Toparlıyorum Eşyalarımı..!
Sevmek..Ayrılmak..Unutamamak..Özlemek..Anlaşılamamak..Alışmak..Hayat
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Sevmek..Ayrılmak..Unutamamak..Özlemek..Anlaşılamamak..Alışmak..Hayat
Bu havada şemsiyesiz mi çıktın?
-Şemsiyesiz çıkmadım, şemsiyeyi kaldırıp attım.
-Niye attın, aklını mı kaçırdın?
-Rüzgâr aldı şemsiyeyi ters çevirdi. Bütün tellerini kırdı. Baktım düzelecek gibi değil.
Kızdım, kaldırıp attım işte.
Hiç bir tartışma kazanılamaz deniyorsa, bu ne derece doğru olabilir ? Karşılıklı haklar gözetilerek, varılmak istenen sonuca odaklanıldı ise tartışma gerekli de olabiliyor. Bir ego tatmini ya da gururun ortaya serilmesinden ziyade, ortak bir yol bulunması için.
Birbirini yiyen ve bunu bir gereklilik bir göze girme
Sahi başlık bir masal giriş cümlesiydi değil mi? Binlerce yıldır, milyonlarca kez tekrarlanan ve her defasında ilgiyle ,zevkle dinlenilen masalların girizgâhı.
İstikrar, statükoyla karıştırılmamalıdır. Statüko mevcut olanın korunmaya çalışılmasıdır ki, sürtünmenin olduğu bir fizikte böyle bir durum mümkün değildir. Ya yükselirsiniz, ya alçalırsınız. Yerini korumak diye bir şey bizim dünyamızda yoktur.
Hani biri gelecekmiş gibi, o pencereden bu pencereye telaş içinde koşuşturmalar içindedir insan Gözleri, aşağıdaki yokuşu arşınlar sürekli. İstem dışı bir tike uğramış gibi ayakları koşuşturup durur devasa evin kendisine dar gelen odalarında. Kulaklar kapıya dayanmış, bir tık sesinin yoğun özlemindedir. Saniyeler zamanı örerken, hep aynı kelime desenlenir
Bu iki düşünce arasındaki fark, sadece iki düşünce arasındaki fark, kendi evinizde birkaç yıl daha erken ya da birkaç yıl daha geç oturmanızı sağlayabilir.
Çoğunluğa uyduğumuz zaman, bizde görevimizi yapmanın rahatlığı içerisine gireriz. Çünkü çevre tarafından onaylanırız, çevre ne der korkusu ortadan kalkmıştır artık. İnanmadığımız, içimizden gelmediği halde, sırf etraf ne der korkusuyla yaşamımızı sürdürüyorsak, kişiliğimizden, özgürlüğümüzden bahsetmek ne derece doğru olabilir.
Neyse… Öyykkk görüntülü pijamalarım ile geçtim oğlumun karşısına, Anne!!!!!
Aaaa… Bak, bir de bu çantayı aldım kuzucuğum, yalnızca beş liraya…
Anne!... Torun mu istiyorsun, onu söyle!...
Hani geçenlerde de almıştın ya ayaklarım ağrıyor diye anneanne-babaanne ayakkabısı! (Ortopedik demek istiyor)!...
Bir
Bu bir ödev yazısıdır.
Konu: Hoca tarafından verilen türküye uygun bir hikaye yazılacak.
sessiz ve derin bi haykırış, ağlarken sakız çiğnemek göz yaşının dudağa teması ve sonrasında sakızda hafif tuzlanma.
sakin daha sakin daha huzurlu ama derin bir nefes öncesinde, elindeki sigarayı kül tablasına bırakıp.
Kimi zaman umarsız çığlıklar doluşur yüreğime. Kanatırcasına çıkmaya çalışırlar. Susarlar; haykırırlar; bir kasırga misali sarıp yağmalarlar...
Eğer bir gün sende beni susturmaya kalkışırsan.................