"Yarım kalmış bir romanı bitirmek için kahveye değil, intikama ihtiyaç vardır." – Virginia Woolf (kurgusal)"

Karanlığın Orta Yerinde Bağdaş Kurmuşum...

dara düştüm sanmayın , çarmıhı da bilirim / hele dönsün bu devran , belki yine gelirim..."

yazı resim

Üstüme çöküyorlar dostum , kirli elleriyle.Yüzlerini bile görmediğim adamlarca hırpalanıyor ömrüm...

Direnmekteyim...

Yazdıklarımla hüküm giydiriyorlar bazen ve bazen söylediklerim infazıma ferman...

Karanlığın orta yerinde bağdaş kurmuşum...

Sen ise susmaktasın , bakışlarını sarmışsın ömrüme / seyre dalmışsın...
Gözlerinin âmâ olmuş yanlarını çek gözlerimden...

Bir hoyrat zaman kuşatmasındayım , bir yerlerdeyim ama nerde ? Kurgulanmış bütün cümleler kırılmakta artık... Ellerim ayaza kesmiş / titremekte....

Ve koşmaktayım ve ciğerlerimi patlatırcasını solumaktayım geceyi...

Omuz vermekten ırak omuzların , el vermekten ziyade el çekmektesin.Bir köşe başındasın , benim uğramadığım , izlemektesin...

Öyle oturduğun yerden birşeyi yorumlamak ,sorgulamak , yargılamak ne kadar kolay değil mi ? Kendi yörüngende bir pencere oluşturup , tek taralı bakınmalar ile ’ işte bak bu böyle ’ demek.Çok maske gördüm bu yaşıma kadar ve çok yüz ile tanış oldum.

Bundandır ki ’ maskeler sırıtkan / yüzler mağdur ’ diye bağırışım...

"Dara düştüm sanmayın , çarmıhı da bilirim / hele dönsün bu devran , belki yine gelirim..."

İmdat Özcan
11.03.2010

KİTAP İZLERİ

Gözyaşı Konağı

Şebnem İşigüzel

Osmanlı Sürgününde Modern Bir Kadının Sesi Şebnem İşigüzel, Gözyaşı Konağı’nda, 19. yüzyıl Osmanlısının boğucu atmosferini, ataerkil bir ailenin baskısıyla Büyükada'ya sürgün edilen genç bir kadının
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön