"Kendi mezarını kazmak için en iyi kürek, 'Ben zaten biliyorum' demektir." - Terry Pratchett (kurgusal)"

Deneme > Yaşam

nötr

Bazen

Bazen kızarsın, bazen off dersin, bazen de hırlarsın. Ama o bazenler hiç yokmuş gibi deli gibi seversin.

karamsar

Çaresizlik

Çaresiz insan, yapacak hiçbir şeyi olmayan insandır. Bir çarşamba gecesi sokakta oturup bağıran sarhoştur mesela. Düşünceleri fazla gelmektedir. O nedenle durdurmak ister beynini uyuşturarak.

umutlu

Amaç Savaşçısı

Amaç savaşçısı yuvasına azığını güvenli bir şekilde yerleştirirken benim de yüreğime ruhuma bir umut ve yaşamdaki zorluklara karşı bir güç yüklediğinin farkında mıydı acaba?

nostaljik

Renkli, Keçeli Kalemlerim

Şekil şekil bulutlar vardı sarı gökyüzünde. Lolipoplar pembe çimlerin arasından uzanırdı.Ağaçlarda her çeşit şeker yetişirdi ve süt kokardı nehirler. Pürüzsüzdü. Hevesliydi. Neşeliydi. Rengarenkti.

olumsuz

Poyraz,yağmur ve Sonbahar

Bu havada şemsiyesiz mi çıktın?
-Şemsiyesiz çıkmadım, şemsiyeyi kaldırıp attım.
-Niye attın, aklını mı kaçırdın?
-Rüzgâr aldı şemsiyeyi ters çevirdi. Bütün tellerini kırdı. Baktım düzelecek gibi değil.
Kızdım, kaldırıp attım işte.

üzgün

Şimdi Dul Bir Kadındır Hayat…

Akşam yavaşça iniyor, öksüz bir çocuk gibi sokaklar, telaşsız insanlar. Ay doğmayacak biliyorum, annem ölmüş, ağaçlar neyi bekler, kuşlar şarkısız ay doğmayacak, nefesim tükenmiş, dudaklarım mühürlü, gözlerim ıslak…

olumsuz

Arkadaşım Seri Katil

Kulenin kapısı günde bir kez benim için özel kurulan bir tim tarafından açılırdı, anlıyor musun? Benim yaşadığımı gördüklerinde ilk mırıldandıkları da bu gebermemiş mi hâlâ olurdu. Önüme bir parça küflenmiş ekmek ve insafları tutarsa kokuşmuş bir parça peynir veya domuz yağı falan atarlardı. Sanki köpeğin önüne atarmışsın gibi.

düşündürücü

Yine, Yeni, Yeni'den

Eskiden yapılan hatalar tekrarlanmayacak,bağışlanamayan hatırlanmayacak,unutulası isimler anılmayacak...

Zeuskız; Az Orta İyi Pişmiş

Zaman ve ölüm algımızı sorgulayan, felaket filmlerindeki paradoksal duygularımızı irdeleyen düşündürücü bir metin. İstatistiklerin soğukluğu karşısında bireysel hikâyelere duyduğumuz empatiyi, kitlesel ölümlere karşı geliştirdiğimiz duyarsızlığı ve "bana olmaz" yanılgısını eleştirel bir bakışla ele alıyor. İnsanın kendine ve dünyaya bakışındaki çelişkileri ustaca özetliyor.

üzgün

Kent Parçaları

Sokaklar, caddeler, evler, çocuklar ve ıslak yavru kediler. Savunmasızlığına, terk edilmişliğine, acınası hallerine ve soğuk kaldırım taşlarına bakmalıyım kentin, ilk kez görüyormuşçasına. Yaralarına dokunmalıyım tek tek, keşfetmeliyim. Parçalara yüzümü sürmeliyim, karışmalı gözyaşlarımız.

üzgün

Kulelerin Dışında

Sesini duymak iyi geldi dost. İlaç gibidir dostlar birbirine, değil mi? Hiçbir şey yapmadan yalnızca "ne haber" dediklerinde bile...

olumsuz

Adresi Belli Olmayan Mektuplar (8) (Denge Takıntısından... )

Teraziyim diye mi dengeye takığım bilmem ama oldum olası dengede tutmaya çalışmışımdır hep kendimi. Nasıl takmayayım ki, herşeyin görevine uyarak çalışabilmesi, yaşaması, varolabilmesi için hayatın her anında denge önemli. Gece ve gündüz ile mevsimler bile dengede olmasa en basiti hayatın ritmi nasıl şaşardı düşünebiliyor musunuz? Hatta kıyamet beklentisi

KİTAP İZLERİ

Masumiyet Müzesi

Orhan Pamuk

Hatıraların Varlığa Dönüştüğü Yer: Masumiyet Müzesi "Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum." Orhan Pamuk'un 2006'da Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanmasının ardından yayımladığı ilk büyük romanı olan Masumiyet
İncelemeyi Oku
Başa Dön