Her Gece Saat 10
Ahşap pervazlı penceremden dışarı doğru süzülen kısık lambamın ışığı , bahçeyi şenlendiren
yaz güllerinin üstünü örtüyordu o gece.
"Bugün 26 Nisan 2026. Ve ben hâlâ 'yarın' kelimesinin edebiyattaki en büyük yalan olduğuna inanıyorum." – Franz Kafka"
"Bugün 26 Nisan 2026. Ve ben hâlâ 'yarın' kelimesinin edebiyattaki en büyük yalan olduğuna inanıyorum." – Franz Kafka"
Ahşap pervazlı penceremden dışarı doğru süzülen kısık lambamın ışığı , bahçeyi şenlendiren
yaz güllerinin üstünü örtüyordu o gece.
Taşkafam bir şeyleri anlamaya görsün, paralardım ortalığı, tüm defteri kitabı yırtar alamazdım hırsımı. “Ben aptal mıyım, niye anlamıyorum?” diye ter ter tepinirdim. Bir tek sen bilirdin beni sakinleştirmenin yolunu...
Minicik geldi bu tam benim kedim dedim hiç belli olmadı somn üç günde sağlıklı bir biçimde vefat etti
küveze koydular vucut ısısı ve bütün dengeleri bir bölümü ya çok yüksek ya çok düşük veteriner kudret bey saat akaşm yedide çağardı sarmışlar bir pakete gittim gömdüm kalamış
İnsan hayatı boyunca peşinden koştuğu mutluluğun aslında ne kadar yakınında olduğunu birgörebilse! Keşke görebilse!..
Mutluluk fark etmektir, etraftaki güzellikleri görebilmek ve hemen her şeyin tadını çıkarabilmektir.
Sanırım onun dışında başka hiç ama hiç kimseyi ,ölene dek ve her sigara yakışımda hatırlamayacağım.
Koşturuyoruz,delicesine.... dur durak beklemeden, hep bir sonraki adımımızın derdinde hayatı nasıl yaşadığımızı bilemeden. ..........Durun bir dakika ve durup düşünün...
Yeni yılla birlikte herkesin düşleri gerçek olsun. Barışın,sağlık ve huzurun, sevginin egemen olduğu bir dünyada NİCE GÜZEL YILLARA…
Yalnızlığım... Yani karanlık boşluğum... Herkesten uzak, kendimden bile... Yaralı ve incitilmiş bir yüreğim, bir de yalnızlığım var. “Başka?” diye sormayın. Başkası yok, başka hiçbir şeyim yok.
...
Zaman yavaş yavaş akmaya devam ediyor, hava kararmaya başladı. Mutfaktan bir tepsi içinde bir kaç dilim ekmek, bir kase çorba ve bir şişe bira getirdim. Nasıl oldu bilmiyorum, çevremdeki her şey birden farklı bir anlam kazandı...
Zaaflarla dolu bir dünyanın girdabında dolanıyorum, nefessiz yürütülüyorum yaşamın köhne kuytu kıyılarında, Ruhum, yaşlanmış, bitkin ve aciz ağır adımların peşine takılmış, maviyle biter adımlarım, gökyüzü mavi, dönüp bakmak istemiyorum çığlığımın kokusu ağır, tarihimin tozlu sayfalarını silmek istememiştim, elim kaydı, sayfalardaki tozun kokusu güzeldi, orda olmak güzeldi, orda olmayan
zamanların kıyısında...düşmemeye çalışarak...
Falih Rıfkı Atay