edebî,felsefî ve kültürel konularda yüzlerce yazı ve şiir yazdı. Bu yayın organlarından Türk Edebiyatı,Türk Dili,Bizim Çocuk,Çınar,Bizim Azerbaycan,Anadolunun Sesi,Üniversitelinin Sesi,Türkiye,Bizim Okul,Şenliğin Sesi,İnsanlığa Çağrı,Yeni Sesleniş,Gençliğin Sesi gibi dergilerde;Türksesi,Demokrat Gümüşhane,Kuşakkaya,Ortadoğu,Yeni Mesaj,Hergün,Candaş,Edebiyat,Bolu Üçtepe,Akçaabat Yeni Haber,Karadeniz Olay,Hizmet gibi gazetelerde yıllardan beri deneme,makale,fıkra ve şiirler yazmaktadır. “Bizim Okul” isimli kültür,sanat ve edebiyat dergisinin Yazı İşleri Müdürlüğü’nü yaptı. Kültürel organizasyonların çoğunda aktif olarak görev aldı. Sevgi,Dostluk ve Kardeşlik konulu şiir yarışmasında birincilik,Trabzon Belediyesi’nin düzenlediği Çevre ile ilgili yarışmada birincilik,yine aynı belediyenin düzenlediği “İki binli Yıllara Doğru Trabzon” konulu makale yarışmasında mansiyon,Akçaabat Belediyesi’nin değişik zamanlarda organize ettiği şiir yarışmalarında birincilik,ikincilik,üçüncülük ödülleri kazandı. Karadeniz Yazarlar Birliği kurucularındandır. Halen bu birliğin üyesidir. Bunların yanında elinin altındaki öğrencilere rehberlik ederek ve bizzat örnek olarak,onların da pek çok kültürel yarışmada ödüller almasına zemin hazırlamıştır. İkisi kız,biri erkek olmak üzere üç çocuk babasıdır.

Etkilendiği Yazarlar:
Necip Fazıl Kısakürek,Mehmet Akif Ersoy,Yahya Kemal Beyatlı


yazardan son gelenler

yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |


İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2014 | © M.NİHAT MALKOÇ, 2014
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.