Hayırseverler Nerede
Beni gündelik yaşamda üzen bir olay üzerine yazdığım denemedir. İnsan olmanın gerekliliği duyarlılık olmalıdır.
"Kütüphane, sonsuzluğun küçük bir modelidir. — Jorge Luis Borges"
"Kütüphane, sonsuzluğun küçük bir modelidir. — Jorge Luis Borges"
Beni gündelik yaşamda üzen bir olay üzerine yazdığım denemedir. İnsan olmanın gerekliliği duyarlılık olmalıdır.
Başbakan Erdoğan'ın -her anneye üç çocuk- önerisi üzerine düşüncelerim
Gazze'deki çatışmalar ve ateşkes süreci hakkında eleştirel bir yazı. Netanyahu'nun insanlık dışı tutumu, Trump'ın ikiyüzlülüğü ve İsrail'in güvenilmezliği vurgulanırken, Filistinlilerin evlerine dönme umutları ve yaşadıkları belirsizlik çarpıcı bir dille anlatılıyor. Yazar, uluslararası anlaşmaların samimiyetini sorgulayarak Ortadoğu'daki siyasi ikiyüzlülüğü gözler önüne seriyor.
Gece yorgun, devrildi üstüme. Devrik tümcelerim geldi peşi sıra. Devrik tümcelerimle beraber ben de devrildim sessizce. Şimdi sen de bunu yalnızca oku ve düşün. Sakın ses çıkarma bana. Ben susmayı biliyorsam; artık sen de öğren ve yalnızca işine bak; yapabilirsen…
Bu metin, antik tanrı El'in evrimini ve özel mülkiyet kavramının köleci toplum yapılarıyla olan ilişkisini inceliyor. Yazı, El'in başlangıçta tam bir tanrısal güce sahip olmadığını, zamanla panteonlar ve baskı mekanizmaları geliştirdiğini vurguluyor. Metnin odak noktası, "mülk sahibi" kavramının teslimiyetçi kültürlerin oluşumundaki rolü ve bunun toplumsal yapılar üzerindeki ürkütücü
Esasen bu konu, içi boş sözle değil; ancak göz denen nimetin akıttığı bengisu ile anlatılabilir! Ve yaşadığımız Dünya düzeni, materyalizm, kapitalizm; insanın tüm manevi değerlerini, ananelerini, kalbini ve ruhunu ziru zeber etmiş. Ne kibarlık, ne hassasiyet ve dahi duygulu olmak gibi nitelikler; zamanla deforme olarak yerlerini çıkarcılık, pragmatizm
İnsanlar farklı düşünür, farklı görür. Herkes aynı düşünse, aynı şekilde görse, aynı şeye inansa sen'in ne anlamın kalır ki? Sen, 'o' ya da 'ben' değilsin. Sen, sen'sin. Ben, ben'im. Ben ve sen, biz'iz. Biz Mila Kunis'in gözleri gibiyiz: İkimiz de 'göz'üz, renklerimiz farklı. Birimiz olmadan, diğeri yalnız ve
Kovalamadan ve kaçmadan, gönül çeperlerimizin derinliklerinde, keşfetmemizi bekleyen, ikna yeteneğimiz, teslimiyeti seçeneksiz bırakır.
Bekir Yıldız, 8 Ağustos 1998' de aramızdan ayrıldı. Bir Yıldız daha kaydı.. Ruhu şad olsun...
İlk emri :Oku olan bir dinin mensuplarının dünya ülkeleri içindeki yeri ilk emirle ters düşer, derin derin düşündürür beni.
Mustafa Kemal ATATÜRK ya da Gazi, aslında Büyük Komutan, O’na ne derseniz deyin, O’nu nasıl anarsak analım, şüphesiz olan tek şey; Atamız için söylenecek çok şey olduğu gerçeğidir.
Bunların yanında ben en çok Türk çizgi romanları okur ve onları okuduğum yerde Türklüğümle onur duyardım. En sevdiklerim Tarkan, Karaoğlan, Kara Murat, Tolga, Yüzbaşı Volkan. Genelde tamamına yakını tarihi kahramanlarken sadece Yüzbaşı Volkan günümüzde yaşayan bir kahramandı.
... Türkçe’yi Jülide Gülizar kadar güzel konuşan insanların birer birer azalması dolayısıyla doğmadan ölen biz neyle avunacağız? ... Koskoca bir dili tarihe gömmeye kalkarken gurur mu duyacağız?
Adile teyzenin tatlı kahkahasının yerini ne idüğü belirsiz bir ruh hastası kadının hezeyanları alıyordu..
www.emrullahemin.net
Kırk yılı geçti istanbul'a geleli. Daha yolunu bile öğrenemeyen bu yaşlı kadına yer yok bu koca şehirde... Gideceğim.
Güneşin önünü karanlıkla örttükleri zaman, gözler kapanır ve kölesi olur karanlığın... Gecenin kara çarşafı güneşin önünde dalgalanırken ya canavarlaşacağız ya da kölelerin kölesi olup öleceğiz...
Tümünü ayakta alkışlıyorum; bu işe gönül koyanlarla beraber hepsine yüreğimden kocaman bir teşekkür buketi gönderiyorum.