Uzaklar Ardımdan Ağlarken
İstanbulda soğuk bir mart sabahı, gözlerimde sevdiği herşeyi terketmeyi mutluluk sanan sinsi bir bakış. Gidiyorum ey hayat bağışla beni...
"Bunca zaman sonra hala 'neden' diye soruyorsam, ya ben çok zekiyim ya da dünya çok aptal." - Douglas Adams"
"Bunca zaman sonra hala 'neden' diye soruyorsam, ya ben çok zekiyim ya da dünya çok aptal." - Douglas Adams"
İstanbulda soğuk bir mart sabahı, gözlerimde sevdiği herşeyi terketmeyi mutluluk sanan sinsi bir bakış. Gidiyorum ey hayat bağışla beni...
Sesini duymak iyi geldi dost. İlaç gibidir dostlar birbirine, değil mi? Hiçbir şey yapmadan yalnızca "ne haber" dediklerinde bile...
Hayat, her şeyden önemlisi hayatı, başkalarının hayatını olumlu yönde etkilemek için kullanmayı seçmektir
Bütün inanç sistemlerinde anne babaya saygı ve sevgi esastır.Fakat İslâmiyet’in bu vefakâr ve cefakâr ikiliye verdiği önem öteki inanç sistemlerinin çok üstündedir. “Cennet anaların ayakları altındadır” hadis-i şerifi bunu açıkça göste
Uyumasam olur muydu bu gece, bir sokak lambası gibi çöksem koynuna gecenin sabah olur muydu? Yorgun argın ve bezgin âlemin düşlerine deli bir nehir gibi dökülsem olur muydu? Uykularına bir hırsız gibi sızsam ayva sarı nar kırmızı olur muydu? Gecenin koynuna bir yılan gibi sokulsam, acep mevsim bahar
Atalarımız: “Aklı beşer nisyan ile malûldür” demişlerdir.Yani insan aklı unutmaya meyillidir;insan çabuk unutur. Bazen kendimizi hayatın akışına öyle bir kaptırırız ki unutmamak ne mümkün!...
Eskiden yapılan hatalar tekrarlanmayacak,bağışlanamayan hatırlanmayacak,unutulası isimler anılmayacak...
Rayder Windham tarafından yazılıp Cem Demirkan tarafından çevirilen Star Wars: Darth Vader Yükselişi ve Düşüşü isimli kitaptan bir bölüm...
Tavşan moku gibi yaşıyorsun sen kardeşim. Ne kokuyor, nede bulaşıyorsun. Kendini cam bir fanusa kapatmışsın. Sonra temiz hava gelmiyor diye şikâyet ediyorsun. Yalnızlık bu kadar kara, kirli ve çirkin bir şey değildir.
''Karşılaşılan zorluk ne kadar büyükse, üstesinden gelmek de o kadar gurur vericidir.''
(Epiktetos)
Kendimle sohbet etmemiştim uzun zamandır. Sorular sormamıştım. Peki bu soruların cevaplarını biliyor muydum ben? Ya da cevapları var mıydı?
ilk defa yazdığım kalem çiçek oldu,yazılan narin bir yaprak...
sen küçük gözlerle bakılan büyük bakışlar...
sen koca bir gülüş...
Gözyaşıdır geçer deyip geçmeyin! kalbimize saplanan oklardan fışkıran tuzlu sulardır onlar... Gözyaşsız hayat dileğiyle.
Daha sonra bu hoş sesli genci unutmaya çabalayarak , sıkıntının ortasında gelen bu tesadüfe anlamlar yüklemek isteyerek ve fakat şu yaşadığı yıllar boyunca asla bu tarz sevimli tesadüflerin kendisine çatmadığını hatırlayarak işine devam etmiş.
Deniz ve insanın ilişkisinin destanı iki günce bırakır arkasında Willis. Sayısız şiir, denize dair. Belki de en önemlisi, kendi deyimiyle insanoğlunun sınırlarını keşfetmeye çıktığı yolculukta aynı Heyerdahl gibi sınırların olmadığını haykırır. Yeteri kadar istek ve inançla yapılmayacak şey yoktur.
Tautai O Le Vasa Laolao, El Viejo
“ Geleceğinizi berbat etmemesi için, konuşmanızı bir parça düzeltin.” Shakespeare
Öncelikle sadece size ait bir zaman dilimi, bir huzur molasından geliyorsunuzdur. Kulaklarınızda sessizliğin olağanüstü melodisi, yerçekimsiz bir ortamda, ağırlıksız ve uçarcasına bir yolculuktan henüz dönmüşsünüzdür. Bu da yetmiyormuş gibi hepsi birer pandomim ustası sualtı canlılarının eşsiz harmonisi ve gösterisi size yaşam kelimesinin anlamını bir kez daha haykırmıştır, acımasızca.
Aşkının fahişeliğini dudaklarını kanatarak durdurmaya çalışıyor. İsanın dikenli tacını dudaklarına takıyor. Dudakları özlem dolu alevlerle çevrili.