| İzEdebiyat'a
Hoşgeldiniz!
Yazarlık
kaydınız on-on beş dakikadan uzun sürmeyecektir. Ancak lütfen oraya ilerlemeden
önce bu metni dikkatle okuyun.
İzEdebiyat'ın
temel işlevi, edebi, bilimsel, felsefi ve sanatsal metinlerin internet ortamında
yayınlanması ve geniş bir okur kitlesine ulaşmasını sağlamaktır. Baştan sonra
özgürlük ve eşitlik ilkeleri üzerine kurulu yapı ürün veren tüm yazar
ve yazar adaylarına açıktır. Bu özelliği sayesinde de dünyada türünün tek
örneğidir! İzEdebiyat'ta yayınlanan yazılar, editörlerce elenerek seçilmezler,
ancak bu editörlerce okunmuyorlar anlamına gelmez. Editörlerimizin sizden en önemli
beklentileri şiir, öykü ve deneme türlerinde gönderdiğiniz metinlerin gerçekten
birer şiir, birer öykü, ya da deneme olmalarıdır. Aynı şekilde bilimsel metinlerin
gerçekten bilimsel, incelemelerin de gerçekten inceleme olmaları gerekir. Bu konuyla
ilgili ayrıntılı bilgiyi aşağıda bulacaksınız. Bunun dışında sitenin birinci amacı
yazı yazan herkese bir okur kapısı açmaktır. Bu doğrultuda çok genel bazı yayın
ilkeleri dışında, gönderilen tüm metinler siteye kabul edilmektedir.
Başlamadan
Önce Editörden Öneriler...
İzEdebiyat
editörleri ne iş yapar? Editörlerimiz aşağıda bulacağınız yayın ilkeleri
doğrultusunda siteyi işletmekten sorumludur. Bundan öte de pek bir işlevleri olduğu
söylenemez. Bazıları forumlarda gezinir, bazıları daha sessiz kalmayı seçer. Ama
onlar her zaman yanınızdadır ve bu heyecanlı serüven boyunca size yardımcı olmak
için ellerinden geleni yaparlar. Ancak geleneksel anlamda bir editörden farklı
olarak İzEdebiyat editörleri oldukça hoşgörülüdür. Bu tutumları sayesinde İzEdebiyat
sitesi onların değil, siz yazarların bir eseri olmuştur bugün. Başka bir deyişle,
İzEdebiyat'ın yayın anlayışının bir sonucu olarak sitenin nitelikli eserler barındırması,
okurlar ve yazarlar için zevkle gezinebilecekleri bir platform olması herşeyden
çok yazarlarına bağlıdır. Denklem basittir... güzel yazılar geldikçe İzEdebiyat
da güzelleşir... Editörlerimiz bu konuda şunları söylüyorlar:
"İzEdebiyat'a
bir yazınızı göndermeden önce, metni olası imla hataları ve anlatım bozukluklarını
gidermek için tekrar gözden geçirmeye vakit ayırın. Aynı zamanda tüm internet
kullanıcılarına açık olan İzEdebiyat'a göndereceğiniz metinlerde sanatsal bir
eserde beklenilen nesnelliğin ve evrenselliğin bulunup bulunmadığını kendinize
sorun. Sadece sizi ya da yakınınızdakileri (sevgililer, arkadaşlar, vb.) ilgilendiren
şiirler ve denemeleri buraya gönderirseniz internete, okurlara ve sitede bulunan
diğer yazarlara haksızlık etmiş olursunuz. Aynı zamanda sitenin adındaki "edebiyat"
sözcüğüne de haksızlık etmiş olursunuz. Okurlarınız da sizi zaten tanıyan ve belki
de yazdıklarınızı nasıl olsa görecek olan birkaç kişiden öteye geçmeyebilir. Sadece
kendi derdiyle uğraşan bir yazara okurlar pek ilgi göstermez. Ama tam tersine,
karşısında geniş bir okur kitlesinin bulunduğunu dikkate alan yazar, onlara karşı
burada bulunarak bir sorumluluk üstlendiğini fark eden ve olanaklı olduğunca açık
ve anlaşılır yazılar göndermeye dikkat eden yazar, okurları tarafından da fark
edilir. İzEdebiyat,
sanal ve elektronik olduğu kadar da organik bir ortamdır; metinlerini özenle oluşturan
ve seçerek siteye gönderen yazarlar her zaman için siteden daha verimli bir şekilde
yararlanabilmiş, daha geniş bir okur kitlesine seslenebilmişlerdir. Unutmayın
ki metin miktarından çok, gönderilen metnin niteliği önem taşımaktadır. Beş tane
seçilerek gönderilmiş metin, yüz tane dikkatsizce gönderilmiş metinden daha çok
okunmazını, daha iyi tanınmanızı, daha çok sevilmenizi, hatta bir yayınevinden
teklif alabilmenizi sağlayabilir."
Unutmadan söyleyelim, İzEdebiyat, birçok yayınevi tarafından takip edilmektedir
ve birçok yazarımızın eserleri İzEdebiyat'a girdikten sonra yayınlanmıştır. Aynı
zamanda İzEdebiyat yavaş yavaş kendi yayınevini kurmaya başlamıştır. Bunun ilk
meyvesi Eylül 2003'de yayınlanan İzEdebiyat e-debiyat Yıllığı olmuştur. Gelelim
Yayın İlkelerimize... 
|