En Büyük Düşman En İyi Dost
bu hikayem bir kedi ve bir köpeğin arkadaşlıklarının nasıl başladığını anlatıyor.Gerçek dostun kara gğnde belli olcağını çok iyi açıklıyor.Bu hikaye tamamen hayal ürünüdür.
"Sabahın bu erken saatinde kalkıp tweet atanlar, muhtemelen uyurken de düzeltme işareti koyuyorlardır." - Dorothy Parker"
"Sabahın bu erken saatinde kalkıp tweet atanlar, muhtemelen uyurken de düzeltme işareti koyuyorlardır." - Dorothy Parker"
bu hikayem bir kedi ve bir köpeğin arkadaşlıklarının nasıl başladığını anlatıyor.Gerçek dostun kara gğnde belli olcağını çok iyi açıklıyor.Bu hikaye tamamen hayal ürünüdür.
Gitmeyi istemekle, gitmesini istemek at başı giden olgular, bir bakıyorsun giden arkasından yas tutmuşsun, bir bakıyorsun gittiğin halde yas tutmuşsun, acaba gittiğin senden önce gitmiş olsaydı, acın nasıl değişecekti?
Ve hayat, acısıyla, tatlısıyla, sevinciyle, kederiyle el ele tutuşup, yarınlara umutla yelken açarken, bir masada oturan dört kadınının yüreği tek bir düş için çarpıyordu.
Yine hazan mevsimi geldi.
Dertli başıma taç olmak için dökülen sararmış yapraklar, kaldırımlarda sürünüyor.
Ağlayan bulutlar geliyor, karalara bürünmüş. ....
Aleyda’yla Nilüfer birikte olmayı çok sever, beraber dolaşırlardı hep. Ve büyüklerin hiç anlamadığı oyunlar oynar dururlardı. Büyükler anlamıyordu ama... Aleyda’nın sihirli parmakları vardı...
Yol kenarında park etmiş araçların arasından, tekrar alt caddeye inerler..Bir taksiyi durdurup, binerler ve kentin en kalabalık semtine doğru hareket ederler../..
aradan yıllar geçmiş olmasına rağmen hayat genç kıza tüm monotonluğu ile hükmetmiş ama genç kızı asla genç erkeği unutturacak kadar esir almayı başaramamıştır.genç kız bugün bile sevdasına ilk günki gibi sahip çıkmış ve her geçen günle zamana inat hep sevmiştir
Bizler ve bizim gibiler daha rahat ortamlarda büyümüşlüğü, anne baba sevgisine tokluğu, şımartılmanın vermiş olduğu küstahlığı Kadriye gibi kadınları, anneleri görünce anlarız. Onlar için üzülmek bir nevi şükür sayılır bizler için.
Taksi dev vitrinli mağazaların bulunduğu, en işlek semte geldiğinde, 'Burada kalalım..'/ dedi..'Tabi efendim..'/'Borcumuz ne kadar..'/'İki milyon iki yüz bin..'/
Yetmiş dokuzlu yıllardı…
Daha önceleri pek fark etmediğim bu kız…
Aynı yerde çalışıyorduk
kansere vermiş yarısını yüreğinin...o yerde kalmış bir yana yatık bir şilep gibi...dostumdu benim...hafızama notlar düşen ender insanlardan biriydi... ama insandı...
Çiçek Hüzünle Seyredermiş suyu, su ise neşe ile bakarmış çiçeğe, kimisinde hüzün kimisinde neşe farketmez ki, AŞK ın çeşitli halleri var işte...
yetmiyor arkadaşlar
Ayakları onu otomatik olarak sahilin sonundaki duvarın ardına, ağacın altındaki kimsesiz küçük düzlüğe getirmişti. Eskiden beraber geldikleri, yan yana oturup manzarayı izledikleri küçük düzlüğe... Sakinliği buldukları yere... Artık bulamayacakları yere.
AŞK YA DA VATAN
“Bir yüce sevdadır içimde, adı Türkiye’m,
Kalbime nakşolmuş asla vazgeçemem,
Kahrolup, dönmemi bekleme annem,
Kutsalıma el uzatanı yok etmeden gelemem.”
Kurak ve bereketsiz bir araziye, yüzlerce yıl susuz kalmış bir çöle yağmurlar yağdı. Toprak, suya doydu. Tam o anda bir ormanda birden boy attı adını bilmediğim bitkiler, filizlenip üstündeki taşı toprağı attı bir tohum. Günışığına kavuştu. Bir karaağacın dalları uzadı göğe. Gölge oldu, karıncalara ve yoldan geçenlere. Galaksideki
Bir ara Selim tüm cesaretini topladı ve Filizin gözlerinin içine baktı. Filiz, Selimin kendine baktığını fark etmişti. Başını kaldırdı bir an baktı ve gözlerini kaçırdı. Selimin zaten az olan cesareti iyiden iyiye kırıldı. Filiz gitmek için ayağa kalktı. Selim peşinden yolcu etmek için gitti. Tam kapıdan çıkarken Filiz
Aldatmak kendini kandırmaktır aslında. Kendimizi aldatırız her başka tene deydiğimizde. Aşk değil aşkın reddidir aldatmak. Ve büyük bir kandırmacadır karşımızda ki için. Yakalanmayacağımızı sanırken aptal durumuna düşmektir aldatmak. Aldaymak aldanmaktır aslında.
Banyo'dan çıkar çıkmaz, üzerini giyinip hemen aşağıya iner..'Anne ben dışarı çıkıyorum..', der..'Nereye böyle acele, acele..'/'Geleceğim..'/Hızla evden aşağıya inerek bahçe kapısından gölün bulunduğu istikamete doğru koşmaya başlar../