"Bu saatte hala uyanık olanların ya derdi büyük, ya da ertesi günün derdi hiç bitmeyecek." - Dorothy Parker (kurgusal)"

Öykü

Abdülrezzak Holding (Yedinci Bölüm )

Güldane, konuşmak için ortamın uygun olup olmadığını kontrol etmek için, laf olsun diye, “ Haçca!... İrem!... Hadiyin gızlar, babağıza okkalı bir de çay demleyin bakeyim. ” dedi. Abdülrezzak, “ He vallah!... Çok eyi olur!...” diye destekledi. Güldane, ortaya sofra serildiği için somyanın kenarına sıkıştırılmış yıpranmış sehpayı Abdülrezzak’ ın

Çise ve Sarıkız

Bu öyküyü birkaç edebiyat sitesine asmıştım. Çok beğenilmiş ki, "FORMİSTAN; FORUMSAL.NET ve MAİN BOARD siteler de iznimi almadan bu öyküyü kendi sitelerine koymuşlar. Adımı yazdıkları için sorun yapmadım. Öyküm, bu sitemizde de bulunsun istedim.

Abdülrezzak Holding (Altıncı Bölüm )

Abdülrezzak, içeri adımını attı ve hem oturma odası, hem salon hem de çocukların yatak odası olarak kullanılan odada volta atmaya başladı, ağır ağır!... Aniden durdu ve “ Hele bi’ gelin öğüme.” dedi. Ve sürdürdü konuşmasını: “ Yarından soğna Muhammet, Fatih ve Alpaslan da işe çıkacaklar, haberiğiz ola!... Duymadık!...

Tık Tık; İnsan Orada mı?

Şair, günlük hayatın küçük sorunlarıyla meşgul olan kişiyi eleştiriyor. Rüzgarın bozduğu saç, kırılan topuk, soğuk kahve gibi önemsiz detaylarla öfkelenen biri, dünyanın başka yerlerinde savaşta ölen çocuklardan habersiz yaşıyor. Kontrast çarpıcı: Bir yanda lüks dertler, diğer yanda gerçek trajediler. Şiir, modern toplumun vurdumduymazlığını ve önceliklerimizin çarpıklığını sorgulamamızı sağlıyor.

Vedasız Ayrılıklardan Selamsız Sürgünlere Yolculuk

Mutluluğun kutusuna doldurulup paketlenen yalancı ayrılıklar yeniymiş gibi satılıyordu kırmızı halılı tezgahların üstünde ve halıların üstündeki o kırmızıların bir önceki hatıralardan kalan son emanet olduğunu bilemezdi daha önce bu yolu kullanmayanlar.Oysa ayrılıklar daha çok yaşıyor insanın toprağa sevdasından.Bu yüzden toprağın son emanetini güller taşıyor hemde en kırmızısından...

Kiraz Zamanı

"Nereye?" diye atıldım düşünmeden. Bunu sorarken nereye olduğundan çok, nasıl olup da gitmeyi düşünebildiğini sorar gibiydim.

Başa Dön