Bir Duyu Yitiminin Ardından Bölüm (A)
"Zaman istikamet yemiş askerlere yön vermeyi akıl bile etmiyor artık."
"Yazmak, aslında ölümü aldatmanın en kibar yoludur. Ve evet, ben de bu oyunda iyi bir hilebazım." - Virginia Woolf"
"Yazmak, aslında ölümü aldatmanın en kibar yoludur. Ve evet, ben de bu oyunda iyi bir hilebazım." - Virginia Woolf"
"Zaman istikamet yemiş askerlere yön vermeyi akıl bile etmiyor artık."
Aradan çok uzun yıllar geçti 90 lı yıllarda yazdığım öykümdü. Ama konu hala tazeliğini koruyor.
Tüm Cumartesi Annelerine İthaf Olunur.
bir haykırış olsa rüzgara yazsa adını rüzgar onu fizana götürse.
Edebiyatımızın çok yönlü yazarı Necati Cumalı'nın "Selim'i Anarım" adlı öyküsü beni çok etkilemiştir.
Elini sokup yeleğinin cebinden bir avuç çakıl taşı çıkardı “sana bunları vereceğim , ama … eğer İstanbul beni sorarsa onu görmedim dersin”
Taşları avucuma bıraktı, çantasını sırtlanıp ,ışıldağını söndürdü …
Didem'e kızdım, onun adına içeyim dedim, telefonda nişanı attım! dedi... içmek için daha güzel bahane mi olur..ama çok içmişim.
ya gerçekleri öğrenmek,bu kadar acı vericiyse!
Erken uyanan bir dedenin huzur dolu sabah anı ve torunu Salih ile paylaştığı samimi dakikalar... Deniz manzarasında kahvesini yudumlayıp şükrederken, uykusu kaçan torunun masum sesiyle bölünen yazı vakti. Hayatın en değerli anları bazen bir bardak süt ve bir çocuğun gülümsemesinde saklıdır. Renkli hayallerin arasında, kuşaklar arası sevgi bağının
Neydi suçu onun? Tanrı onu cezalandırmış mıydı?...Kışın soğuğuyla donar,yazın sıcağıyla kavrulurdu. Onu soğuktan koruyacak, sıcakta serinletecek bir dikili ağacı yoktu üzerinde. Utanıyordu kendinden. Karşıdaki yeşil ormanı gördük
Çok bencildi, bu dünyada sadece o vardı, bir de diğerleri, herkes ve herşey onun gözünde aynıydı; ihtiyacı olduğunda kullanabileceği ve işi bitince de fırlatıp atabileceği birer araç, her istediği şey onun olmalıydı, o ise sadece kendisinindi, bir başkasının olamazdı.
Sorun çıkarmak yerine, sorunlardan mutluluk çıkarmak.........