"Yarınlar, bugünün dünleri gibidir; sadece biraz daha pahalı." - George Bernard Shaw"

Öykü

Natüralist Bir Aşk Hikâyesi II

"...Malta’ya diyerek cevap verdi oğlan. Fevzipaşa’dan Malta’ya varmadan Akdeniz Caddesindeki ışıklarda indi. Yürüyerek Malta çarşısında yiyecek bir şeyler alıp evine gitmeyi düşünüyordu. Tam da düşündüğü gibi yaptı her şeyi. Evine vardı, kapıyı yavaşça açtı. Kapıyı açar açmaz sevimli kedisi Candide hemen kucağına atladı oğlanın. Candide bir İran kedisiydi,

Düşlerin En Güzeli / Yağmur Islaklığında

Dalgaların çarptığı yüreğini toparlıyordu kadın o sonsuz kumsalda… Hüzzam şarkıların nağmesiyle, dilinden dökülen sevda sözleri bağrında yankılanıyordu mehtabın. Gri kayalıklardan kopan rüzgar, kollarını kadının ince beline doladı. Hazanın hüznünü taktı boynuna mercan bir kolye gibi, gözlerini okşadı bakışlarıyla. Gülümsedi arzular, lakin uzaktı ufuklar. Sararıp solsa da hazanı, gül

Zaman İçinde Bir Çamlıca!

Çiçekler karşıladı bizi tepede. Yol kanarlarına, ağaçları çevreleyen tarhlara dikili; rengarenk, hoş kokulu çiçekler... Ve ağaçlar karşıladı; o, çok yukarlardaki dallarıyla güneşe kafa tutan ağaçlar... Yaşamak için, o muhtaç oldukları güneşe, gölgelerine sığınanlar adına kafa tutan ağaçların altındaki küçük iskemlilere oturduk, bir nefes soluklanmak için. Rüzgarın eteğinde kokularıyla

Bir Mesel

"Senin de kalemin kalem olsun, kâğıdın kâğıt... yapmayı bildin mi, ilim senin elindedir. Gösterişten, şatafattan kaçın; hakkından fazlasına göz dikme. Zaman, sana lâyığını verecektir; iyi de olsa, kötü de...”

El Değmemiş Bir Köprü Kurabilmek

Daha fazla kayıtsız kalamazdım içinde bulunduğu duruma,günlerdir tek kelime etmiyordu ve o konuşmadıkça benim canım yanıyordu.Alışmıştım o sesi duymaya,her geceyi sabahlara bağlayan uzun sohbetlerinde hayatı anlatmasına.Ama konuşmuyordu artık;o acısıyla yüzüme dokunduğunda daha da tükeniyordu yarınlarım.

Başa Dön