Çöken Neydi?
Hava bulutlu ve bir türlü dağılmıyorsa, o zaman rüzgâr biz olmalıyız. Güneş de yüreğimizden doğmalı.
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Hava bulutlu ve bir türlü dağılmıyorsa, o zaman rüzgâr biz olmalıyız. Güneş de yüreğimizden doğmalı.
Neden konusunda bugün biraz zihin jimnastiği yapalım istedim.Neden sizce yapılan bir yanlışlığın ihanetin karşılığında Neden yaptın diye sorulan mıdır, yoksa bir kötü olayın zulmün sonucunu değiştirmek için, atılan adım veya bunu bertaraf etmek için bir vasıta yani araç mıdır? Yoksa Neden sebep illet olan bir hastalıktan dolayı söylenen
Sahipsiz bir sürü dert matemini bekliyor. Beklesin.../
Garip huylu bir tümördür bu hayat, bu hayat yaslarla dolu beyin kıvrımları ve yaşlarla dolu bir bardaktır, ince belli bir bardaktır bu hayat. Sanki başka bir hayat varmış gibi; inadına bu hayat.../
Mutlu bir kağıt parçası gibidir
Cehaleti besleyip büyüten insan. Kinlenen, kibirlenen, intikam alan, ezen, aşağılayan insan. Özünü unutan, geçmişini reddeden, geleceğini satın almaya kalkışan, insan. Ölüme rağmen.
Nezafet(paklık, arılık, temizlik), doğal temizlik anlamı taşır ve bütün varlığı kuşatıcı ontolojik bir olguyu temsil eder. Bu kelime, maddi çağrışımlar ile birlikte esasen maneviyatımızla da ilgilidir.
Yaşadığınız herşey içinde siz zaten varsınız.İstesenizde istemesenizde.
Nazım Hikmet, Abidin Dino'dan mutluluğun resmini istediği gibi, benden de mutsuzluğun resmini isteseydi şayet resimden sıfır derece anlayan ben eminim o kadına ve adama bakarak "mutsuzluğun resmi" diye bir resim çizebilirdim...
Yıkılan umutların tekrar yeşeriyor, her şey güzel olacak diyorum her şey içimden...
Zaman, her şeyin ilacı olan zaman, türlü bahanelerle ızdırapları çoğaltan zaman, acıttığı kadarda acıyı dindiren zaman bence en büyük günahkar sensin şuan...
Kuşlar, hilkatin incileri. Onlar, gökyüzünde süzülürken de dallarda cıvıl cıvıl öterken de. Sükut ederken de güzel. Her kuş, bir kavrama remiz olsa da biz Süleyman değiliz ne fayda. Ancak; onların adları etrafında efsaneler düzer, türküler yakar; anlatır, söyler , dinleriz. Onlar da dile gelir sevinçlerimiz, enînlerimiz.
Evren de seslerimiz yankılanıyor ve bizi buluyor aslında.. kötü
düşüncelerimiz, isyanlarımız, beddualarımız hep bize dönüyor..
21-24 nisan 2011 tarihleri arasında, şehir merkezindeki havuzlu çarşı bitişiğindeki ara sokaktan girilerek ulaşılan ve halk arasında da artık “sanat sokağı “ diye anılmakta olan meydanda ; iskenderun kültür ve sanat şenliğini, iki dernek ortaklaşa bir şekilde gerçekleştirdik.
Biraz da birbirimize olan dualarımız ile ayakta duruyoruz. Çocuğunuza, eşinize, ana babanıza illa ki dua ediyorsunuz zaman zaman, şunu da deneyin çok sevdiğiniz bir arkadaşınıza ya da uzun zamandır görmediğiniz uzak bir akrabanıza veya tanıdığınız ve zamanında size kötülüğü dokunmuş bir adama iyi olması için dua edin. ''Dua
Bir babanın evlatlarına yazdığı içten mektuptan alınan bu parça, çocuklarının hayatına dokunan derin bir sevgi hikâyesini anlatıyor. Zaman hızla geçerken, onları ilk kucağına aldığı anlardan bugüne uzanan yolculukta, babalığın insanı nasıl dönüştürdüğünü, korkuların ve zorlukların içinde bile evlat sevgisinin nasıl güç kaynağı olduğunu samimi duygularla ifade ediyor.