"Yazmak, bir hayaletle satranç oynamak gibidir. Bazen kazanırsın, ama asla gerçekten yenemezsin." - Stephen King"

Deneme > Yaşam

olumlu

İskenderun Kültür Sanat Şenliği Sonuç Bildirgesi

21-24 nisan 2011 tarihleri arasında, şehir merkezindeki havuzlu çarşı bitişiğindeki ara sokaktan girilerek ulaşılan ve halk arasında da artık “sanat sokağı “ diye anılmakta olan meydanda ; iskenderun kültür ve sanat şenliğini, iki dernek ortaklaşa bir şekilde gerçekleştirdik.

olumlu

Hayat Bir Yardımlaşmadır Aslında

Biraz da birbirimize olan dualarımız ile ayakta duruyoruz. Çocuğunuza, eşinize, ana babanıza illa ki dua ediyorsunuz zaman zaman, şunu da deneyin çok sevdiğiniz bir arkadaşınıza ya da uzun zamandır görmediğiniz uzak bir akrabanıza veya tanıdığınız ve zamanında size kötülüğü dokunmuş bir adama iyi olması için dua edin. ''Dua

Size Kalan satırlar

Bir babanın evlatlarına yazdığı içten mektuptan alınan bu parça, çocuklarının hayatına dokunan derin bir sevgi hikâyesini anlatıyor. Zaman hızla geçerken, onları ilk kucağına aldığı anlardan bugüne uzanan yolculukta, babalığın insanı nasıl dönüştürdüğünü, korkuların ve zorlukların içinde bile evlat sevgisinin nasıl güç kaynağı olduğunu samimi duygularla ifade ediyor.

Değişim ve Dönüşüm: Eleştiriye Açık Olmanın İnsan Gelişimindeki Rolü

Bu metin, insan gelişiminin doğal ve gerekli bir süreç olduğunu vurgulayarak "7'sinde neyse 70'inde de aynı olmak" anlayışını sorguluyor. İnsanın bedensel, zihinsel ve ruhsal dönüşümünün kendiliğinden gerçekleşmediğini, bilinçli çaba gerektirdiğini anlatıyor. Yaşanan deneyimlerden ders çıkarmanın ve sürekli gelişmenin, anlamlı bir hayat için vazgeçilmez olduğunu düşündürücü bir dille ifade

olumlu

Sesler

Ses, fiziki bir olaydır. Titreşimle oluşur ve bu titreşimi enerjiye dönüştürür.
Ses, çeşitli frekansta dalgalar ile havada yol alırken ayrı ayrı frekansta insan kulağına gelir; bazen hoş, bazen nahoş!

karamsar

Her Beyazlık Aynı Değildir.

Yağmurların derelerle birlik olduğu zamanlarda, toprak yüreğinden kopan her parçasını sulara kaptırır. Toprak sele dayanamaz, çünkü su sinsice yüreğine işler. Bilmez ki, suyun kirlendiği vakitlerde, saflığını da yitirir.

olumsuz

Yavan Muhabbetler 1

Hacı Ragıp’ın bahçe duvarından kocaman ağacın dallarının yarısı sokağa sarkardı. O her zaman evin alt katındaki küçücük odada yaşar, pencerenin demir parmaklığı arasından sürekli sokağı gözetlerdi. Dünya ile fazla derdi yoktu. Ama çocuklar eriğin dallarına uzanmayacaktı. Onun tabiriyle “ sokağın piçleri.” Hiç rahat durmazlar dı ki…

olumsuz

Hayatın Alt Üst Katmanında Yaşamak

Yaşadığımız bu dünya üzerinde hayat bize sürprizleri sunmak için hazır iken, bizler bunun farkına varmadan, hayatın sunacağını beklemeden, başka yollardan kişilerden hemen bulmak için hayatın yönünü kendimize göre değil, ters yöne çevirerek hayatı kendimizden uzaklaştırarak sürprizleri kaçırarak, başkalarından beklediğimizde gerçekleşmeyerek hayal kırıklığı içinde yolumuza devam ediyoruz.

olumlu

Tok Karnına

Hiçbir güç, büyümeyi önlemeyi mümkün kılamaz ve büyüyen yalnızlıklarımızı Zira, büyüdükçe yalnızlaşıyor insan. Kendine dönüyor, aynaya bakmaksızın kendini görmeye yöneliyor. Yoğun bir arayış bu. Yaratıldığı çamuru, yaşamanın gerçeğini arama senfonisi. Ademe ulaşmak istercesine zorluyor insan kendini, bunalıyor, gerginleşiyor, asabileşiyor.

nötr

'An'

An gelir elde bir çiçek.
An gelir bir keleş.
An olur eller tanrıya yakarır.
An olur dilenir.

olumsuz

Susuz Gözler, Kurak Yüzler

Dudakların kuruluğunu anlarım; susuz kalınca dudaklar kurur ve zamanla çatlamaya başlar. Buna kim ne diyebilir veya kim bir şey söyleyebilir? Terlemeyen alınları da anlamak mümkün; böyleleri de asla yorulmaya gelmez. Çünkü cılızdır bedenleri, güçsüzdür bünyeleri. Belki alınlar kirlenir, cer akıtmaz. Bununla beraber damlaların alıp dışarı attığı lekeler kalır

iyimser

Zeus'un Kızı; Ütopya

Sorgulamak adına, yapabileceğiniz her şey, aslında, ütopyanızı gerçekleştirebilmeniz için, bir basamaktır. Yaşamak, öylesine geçiştirilemeyecek kadar, ince bir sanattır.

olumlu

Gerçek Bir Derinlik

Derin bir sonsuzluk rüzgarı, müziğin solgun tınılarına dokundu.. Söylediğin şarkı, kalbindeki hüzne yeni bir ayna tuttu..
Bu, gerçeğin elle tutulur ve birbirinden ayrılamaz parçalarının değişmez armonisiydi aslında..
Şekil değiştiremez ve yaşamın ılık rüzgarlarında kaybolamaz bir gerçeklikti. Göğün ve yerin birbirinden ayrıldığı nokta kadar görünmez,

olumsuz

Edepsiz, Saygısız Yaşa (T) Mak

"Elbiseler güzelliğin çoğunu örten ama güzel olmayanı saklayamayandır. Kıyafetler, mahremiyet özgürlüğüdür ama aynı zamanda bir prangadır. Çünkü edep, saf olmayanların gözlerine karşı bir kalkandır. Saf olmayan kalmadığında edep bir zihin kirlenmesinden başka bir şey değildir. Asıl elbise ‘hâyâ’dır" - Halil Cibran(Ermiş)

Sabahın Köründe

Bu metin, sabahın erken saatlerinin aslında günün en samimi ve dürüst anları olduğunu anlatıyor. Henüz dünyanın gürültüsünden uzak, insanın kendisiyle baş başa kaldığı bu zaman diliminde, çıplak bir "şimdi" ile yüzleşmek zorunda kalırız. Çoğumuzun kaçtığı bu anlar, aslında hayatın en net konuştuğu zamanlardır - biz duymaya cesaret edemesek

üzgün

Resim Altı - Çay -

Düşündü. Bir ocakta fokurdayan demliğe baktı, bir de az ileride ağzına kadar dolu bekleyen çöp tenekesine. ‘Altı üstü bir bardak çay değil mi?’ dedi içinden el arabasını özenle park ettikten sonra oturdu kaldırımdaki tahta iskemlelerden birine....

karamsar

Yaşamak

Bazıları bu dünyada bulunur, bazıları ise kaybolur. Bazıları yaşar, bazıları ağlar, bazıları ise yazar. Seni yazdım ağaçların her birine. Seni anlata anlata tüm ormanı dolaştım. Eğer neler yazdığımı merak edip ormanda dolaşsaydın, kaybolurdun. Sonra beni saçına dağ çiçeklerini takmak için bekler bulurdun. Oysa sen yaşamayı değil, orada burada

olumlu

İzedebiyat Çökmesin!

Çoğumuzun, çok büyük çoğunluğumuzun; kendimizi ifade edebildiği bir mecra, edebî kişiliğimizin önsözü, ruhumuzda kopan edebiyat fırtınalarımızın mukaddimesi oldu İzedebiyat...

olumsuz

Öfkeliyim, Ayarsızım

Artık karar verdim. Mütevazı olmak erdem değil bir hastalıktır. Kendimi bir değer olarak sunmayı, ben de herkes kadar özel biriyim demeyi bir türlü beceremedim. Özgüvenim eksik belki de, hatta aşağılık kompleksinden ölüp geberiyor da olabilirim. Koca bir ömrü tüketip bitirdim ama ben de rüzgâra karşı kırk metre işeyebiliyorum

Başa Dön