Tip Tip Tipsizler
Biz de, 6.Filo Defol! diye sloganlar atarak, Amerikalı askerleri denize döken üniversiteli abilerimiz gibi bir eylem düzenlemiştik işte: İŞÇİ MEMUR ELELE, GENEL GREVDE!
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Biz de, 6.Filo Defol! diye sloganlar atarak, Amerikalı askerleri denize döken üniversiteli abilerimiz gibi bir eylem düzenlemiştik işte: İŞÇİ MEMUR ELELE, GENEL GREVDE!
Sırtlan gruplarının dışladığı, aralarında barındırmadığı Zobo adındaki sırtlan bir şehrin çok yakınlarına gelmişti. Çayırın ortasında toparlak bir şey dikkatini çekti. Bu neydi? Zobo, onu kokladı. Burnuyla ittirdi. Yuvarlanıyordu. Biraz daha, biraz daha derken, o yuvarlandıkça, Zobo zevk aldıkça, oyun sürdü. Daha sonra oyunu bıraktı. Yorulmuştu. Çimenlere yattı. Uyuyakaldı.
YZ
Her sene yılbaşlarında hindiler, tavuklar kesiliyor. Bu hindiler, tavuklar hayvan değil mi? İspanyada matadorların katlettiği boğalar ve kafası çekiçlerle patlatılarak avlanan fok balıkları, Çinde kesilen köpekler hayvan değil mi?
İnsanlık tarihi boyunca hemen bütün dinlerde kurban uygulaması mevcut olmuştur. Aralarında biraz farklılıklar bulunmaktadır ama yine de
Peyami Safa
O sessiz çizdi, ben sessiz yazdım.
Babam, her sabah pırıl pırıl tıraşını olur, öyle çıkardı evden; bir kere bile kirli sakalla golaştığını görmedim onun.
Bir kanguru varmış. Kesesinde yavrusunu taşırmış. Zamanla yavru büyümüş, keseye zor sığar olmuş. Ayrılık vakti gelmiş, çatmış.
Anne kanguru: " Benim güzel yavrum, artık büyüdün, kocaman oldun. Ayrılacağız, sen yoluna ben yoluma. "
Bunun üzerine yavru kanguru: " Anne, ne olur beni bırakma. Ben
Bir hırsızın gözyaşları dökerek, isyan ederek anlattığı bir olaydırVaroşların en sefil mahallerinde işe çıktığı o günü anlatıyordu. Bir gün öğle saatlerinde bir eve girmişti. Bir ev ne kadar eski o kadar döküntü olsa da oradan hiç umulmayacak ölçüde küçük bir hazinenin çıkma ihtimali hep yüksekti. Yastık altında ki
Akça pakça pirupak kızımız melek oldu/
Vedasıyla gönlümüz lebalep hüzün doldu.
07.03.2017 İbrahim Kilik
NOT: Bu kısa öykü 31 Mayıs 2013'ten çok önce yazılmıştır. Son tümceyi okumayınız.
"Sessiz Çığlık", Anadolu'nun kalbinde yaşayan Numan ve Safiye çiftinin sıcak hikâyesini anlatıyor. Kırşehir'in Ürün Köyü'nde, sevilen ve sayılan Numan Bey ile dört kız annesi, beşinci çocuğuna hamile olan Safiye Hanım'ın mütevazı ama mutlu yaşamları resmediliyor. Köy hayatının içtenliği, aile bağları ve geleneksel Anadolu yaşamının güzelliklerini yansıtan dokunaklı bir
Bir süre açığa doğru serin suları kulaçladım. Güneşin tenimdeki sıcaklığından şimdi eser yoktu. Yorulana kadar yüzdüm. Arada ayak bileklerimden parmak uçlarıma doğru kasılmalar oluyor, sırt üstü uzanıyordum. Böylelikle kramp oluşmasını engelliyordum.
Tanrı veriyor.
Bize niçin vermiyor da, sana veriyor? Bizi başımız kel mi?
Gülerek karşıladı bu sorumu. Sonra, sizin Tanrı başka, bizim Tanrı başka Sizi Tanrı, Allah Sizin Allah babanız cimri, bizim Tanrı cömert
Kafam öyle bir karışmıştı ki, şapşal şapsal baka kalmıştım
Mahir Ünsal Eriş