Hiçbir Şarkı Masum Değildir; Genelde Zalimleri Hatırlatırlar
Hiçbir şarkı masum değildir; genelde zalimleri hatırlatırlar.
"Aşkın ne olduğunu bilmeyenler, 'pi'nin ne olduğunu da bilmezler." - Albert Einstein (kurgusal)"
"Aşkın ne olduğunu bilmeyenler, 'pi'nin ne olduğunu da bilmezler." - Albert Einstein (kurgusal)"
Hiçbir şarkı masum değildir; genelde zalimleri hatırlatırlar.
sevmiyorum… sevmiyorum… sevmiyorum sensiz ne pazarları ne başka zamanları…
\*anlamak istemediğin bu kadar basit bir cümle işte\*
Sen sadece gözlerimi sevdin. Sonra bana bir gözyaşı bile bırakmadan çekip gittin. Söyle sevgili gözlerimden ne istedin. Ne seninleyken ne de sensizken kimseye bakmamışken, şimdi tüm otobüslerin camlarından dışarıyı seyredenlere belki sensindir diye bakar oldum. Öyle bir zamanda terk ettin ki beni her yanım kesiklerle doluyken, tüm bulutlardan
Sabahları dingin bir mavi deniz edasında olurdu gözleri,
Oysa kadının hiç mavi gözlü bir sevgilisi olmamıştı
o güne kadar,
Nasıl huzur bulunurdu, yeni yeni öğreniyordu
derinliklerinde mavilerin...
Gök gürültüsü büyük, yağmuru küçük aşklar yaşattı bana hayat. Her yukarı bakışımda başımı yere eğdim tekrar tekrar. Bütün yağmurlar acı bir tokat gibi vurdu suratıma. Her ne zaman birini bir ağacı sever gibi sevmek istediysem, boyundan daha büyük gölgeler düşürdü berrak sularıma. İşte bu yüzden dostum, bu zamana
Biri olsa hayatımızda, ama öyle biri olsa ki başka kimse olmasa bile hiç yalnız hissetmesek kendimizi. O gittiğinde de sanki hayatımızdan herkes gitmiş, her şeyimizi kaybetmiş gibi hissetsek; yerine kimi, neyi koysak dolduramasak boşluğunu. Ama keşke o hiç gitmese
En yaşayamadıklarımı kat bunların içine
Satır satır uzasın yaşattırdıkların
Yazamadıklarımı yaşat ki
Sevgi denen şey satırlara sığmasın
Biliyor muydun?... Meşeler, çok güçlüdür. Kökleri, toprağın derinlerine iner ve yayılır. Meşenin bu derinliğe doğru dalışını ve çeperlere açılımını aynı esirgemezlikle kucaklar toprak... Ve ağaç, büyük bir güvenle birleşir toprakla. Güven duymadığı peliti, toprak istemez; pelit güven duymazsa, sereserpe veremez kendini toprağa.
Biriciğim herşey sensin ve herşeye sen layıksın. İyiki varsın.
Kimisi inanır kimisi inanmaz ilk görüşte aşka...Her iki görüşe de saygı duymak lazım. Gözlerde başlıyorsa herşey, bakışlar hemen kendini belli eder. Gözbebekleri büyür, bazen ter basar, cümle kurmada zorlanabilir insan, dili damağı birbirine yapışır, belki karşınızdaki insanda aynı durumdadır. Kimi zaman hissedersiniz, kimi zaman hissedemezsiniz bunu...
Uzaktan belli belirsiz duyduğum müziklerin, acı notaları
içimi acıtıyor,
Yokuş yukarı koşmanın sonrası gibi yorgunum
Bir kıyamet koşturmacası, sen beni görmüyorsun, ben seni
arıyorum,
Niye aşık oldum ki sana... Ne güzel hayatımı yaşıyordum... Bencilce... Hesap vermeden... Özgürce...
Kolay olmuyor zamanın geçmesi sensiz
Odada sen yokken kalakaldım nefessiz
Kalp durdu duracak tekliyor nedensiz
İşte o an geliversen öylesine sebepsiz
Aşka âşıktık ikimiz de unuttuk birbirimizi, gözümüz kör
oldu bencillikten, yandık, yakıldık, bir baktık; külliyen yalandık.
Söz vermiştim artık yazsam da yaşamadan yazmayacağımı. Çünkü o öğretmişti yaşamadan yazılanların bir tesiri olmayacağını. Yasemin kokulu odaların gecesinde onun iri gözlerine bakmaktan alamıyordum kendimi. Gah, gözlerimizin ıslak ışıklarını buğusuna kaptırdığımız sıcak çayı ben, bir avuç kuru üzümü o yerken düşünüyorduk.
Şimdi ki çocuklara bakıyorum ve acıyorum, hepsi bilgisayar mağduru, ortaokulu bitirmeden gözlüklerini takıyorlar. O kadar saat bilgisayar başında oturursan, gözde bozulur, Allah muhafaza akıl sağlığıda...Bir makinayı aşırı derecede sevmek, en kısır sevgilerden biri olsa gerek. İletişim yok makina ile insan arasında... Yeri geldi mi bir kedi ile, karınca
Arada gel yanıma, arada bak gözlerime. Gözlerinde hayatı bulayım yine. Sonra yine çeker gidersin nasıl olsa, bu sefer de şiirler tutar beni ayakta.
Aslında her şey özünde kendini sevmekle başlıyor desem, kaçınız benim bu düşüncelerime katılır. Güzel kadınları seviyorsunuz, sevimli çocukları öpüp okşuyorsunuz, yakışıklı erkeklere bayılıyorsunuz. Normal görünüşte olan ya da görünüşü vasatın altında olan insanları da sevebiliyor musunuz? Birini sevmek, onun yüreğine, beynine, benliğine dokunmak değil midir aslında? Daha önceki
Bilmiyorum söylemişmiydim sana, zordur benimle olmak, zordur beni sevip sevgime sahip çıkmak. Gözlerimizin içinde dünyayı bulalım ve birbirimizle yeniden dünyaya gelelim isterim.
Mert Başaran